Reklam
Reklam
karabuk nufusu dustu ifGgK8qn
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Şubat, 2025 20:30 tarihinde yayınlandı
0

Karabük nüfusu düştü

TÜİK’in, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 31 Aralık 2024 sonuçlarına nazaran Karabük’ün nüfusu bir evvelki yıla nazaran 250 bin 478’e geriledi.

Türkiye nüfusu, 2024 sonuçlarına nazaran 85 milyon 664 bin 944 kişi olurken, Karabük’te ise 2023 yılında 255 bin 242 olan nüfus, 4 bin 764 kişi azalarak 2024 yılında 250 bin 478’e geriledi.

Karabük’ün 250 bin 478 olan genel nüfusunun 125 bin 592’si erkek,124 bin 526’sını ise bayan nüfusu oluşturdu.

İlçelerin tamamı nüfus kaybetti

2024 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) bilgilerine nazaran, Karabük merkez ilçe nüfusu geçen yıla oranla 324 kişi artış ile 134 bin 810 kişi olurken, Safranbolu ilçesinde 602 kişi azalışla 69 bin 441 kişi oldu. Eflani ilçesinde geçen yıla oranla nüfusunda 928 kişi azalışla 9 bin 173 kişi, Eskipazar ilçesinde bi 244 kişi azalışla 13 bin 99, Ovacık ilçesinde ise bin 168 kişi azalışla 4 bin 509 ve Yenice ilçesinde ise bin 146 kişi azalarak nüfusu 19 bin 446 bireye geriledi.

Öte yandan 2023 yılında 11 bin 746 yabancı uyruklunun yaşadığı Karabük’te bu sayı 2024 yılında 10 bin 541’e geriledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin