Karabük Üniversitesinde, Bologna Süreci’nin üniversitenin kalite ve milletlerarasılaşma amaçlarına katkısı düzenlenen eğitimle değerlendirildi.
Karabük Üniversitesi (KBÜ), yükseköğretimde kalite garantisi ve milletlerarasılaşma gayeleri doğrultusundaki çalışmalarını sürat kesmeden sürdürüyor. Bu kapsamda, Bologna Süreci’nde yürütülen faaliyetler ve gelinen basamaklar, ilgili akademik ünitelerin temsilcilerinin iştirakiyle düzenlenen eğitim programında ele alındı.
15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Çepni, birtakım dekanlar, fakülte temsilcileri ve akademisyenler katıldı.
Program kapsamında Prof. Dr. Elif Çepni, üniversitede Bologna Süreci kapsamında gerçekleştirilen faaliyetler hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Çepni, ders bilgi paketlerinin güncellenmesi, Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi (TYYÇ) matrislerinin hazırlanması, ders ve program öğrenme çıktılarının tahlil edilmesi ile yapılan bilgilendirme toplantılarına dair ayrıntılı bilgiler paylaştı.
Prof. Dr. Elif Çepni, Bologna Süreci’nin üniversitenin kalite teminatı sistemleri ve memleketler arası görünürlüğü açısından taşıdığı değere dikkat çekti. Çepni, sürece katkı sağlayan tüm akademik ve idari işçiye teşekkür ederek, Bologna Süreci’nin sürdürülebilirliği için tüm birimlerin iş birliği içinde çalışmaya devam etmesi gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Elif Çepni ve Kurumsal Bilgi İdaresi Koordinatörü Öğr. Gör. Beyza Özdem, iştirakçilerin merak ettiği soruları yanıtlayarak Bologna Süreci’nin işleyişini detaylı biçimde açıkladı.


KBÜ’de Bologna süreci eğitimi düzenlendi
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

