Reklam
Reklam
Yusuf Korkmaz Avatarı
Yusuf Korkmaz tarafından
14 Ekim, 2023 14:43 tarihinde yayınlandı
0

Memur-Sen’den Filistin’e Destek

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), Karabük şubesi  Ticaret ve Sanayi Odası Binası önünde, ‘Filistin’e Destek, Siyonizme Lanet’ konulu basın açıklaması yaptı. Memur-Sen Karabük Şube Başkanı Zeki Öz tarafından yapılan basın açıklamasında şu görüşlere yer verildi.  “Bugün Türkiye genelinde Siyonist İsrail’in yaptığı soykırımı lanetlemek, Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu göstermek için alanlardayız.”

Aynı anda Ankara’da büyük bir mitingle Siyonist katliamı lanetliyor, bütün Türkiye’den ses veriyoruz.

‘Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur’ diyerek Siyonizme karşı onurluca direnen kardeşlerimize omuz vermek, kutlu direnişi selamlamak için buradayız. İkiyüzlü suskunluğa karşı insanlık onurunu haykırmak için buradayız. Ve dünyanın tüm iyi insanlarına “zulmün ateşi insanlığı kuşatıyor” uyarısında bulunmak için buradayız. Sözün bittiği yerdeyiz.  İkiyüzlülüklerin zulmü azdırdığı zamandayız. Soykırımcı Siyonistler Filistin’de katliam yaparken,Susanların kıyameti zorladığı zamandayız. Evet, bugün Filistin’de mazlumların kanı üzerine kurulmuş bir rejim var.  O şebekeye kimileri devlet diyor.  Hayır, İsrail bir devlet değildir.  İsrail, emperyalizm tarafından kurulmuş ve desteklenen bir terör örgütüdür. İsrail, bütün dünyaya kötülük yayan, soykırımcı bir organizasyondur.  İşte. B u rejime karşı direnen bir avuç insan,  Bugün, bütün dünyanın onurunu tutmaya çalışan o halk katlediliyor.  İnsanlık nerede? Onur nerede? Bugün Filistin’de can pazarı kurulmuş.  Gazze’de çocuklar ölüyor!  Gazze’de kadınlar ölüyor!  Gazze’de ihtiyarlar ölüyor!  Gazze’de insanlık ölüyor!  Kan üzerine yükselmiş Batı Medeniyeti katille aynı safta… Ey insanlık neredesin? Biz biliyoruz, Filistin’de kardeşlerimiz onurlarıyla şehit oluyor.  Dünyanın kötülüğü ise geride kalanların yakasına yapışıyor.  Şu vahşetin ortasında kan ve irinden beslenen siyonistlerin söylediklerine bakın, nasıl bir kötülükle karşı karşıya olduğumuzu daha iyi anlarsınız. İsrail savunma bakanı çıkıyor, Filistinliler hakkında, ‘onlar insan değil, hayvanlarla savaşıyoruz’ diyor.  Kötülüğün görüntüsü Netanyahu ‘Gazze’yi dümdüz edeceğiz’ diyor.  Sözde sağlık bakanı, ‘hastanelere başvuran Filistinlileri tedavi etmeyeceğiz’ diyor. Hatta ‘hastanede yatan Filistinliler infaz edilebilir’ diyerek kutsal bir mesleği terör aracına dönüştürüyor.  Sözde Cumhurbaşkanları, ‘Elektrik, su, yiyecek verilmeyecek. Ulaştırmaya çalışan araçlar vurulacak’ derken, sözde bir milletvekili, ‘nükleer silah kullanmalıyız’ diyebiliyor.  Her savaşın bir hukuku vardır.  Bütün mahlukatta bir denge vardır.  Fakat bu kandan, irinden beslenen örgüt, vahşetini sınırlayacak hiçbir değere, hukuka sahip değil.  Bakın, insanlıktan çıkmış sözde savunma bakanları ne diyor. ‘Askerler her şeyi yapabilir. Hiçbir yaptığı için sorumlu değiller, yargılanmayacaklar. ABD’li bir senatör ise ‘Bu bir din savaşı. Her yeri bombalamalıyız…” diyerek kötülük rejimine dini bir kılıf geçiriyor.  Gerçekler bunlar . İsrail’e giden ABD dışişleri bakanı, “Ben buraya ABD dışişleri bakanı olarak değil bir Yahudi olarak geldim” diyerek bu din savaşı sözüne de destek vermiş oluyor.  Ve kendisi de bir katliam üzerine kurulmuş ABD ve İngiltere bu kanlı rejime destek olması için uçak gemileri gönderiyor.  Fransa, Almanya başta olmak üzere AB başkentlerinden de soykırıma destek açıklamaları geliyor peş peşe .Kendisi de soykırımlar üzerine kurulmuş Fransa gibi bazı ülkeler Filistin’i destekleyen eylemleri bile yasakladılar. Bütün bu zeminde kim tanır uluslararası hukuku. Kim tanır insanı, insanlığı. Evet  Onun için sözün bittiği yerdeyiz, diyoruz.  Onun için dünyanın iyi insanlarına çağrıda bulunuyoruz.  “Bu zulüm bütün dünyayı saracak!” O uçak gemilerinin bölgeye sadece İsrail’e destek için gelmediğini hepimiz gayet iyi biliyoruz. Bütün hesaplar İsrail’in bölgesel planları ve güvenliği için. Güvenlik güçlerimizin Suriye’deki haklı operasyonlarından rahatsız olmaları da bundan.   Emperyalistlere güçlü bir sesle altını çizerek ifade etmek isteriz ki; “Daha çok rahatsız olacaksınız!” Kirli bir propaganda çarkı altında yaşıyoruz… Kitlesel ölümleri gerçekleştirenler suçsuz, kendini savunanlar suçlu. Kimse başını kuma gömmesin… Bir ekran görüntüsüne kapılıp, kendini kurtaracağını da zannetmesin. Sırtını emperyalistlere dayamış bir terör örgütü aralıksız yetmiş beş-seksen yıldır katliam yapıyor Filistin topraklarında.  Bu gerçekten kaçabilir miyiz? Katil belli iken kimse güce yaslanıp maktulü taşlamasın. Bu köhne dünya yıkılır! Ancak adaletle yoğrulmuş insanlık ayakta kalır.  tarafımız belli: Biz postallarıyla adaleti ezenlerin değil… Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. Biz, Filistin’in haklı davasının yanındayız.. Çünkü biz, insanız. Ve insanlık, adaleti tutup kaldıracak.  Zalimden hesap soracak. Onun için zulümden korkmayacağız.  Onun için bir kere daha haykırıyoruz: İsrail soykırımcı bir terör örgütüdür.  İsrail, -kan ve irinden beslenen bu terör şebekesi- elbette yerle yeksan olacak. Kahrolsun İsrail. Kahrolsun İsrail’i destekleyen emperyalizm. Yaşasın adalet. Yaşasın insanlık, Yaşasın özgür Filistin.” dedi. (Yusuf Korkmaz)

