Karabük Postası tarafından
11 Temmuz, 2015 10:08 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Kastamonu, Okuma-Yazma Bilen Oranında 65. Sırada Yer Aldı

KASTAMONU Türkiye’de 81 İl arasında okuma-yazma bilen oranında 65. sırada yer aldı. TÜİK Kastamonu Bölge Müdürü Sevgi Altınbaş, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanından derlenen “Okur-Yazarlık 2014” verilerine göre, Kastamonu’nun okuma yazma bilen oranında 65. Sırada yer aldığını söyledi. Altınbaş, “2014 yılında Kastamonu’da 6 yaş ve üzeri nüfusta 315 bin 240 kişi okuma yazma bilirken 24 bin 934 kişi ise okuma yazma bilmemektedir. Kastamonu’da okuma yazma bilen oranı yüzde 92,7 gerçekleşmiş olup yüzde 96,1 olan Türkiye ortalamasının altında kamıştır. Okuma yazma bilen oranının en yüksek olduğu İl yüzde 98,5 ile Antalya olurken okuma yazma bilen oranının en düşük olduğu İl ise yüzde 89,8 ile Şanlıurfa’dır. Kastamonu ise, yüzde 92,7’lik okuma yazma bilen oranıyla 81 İl içerisinde 65. Sıradadır” dedi. “KADINLARDA OKUMA YAZMA BİLEN ORANI YÜZDE 88,2’DİR” Kastamonu’da 6 yaş ve üzeri nüfusta 151 bin 404 kadının okuma yazma bilirken 20 bin 255 kadının ise okuma yazma bilemediğini söyleyen Sevgi Altınbaş, “Kastamonu 6 yaş ve üzeri nüfusta yüzde 88,2’lik kadın okuma yazma bilen oranıyla 81 İl içerisinde 64. sıradadır. İlçelere göre okuma yazma bilen oranları incelendiğinde, okuma yazma bilen oranının en yüksek olduğu üç ilçe sırasıyla yüzde 97,5 oranıyla Abana, yüzde 95,2’lik oranıyla Merkez ve yüzde 94,8’lik oranıyla Tosya oldu. Okuma yazma oranının en düşük olduğu üç ilçe ise sırasıyla; yüzde 79,2’lik oranıyla Pınarbaşı, yüzde 82,9’luk oranıyla Azdavay ve yüzde 84,2’lik oranıyla Şenpazar’dır. Kadın okuma yazma oranın en yüksek olduğu ilçe yüzde 96,2 ile Abana, en düşük olduğu ilçe ise yüzde 68,7 ile Pınarbaşı’dır. İl/ilçe merkezlerinde okuma yazma bilen oranı yüzde 96,1 iken Belde/köy de ise bu oran yüzde 88,1’dir. Belde/köy de cinsiyete göre okuma yazma bilen oranı incelendiğinde; erkeklerde okuma yazma bilen oranı yüzde 95,2 iken kadınlarda ise yüzde 80,9’dur” şeklinde konuştu. Altınbaş, şöyle konuştu: “Belde/köy okuma yazma bilen oranının en yüksek olduğu üç İl sırasıyla, yüzde 97,2’lik oranıyla Çanakkale, yüzde 97,1’lik oranıyla Yalova ve yüzde 96,5’lik oranıyla Uşak iken en düşük olduğu üç il ise; yüzde 87,1’lik oranıyla Bingöl, yüzde 87,2’lik oranıyla Tunceli ve yüzde 87,4’lük oranıyla Sivas’tır. Kastamonu ise Belde/köy okuma yazma bilen oranında yüzde 88,1’lik oranıyla büyükşehir olamayan 51 içerisinde 46. sırada yer almaktadır”

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
28 Ocak, 2026 14:13 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Doğdu: “Sağlıkta Şiddete En Ağır Cezalar Verilmelidir”

Türk Sağlık-Sen Karabük Şube Başkanı Sağdık Doğdu, sağlıkta şiddetin giderek vahşete dönüştüğünü belirterek, faillerin en ağır şekilde cezalandırılması çağrısında bulundu.

Son dönemde şiddet vakalarının rutin hale geldiğine dikkat çeken Doğdu, bu durumun sorunun ne denli ciddi boyutlara ulaştığını açıkça gösterdiğini ifade etti. Safranbolu Devlet Hastanesi’nde son 10 gün içerisinde biri Acil Servis’te, diğeri polikliniklerde olmak üzere iki ayrı şiddet olayı yaşandığını aktaran Doğdu, sağlık çalışanlarının darp edilmeye çalışıldığını söyledi.

Yaşanan olaylardan etkilenen sağlık çalışanlarına geçmiş olsun dileklerini ileten Doğdu, saldırganların bir an önce en ağır cezalara çarptırılması gerektiğini vurguladı. Şiddet uygulayanlara gösterilen her türlü toleransın, sağlıkta şiddeti daha da artırdığını belirten Doğdu, “Vicdanını kaybetmiş, insanlıktan nasibini almamış kişilere karşı asla taviz verilmemelidir” dedi.

Türk Sağlık-Sen olarak sorumlu sendikacılık anlayışıyla hareket ettiklerini kaydeden Doğdu, sağlıkta şiddetin önlenmesi için çözüm önerilerini ısrarla dile getirmeye devam edeceklerini söyledi. Bu kapsamda sağlık kurum ve kuruluşlarının “sıfır toleranslı alan” ilan edilmesi önerilerinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Doğdu, sağlık kurumlarında işlenen suçların ertelenememesi ve para cezasına çevrilememesi, doğrudan hapis cezası ile cezalandırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca istisnasız tutuklu yargılama uygulanması ve şiddet uygulayanlara acil haller dışında kamu sağlık hizmetinin belirli bir süre ücretli verilmesi gibi önlemlerin de acilen devreye sokulması çağrısında bulundu.

Şiddetin önlenmesinin yolunun kararlı uygulamalardan geçtiğini dile getiren Doğdu, “Hiç kimseyi ayırt etmeden bu çirkinliği yapanlara hak ettikleri ceza verilmelidir. Aksi takdirde sağlıkta şiddetin önlenmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Kınamakla, unutmakla ya da yaşananları münferit olaylar gibi görmenin çözüm olmadığını vurgulayan Doğdu, sağlık çalışanlarının hastaları hayata tutundurmaya çalışırken kendi hayatları için endişe duymalarının kabul edilemez olduğunu söyledi. Sağlık çalışanlarının artık bu şiddet sarmalına tahammül edecek gücünün kalmadığını belirten Doğdu, kesin çözüm için en kısa sürede somut adımlar atılması ve en ağır cezaların uygulanması gerektiğini bir kez daha yineledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin