Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde bulunan Gürleyik Şelalesi, rengarenk ağaçları ile sonbaharda vatandaşlara görsel şölen sunuyor.
Kastamonu’nun Hanönü ilçesine bağlı Bağdere köyü mevkiinde bulunan Gürleyik Şelalesi, yılın her mevsiminde ayrı bir güzelliğe bürünüyor. Yılın her döneminde vatandaşlar tarafından yoğun ili gören şelalede sonbaharın gelmesi ile birlikte mest eden manzaralar ortaya çıktı. Kahverengi, sarı, kırmızı ve turuncunun farklı tonlarına bürünen ağaçlarla çevrili şelale ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor. Yaklaşık 40 metre yükseklikten iki kademe şeklinde akan şelalenin çıkardığı ses de huzur veriyor.
Şelaleyi gezmeye gelen vatandaşları ziyaret eden Hanönü Belediye Başkanı Serkan Uçar, bölgenin özellikle yaz aylarında Hanönü ilçesi ve çevre ilçe ve illerden gelen vatandaşların piknik alanlarından olduğunu söyledi. Bölgenin sonbahar aylarında ayrı bir güzelliğe büründüğünü ifade eden Uçar, “Sonbahar mevsimi ağaçların renklerinin en güzel olduğu dönem. Ziyaretçilerin özellikle sonbahar aylarında burayı ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum, görenlere huzur veriyor” dedi.
Şelalenin güzelliğine hayran kaldığını belirten ziyaretçilerden emekli öğretmen Mükremin Karaüzüm, bölgenin turizme kazandırılmasının önemli olduğunu belirterek, “Öğrencim olan Belediye Başkanı Serkan Uçar beni buraya getirdi, burası görenlere ayrı bir huzur veriyor. Yaz ve sonbahar aylarında buraya herkesin gelinmesini tavsiye ediyorum. Hanönü’deki sonbaharın en güzel görüldüğü yerlerden biri burası. Dere boyunda gezdiğimiz zaman çınar ağaçlarının kahverengi ve yeşile çalan müthiş renk cümbüşü içeren yapraklarını göreceksiniz. Yaban fındıkları ayrı güzellik katıyor. Burası kısa mesafede birçok ağacı bulabileceğiniz rengarenk bir güzellik diye konuştu” diye konuştu.


Kastamonu’nun saklı cenneti Gürleyik Şelalesi, sonbaharda ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