 

VİDEO İÇİN TIKLAYINIZ!

Bizi sosyal medyadan takip edin
5f2c278e d8a8 48ef ba60 2437a5b34adf
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
07 Mayıs, 2026 11:17 tarihinde yayınlandı
0

“Esnafın Ekmeğiyle Oynamayın”

Şoförler Odası Başkanı Cemal Topçu’dan Belediyeye Tepki

Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, Karabük Belediyesi’nin toplu taşıma uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Minibüsçü esnafının yıllardır ağır ekonomik şartlar altında ayakta kalmaya çalıştığını belirten Topçu, belediyenin uygulamalarının esnafı daha da zor durumda bıraktığını savundu.

Düzenlediği basın açıklamasında konuşan Topçu, özellikle pandemi sonrası artan maliyetlerin şoför esnafını büyük bir çıkmaza sürüklediğini ifade ederek, belediyenin toplu taşımada doğrudan işletmeci haline gelmesini eleştirdi.

“BELEDİYE ESNAFIYLA REKABET ETMEMELİ”

Karabük Belediyesi’nin 60 adet dolmuş almasını eleştiren Topçu, belediyenin esnafla rekabet ettiğini öne sürdü. Topçu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Pandemi döneminde artan maliyetler altında ezilen, kontak kapatma noktasına gelen toplu taşıma esnafına el uzatması gereken eski belediye yönetimi; çözüm üretmek yerine esnafın ekmeğine kan doğramıştır. Mevcut duruma çözüm bulmak yerine 60 adet dolmuş alarak belediyeyi bir ‘minibüs işletmesine’ çevirmek, 30 yıllık esnafın rızkına göz dikmektir. Belediye, esnafı yaşatmakla mükelleftir; esnafıyla rekabet edip onu bitirmekle değil.”

“POPÜLİZMİN BEDELİ ESNAFA ÖDETİLEMEZ”

Ücretsiz ulaşım uygulamalarıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Topçu, sosyal belediyeciliğin yükünün yalnızca şoför esnafına bırakıldığını dile getirdi.

Topçu, “Emeklilerimize yönelik ücretsiz ulaşım kararı, esnafın sırtından yapılan bir siyasi şovdur. Sosyal belediyecilik, bir kesime iyilik yaparken başka bir kesimi açlığa mahkûm etmek değildir” dedi.

“MAHKEME KARARI AÇIK VE NETTİR”

Konunun yargıya taşındığını belirten Cemal Topçu, mahkemenin minibüsçü esnafını haklı bulduğunu ifade ederek belediyeye çağrıda bulundu.

Topçu açıklamasında, “Yüce Mahkeme bizleri haklı buldu. Mahkeme kararı açık ve nettir: ‘Siz minibüsçü esnafına zarar veriyorsunuz, bu uygulamadan derhal dönün’ demiştir” sözlerine yer verdi.

BAŞKAN ÇETİNKAYA’YA ÇAĞRI

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’ya da seslenen Topçu, mahkeme kararlarının uygulanmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu belirtti.

Topçu, “Hukuk, belediye başkanlarının keyfine göre uygulanacak bir seçenek değildir. Mahkeme kararını uygulamamak suçtur” ifadelerini kullandı.

“DEMOKRATİK HAKLARIMIZI KULLANACAĞIZ”

Şoför esnafının artık dayanacak gücünün kalmadığını vurgulayan Topçu, belediyeyi mahkeme kararına uymaya davet ederek, aksi durumda hukuk mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.

Açıklamasının sonunda ise, “Esnafı yaşatın ki devlet yaşasın, esnafı yaşatın ki Karabük kalkınsın” ifadelerine yer verdi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin