Ovacık’ta  Arı Kovanı Dağıtımı Yapıldı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Mart, 2017 14:38 tarihinde yayınlandı
0
1

Ovacık’ta  Arı Kovanı Dağıtımı Yapıldı

 

Modern kovanların arıcılar tarafından tanınması amaçlı, %50’si İl Özel İdaresi tarafından destekli arı kovanlarının  dağıtımı yapıldı.

Ovacık Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü tarafından Ovacık Kaymakamlığı Erdal Aksu Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından üretimi tamamlanan 50 adet polen tuzaklı arısız kovan düzenlenen törenle Arıcılar Birliği üyelerine dağıtıldı.

Erdal Aksu Halk Eğitim Merkezi Atölyesi önünde düzenlenen dağıtım törenine; Ovacık Kaymakamı Mehmet Zahid Doğu, Belediye Başkanı Zafer Küpler, İl Genel Meclisi Üyeleri Muharrem Öter ve Recep Başdağ, İlçe  Jandarma Komutanı Atilla Coşgun, İlçe Emniyet Amiri Habib Çelik, İlçe Gıda,Tarım ve Hayvancılık Müdür Vekili Özcan Değer, İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Ergün, kurum müdürleri, köy muhtarları, üreticiler ve vatandaşlar katıldı.

Ovacık Kaymakamı Mehmet Zahid Doğu yaptığı konuşmada; “Bu kovanların içlerinin bal dolmasını, işlerinizin kolay olmasını diliyorum. Kovanların temininde emeği geçen başta Sayın Valimiz olmak üzere Milletvekillerimiz, İl Genel Meclis Başkanımıza ve Meclis Üyelerine, İl Özel İdaresi Genel Sekreterimize ve Özel İdare çalışanlarına, Tarım Müdürümüze ve personeline teşekkür ediyorum hayırlı olsun” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay