Reklam
Reklam
66e7f07715a22 jpg
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
16 Eylül, 2024 11:46 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te Özel Dersler ve Vergi Tartışması Gündemde

Son yıllarda Türkiye genelinde olduğu gibi Karabük’te de özel ders veren öğretmen sayısında büyük bir artış yaşanıyor.

Özellikle LGS ve YKS Sınavları’na hazırlık için 7.ci ve 8.ci sınıflar ile 11.ci ve 12.ci sınıf öğrencilerinin tercih ettiği özel derslerin saatinin 1500 ile 2000 TL arasında değiştiği belirtilirken, bu derslerden elde edilen gelirin vergilendirilmemesi, önemli bir tartışma konusu haline geliyor. Eğitimcilerin, okul saatleri dışında ya kendi evlerinde ya da kiraladıkları özel mekanlarda öğrencilere ders verdiği, bu yolla binlerce lira kazanç elde ettiği iddia ediliyor. Ancak, bu gelirlerin resmi vergi sistemine dahil edilmemesi, hem mali denetim açısından hem de diğer öğretmenlerin vergi yüküyle karşılaştırıldığında haksız rekabet yarattığı eleştirilerine neden oluyor.

Vergi Daireleri’nin bu konuda denetimleri artırması ve öğretmenlerin özel ders gelirlerini beyan etmelerinin zorunlu hale getirilmesi gerektiği bir çok kesim tarafında dile getirilirken, Aynı zamanda, eğitim sektöründe bu tür derslerin resmi olarak düzenlenmesi ve fiyatların makul bir seviyede tutulması için çözümler üretilmesi gerektiği ifade ediliyor.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorumlar

  1. Orhan

    Eskiden doktorlar vardı fabrikası olandan fazla kazanan sağolsun devletimiz onun önüne geçti şimdi ilkokulda özel ders almaya teşvik eden öğretmenler var gece yarılarına kadar haftanın 7 günü ders veren ertesi günü yorgun okulda uyuklayan yada okul idaresinin göz yumduğu birbirlerini mesaide idare eden eşek yükü ile özel derslerden para kazanan öğretmenler var doktorlar gibi yasaklanmalı bir iki tane hatta emekliliği yaklaşmış öğretmenin meslekten silmesi lazım kayıtsız embüyük kazanç burda

Yeni yorumlara kapalı.

barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorumlar

  1. Orhan

    Eskiden doktorlar vardı fabrikası olandan fazla kazanan sağolsun devletimiz onun önüne geçti şimdi ilkokulda özel ders almaya teşvik eden öğretmenler var gece yarılarına kadar haftanın 7 günü ders veren ertesi günü yorgun okulda uyuklayan yada okul idaresinin göz yumduğu birbirlerini mesaide idare eden eşek yükü ile özel derslerden para kazanan öğretmenler var doktorlar gibi yasaklanmalı bir iki tane hatta emekliliği yaklaşmış öğretmenin meslekten silmesi lazım kayıtsız embüyük kazanç burda

Yeni yorumlara kapalı.