Milletvekili Keskinkılıç: “Cumhurbaşkanımızın son seçiminde onun zafer hanesine Karabük’ü yazmamız lazım” - Karabük Haber Postası
haberfoto 2 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Mart, 2024 13:33 tarihinde yayınlandı
0
0

Milletvekili Keskinkılıç: “Cumhurbaşkanımızın son seçiminde onun zafer hanesine Karabük’ü yazmamız lazım”

AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç, ‘Bu benim son seçimim’ diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, seçim zaferine Karabük’ü eklemek için 31 Mart’ a kadar var güçleri ile gayret etmeleri gerektiğini söyledi.

AK Parti Karabük Milletvekilleri AV. Cem Şahin ve Ali Keskinkılıç ile İl Başkanı Ferhat Salt, Belediye Başkan adayı Özkan Çetinkaya, sandık yönetim kurulu üyeleri ile bir araya geldi.
Yenişehir Gençlik merkezinde gerçekleşen eğitim toplantısının açılışında konuşan AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt, Karabük’te bir değişime ve yeni bir anlayışa ihtiyacı olduğunu söyledi.
Başkan Salt, “Yeni bir yola ve yeni bir bakış açısına ihtiyaç var. O açıdan önümüzde 15 günlük bir süreç kaldı.31 Mart seçimlerine kadar bütün teşkilat kademelerimizde, bütün teşkilat mensuplarımızla bu geride kalan vakti süreyi çok iyi değerlendirip, kapı kapı, hane hane, önce kendi evimizden, kendi komşularınızdan, kendi akrabalarınızdan, yakınlarımızdan başlamak üzere bu halkayı genişleterek, bu çalışmaları hep beraber icra edeceğiz. Bizler 2002’den bugüne kadar Karabük’te hizmet eserler ortaya koyuyoruz. Ama bakıyoruz ki yerel anlamda mahalli idareler anlamında bizler bu ortaya koyduğumuz siyaseti ve bu eser hizmetlerinden ortaya koyduğumuz bu hizmet ziyafetini yerelde yeterince istifade edemediğinizi görüyoruz. Diyoruz ki, Karabük’ün bu yıpranmışlığından, yorgunluğundan geride kaldığı bu süre içerisinde bizim buna bugün artık dur demenin vakti geldiğini söylüyoruz. 31 Mart ’ın bir milat olduğuna inanıyoruz ve bu değişimi gerçekleştirecek kadrolar sizlersiniz” dedi.
“Cumhurbaşkanımızın son seçiminde zafer hanesine Karabük’ü yazmamız lazım”
AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç, Cumhurbaşkanının geçen gün bir açıklama yapıp ‘Bu benim son seçimim’ dediğini hatırlatarak, “ 22 yılda Cumhurbaşkanımızla birlikte birçok seçime katıldınız. 17 seçim onunla beraber mücadele ettiniz. Nelerle karşı karşıya kaldınız? Ne iftiralarla, ne yalanlarla ne baskılarla. Şöyle geriye doğru hatırlayalım. Her seçimi, Allah’ın izniyle sizlerin gayretiyle, başarıyla bitirdik. Ama bugün cumhurbaşkanımızın son seçimine giriyoruz. Cumhurbaşkanımız bu seçimden sonra bir daha kanunen, hukuken aday olamıyor. Son seçim ama son üç seçiminde biz Cumhurbaşkanımıza maalesef Karabük’ü bir türlü hediye edemedik. Bu son seçiminde bir gayret etmemiz gerekiyor. Bütün kırgınlığımızı, dargınlığımızı bırakıp ‘Cumhurbaşkanım, bu son seçiminde sana Karabük’e hediye ediyoruz. Karabük’ü de senin seçim zaferlerinin içine yazıyoruz’ dememiz gerekiyor bence. Bu seçimin en önemlisi bence bu. Cumhurbaşkanımız son seçimde onun zafer hanesine Karabük’ü yazmamız lazım. Bu gerçekten çok önemli. Çünkü karşımızda her türlü siyasi algıyı yapabilecek bir yapı var. Bir sürü yalan yanlış video çekip yayınlıyorlar. Bir algı siyaseti devam ediyor. Bir sosyal medya belediyeciliği devam ediyor. Şimdi akşamları resimler çekiliyor, atılıyor. Işıklandırılmış resimler böyle. 4,5 senedir çalışmayanlar, ortada olmayanlar bir bakıyorsunuz ortaya çıkıp son 30-40 günde bir gayret, bir gayret. Asfaltlara, kaldırımlara, bakmalar, oraları yama yapmalar, oraya direk dikmeler, orayı boyamalar. Arkadaşlar gerçekten bir komedi filmi seyrediyoruz Karabük’te. Böyle bir film yapsalar, bir belediye başkanı olsa, o belediye başkanı çalışmasa çalışmasa son 30 günde böyle hızlanır bir şekilde çalışsa buna güleriz değil mi? Şimdi biz Karabük’te bir komedi filmi yaşıyoruz. Resmen bir komedi filmi.” dedi.
Milletvekili Keskinkılıç, Karabük’ün acilen değişim ve dönüşüme ihtiyacı olduğunu da ifade ederek, “ Türkiye’nin diğer şehirlerinde insanlar nasıl caddelerde, sokaklarda, nasıl evlerde yaşıyorsa siz de o şekilde yaşamaya layıksınız. Arkadaşlar çok ciddi bir tehdit altında Karabük. Kuzey Anadolu fay hattı Karabük’ün hemen üstünden geçiyor. Karabük’ün bina stoku maalesef bir depreme dayanma şansı yok. Karabük’ün 28 mahallesinden 23 mahallesi büyük bir tehdit altında. 2000 yılından sonra yapılan binaların hiçbirinin bu depremden sağ çıkma şansı yok. Ama büyük bir tehdit altındayız. Karabük Belediyesindeki değişim artık vicdani bir değişimdir. 15 yıldır bu kenti değiştirmeyenler, bu kenti dönüştürmeyenler, bu kentteki yorgun bina stoğunu ortadan kaldırmayanlar bu kente en büyük zararı verdiler. Allah korusun başımıza bir iş gelse bütün Karabük göçük altında kalacağız. Mutlaka Karabük’te değişim olmalı. Özkan Çetinkaya başkanımızın inancı, çalışması, ataklığı ve samimiyetiyle tevazusuyla Karabük yeni bir döneme girmeli. Bu artık bir zorunluluktur” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay