Karabük'te Öğrencilerin İşi "Printhere" ile Kolaylaşacak - Karabük Haber Postası
vvvv 2
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
12 Eylül, 2025 10:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük’te Öğrencilerin İşi “Printhere” ile Kolaylaşacak

 Karabük Üniversitesi öğrencilerinin Teknokent’te geliştirdiği yerli baskı sistemi “PrintHere” ile kırtasiye kuyrukları sona eriyor.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) öğrencileri, kampüs yaşamında sıkça yaşanan kırtasiye yoğunluğuna çözüm getirecek “PrintHere” adlı yerli baskı sistemini geliştirdi. Android ve iOS uyumlu mobil uygulama üzerinden çalışan sistem, belgelerin QR kod ile 45 saniyeden kısa sürede güvenli şekilde basılmasına olanak tanıyor.

Yaklaşık altı aylık AR-GE sürecinin ardından ortaya çıkan PrintHear, Karabük Teknokent’te pilot uygulamayla test edildi. Kısa sürede üniversite genelinde yaygınlaştırılması planlanan sistem, 7/24 erişim özelliği, kullanıcı dostu arayüzü ve aracıya ihtiyaç duymadan doğrudan cihazlar arasında güvenli veri aktarımı sağlayan (peer-to-peer) altyapısıyla öğrencilerin günlük yaşamını kolaylaştırmayı hedefliyor.

“KAMPÜS YAŞAMINA HIZ VE KOLAYLIK KATACAK”

Kurucu ortaklardan KBÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencisi Celalettin Aydemir, öğrencilerin en çok yaşadığı sorunların başında kırtasiyelerin kapalı olması ve uzun kuyrukların geldiğini belirterek, “PrintHere ile bu sorunlara çözüm üretmek istedik. Sistemimiz kampüs yaşamına hız ve kolaylık katıyor” dedi.

Projede yer alan diğer kurucu ortak KBÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencisi Ali Rençber ise yazılım ve donanım bileşenlerini tamamen kendi ekiplerinin geliştirdiğini ifade ederek, “PrintHere yüzde yüz yerli ve güvenli bir yapıya sahip. Peer-to-peer altyapısı sayesinde belgeler üçüncü kişiler tarafından görülmeden basılabiliyor” diye konuştu.

TÜBİTAK AR-GE PAZARI’NDAN ÇİFTE ÖDÜL

KBÜ’lü öğrenciler PrintHere projesi ile geçtiğimiz Nisan ayında TÜBİTAK iş birliğiyle düzenlenen 7. Bolu-Düzce AR-GE Proje Pazarı’nda jüri değerlendirmesinde öne çıkarak El Cezeri Teknoloji Liderleri Birincilik Ödülü ile İzzet Baysal Teşvik Ödülü’nü kazandı. Proje toplamda 200 bin TL ödül ile üniversitenin Ar-Ge alanındaki başarısını taçlandırdı.

REKTÖR KIRIŞIK’TAN TEBRİK

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, öğrencilerin geliştirdiği PrintHere’in yalnızca bir baskı sistemi olmadığını, aynı zamanda üniversitenin Ar-Ge kültürünü ve girişimcilik ruhunu yansıttığını belirterek, “PrintHere, kampüs yaşamını kolaylaştıran yenilikçi bir proje olmanın ötesinde, öğrencilerimizin üretkenliğini ve teknoloji geliştirme potansiyelini ortaya koyuyor. Üniversite olarak bu tür girişimlerin destekçisi olmaya devam edeceğiz.” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay