KUZKA’dan ahşap sektörü temsilcilerine teknik gezi - Karabük Haber Postası
kuzkadan ahsap sektoru temsilcilerine teknik gezi SrfRl3xb jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Mayıs, 2024 16:48 tarihinde yayınlandı
0
0

KUZKA’dan ahşap sektörü temsilcilerine teknik gezi

Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından düzenlenen teknik gezide, Kastamonulu ahşap sektörü temsilcileri, Kayseri’de sektör ile ilgili çalışmaları inceleyerek bilgi alışverişinde bulundu.

Ağaç ve orman ürünleri sektöründe tecrübe paylaşımında bulunmak, işbirliği imkanlarını geliştirmek ve iyi uygulama örneklerini yerinde incelemek amacıyla Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından özel sektör temsilcilerinin katılımıyla Kayseri’ye teknik bir gezi düzenlendi. Kastamonu ahşap sektör temsilcilerinin katıldığı iki günlük teknik gezi çerçevesinde Kayseri’nin ahşap ve mobilya sektöründe öncü kurum ve kuruluşlarına inceleme ziyaretleri gerçekleştirildi. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Kastamonu Yatırım Destek Ofisi tarafından organize edilen programın ilk gününde Erciyes KSS Yapı Kooperatifi, MOBİTEK mobilya fabrikası MOBİ Boya Fabrikası, KUMS Alışveriş Merkezi, KUMSMall Moda Show ve Kayseri Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Teknik Koleji ziyaret edildi.

Erciyes KSS Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı ve proje koordinatörleri ile yapılan görüşmelerde kooperatifin yürütmüş olduğu projeler hakkında fikir alışverişinde bulunulurken, program çerçevesinde Kayseri’de ağaç işleri ve mobilya sektörüne yönelik yapılan çalışmalar hakkında detaylı bilgilendirme sunumları gerçekleştirildi. Teknik koleje yönelik düzenlenen ziyarette ise OSB ve kolej arasındaki işbirliği, staj ve çalışma fırsatları ile kolejin öğrencilere sunmuş olduğu imkanlar ele alınarak, mesleki ve teknik eğitim ile OSB işbirliğinin istihdama yönelik katkısı değerlendirildi.

Teknik gezi programının ikinci gününde ise Kastamonu sektör temsilcileri ile birlikte Kayseri Model Fabrika ziyaret edildi. Tesise yapılan ziyaret ve incelemelerde yetkililerden projelere ilişkin detaylı bilgiler alındı. Ziyarette her iki ile yönelik yapılabilecek çalışmalara ilişkin görüş alış verişinde bulunuldu. Son ziyaretini mobilya sektöründe faaliyet gösteren ve model fabrikadan danışmanlık hizmeti alan bir firmaya gerçekleştiren heyet, yapılan verimlilik çalışmalarını ve üretim hattında gerçekleştirilen değişimleri yerinde incelemesiyle programını tamamladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay