Reklam
Reklam
sese
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
17 Eylül, 2025 11:08 tarihinde yayınlandı
0

Özçelik-İş Sendikası Yönetimi İskenderun’da Temaslarda Bulundu

Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, beraberindeki Genel Yönetim Kurulu üyeleriyle birlikte İskenderun’da bir dizi ziyaret ve görüşme gerçekleştirdi.

Heyet, ilk olarak, sendikanın yetkili olduğu işyerlerinden İSDEMİR’in yeni Genel Müdürü Ayhan Akın’ı makamında ziyaret etti. Genel Başkan Değirmenci ve beraberindeki Genel Başkan Yardımcıları Bayram Altun, Mustafa Kılıç, Aydın Baysal, Şerafettin Koç ile İskenderun Şube Başkanı Mehmet Güngör, Akın’a yeni görevinde başarılar diledi.

Ziyarette, İSDEMİR’in mevcut durumu, metal sektöründeki gelişmeler ve işyerindeki üyelerin durumu ele alındı. Taraflar, yeni dönemde işçi, işveren ve sendika arasında iş birliği içinde çalışılması konusunda mutabık kaldı. Karşılıklı iyi niyet mesajlarının ve hediye takdiminin ardından görüşme sona erdi.

YÖNETİM KURULU, YOLBULAN EMEKÇİSİNİ ZİYARET ETTİ

Genel Başkan Değirmenci ve Yönetim Kurulu üyeleri, daha sonra Hatay’ın Dörtyol ilçesinde, 453 gündür grevde olan Yolbulan Metal işçilerini fabrika önündeki grev çadırında ziyaret etti.

Sendika yönetimi, “İşçi Sendika Omuz Omuza” ve “Yunus Başkan Nerede Biz Oradayız” sloganlarıyla karşılandı. Yönetim kurulu üyeleri, işçilerle tek tek tokalaşarak grevdeki emekçilere desteklerini yeniledi.

Grev çadırında işçilerle bir süre sohbet eden sendika yönetimi, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“HAK ARAYIŞINDAKİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDAYIZ”

Genel Başkan Değirmenci, burada yaptığı açıklamada, grevin sona erdirilmesi için yapılan tüm olumlu girişimlere rağmen, işveren tarafının sabit tutumu nedeniyle bir sonuca ulaşılamadığını ifade etti. Değirmenci, şunları kaydetti:

“Nereye kadar gidecekse gitsin. İşçi kardeşlerimizin bu güne kadar yanlarında olduk, sonuna kadar yanlarında olacağız. Şeref namus sözü verdik. Tek kişi de kalsa bu çadır buradan kalkmayacak. Hak arayışındaki kardeşlerimizin ödeneklerini arttırdık. Eğitim yardımına başladık. Biz büyük ve güçlü bir aileyiz. Dayanışma içerisinde bu zor günleri de atlatacağız. Ancak şunu herkes bilsin ki, işçinin alın teri ve emeğinin karşılığını hiç kimseye yedirmeyeceğiz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin