Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya'dan  Yeni Yıl Mesajı - Karabük Haber Postası
ozkan cetin kaya
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
31 Aralık, 2025 14:55 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’dan  Yeni Yıl Mesajı

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, yeni yıl dolayısıyla yayımladığı mesajında birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu yaparak, geride bırakılan yılın Karabük için önemli hizmet ve yatırımlarla geçtiğini ifade etti.

Başkan Çetinkaya mesajında, 2025 yılı boyunca insan odaklı belediyecilik anlayışıyla şehrin ihtiyaçlarını önceleyen çalışmalar yürüttüklerini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Birlik ve beraberlik içerisinde Karabük’ümüz için çalıştığımız bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2025 yılında; şehrimizin önceliklerini merkeze alan, hem bugüne hem de geleceğe değer katan projeleri hayata geçirdik. Altyapıdan üstyapıya, çevre düzenlemelerinden ulaşıma, sosyal belediyecilikten kültür ve sanata kadar birçok alanda Karabük’ün gelişimine katkı sunan çalışmalar gerçekleştirdik.”

Yeni yılda da aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Çetinkaya, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Yerel yönetim anlayışımızın temelinde; vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak, şehrimizi daha yaşanabilir, daha düzenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak vardır. Yeni yılda da katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla; ortak aklı ve istişare kültürünü esas alarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Kamu kaynaklarını etkin ve verimli kullanarak, Karabük’ün her mahallesine, her kesimine dokunan hizmetleri hayata geçirmeye devam edeceğiz.”

Başkan Çetinkaya mesajını şu temennilerle tamamladı:

“Bu vesileyle; yeni yılın Karabük’ümüze, ülkemize ve tüm hemşehrilerimize sağlık, huzur, bereket ve güzellikler getirmesini diliyor; 2026 yılının şehrimiz için daha güçlü, daha umut dolu bir yıl olmasını temenni ediyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
1
Peri Dilbaz Avatarı
Peri Dilbaz
23 Nisan, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Duyguları, düşünceleri ve fark edilmesi daha zor olan bir yönüyle enerjisiyle var olur. Peki sıkça duyduğumuz bu “enerji” kavramı nedir? Gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca soyut bir anlatım biçimi midir?  Bilimsel açıdan baktığımızda enerji var olan her şeyin temel yapı taşıdır. Bedenimiz biyolojik bir sistem olarak elektriksel ve kimyasal sinyallerle çalışır. Kalbimizin ritmi, beynimizin dalgaları, sinir sistemimizin iletimleri… Tüm bunlar aslında birer enerji akışıdır. Ancak mesele yalnızca fiziksel enerjiyle sınırlı değildir. Psikolojik açıdan enerji, çoğu zaman kişinin duygu durumu, zihinsel yükü ve içsel dengesiyle kendini gösterir. “Bugün enerjim yok” dediğimizde aslında tükenen şey kas gücümüz değil ruhsal kapasitemizdir. Ya da birinin yanındayken kendimizi iyi hissedip, bir diğerinin yanında daralmamız… Bu da kişiler arası psikolojik enerji alışverişinin bir yansımasıdır. İnsan bedeni, yalnızca biyolojik değil aynı zamanda anlam üreten bir sistemdir. Bu sistemin kendine ait bir zekası vardır. Beden, zihnin fark etmediğini hisseder. Bazen açıklayamadığımız bir huzursuzluk, bazen sebepsiz bir rahatlama… Bunlar beden enerjisinin verdiği sinyallerdir. Örneğin, uzun süre bastırılmış duygular bedende gerginlik olarak birikir. Omuz ağrıları, mide sorunları ya da kronik yorgunluk çoğu zaman sadece fiziksel değildir; duygusal yüklerin bedendeki izleridir. Bu noktada “beden zekâsı” kavramı önem kazanır. Beden zekası, insanın kendini dinleyebilme kapasitesidir. Aç mı, yorgun mu, üzgün mü, güvende mi.  Bunları fark edebilmek, aslında enerjiyi doğru yönetebilmenin ilk adımıdır. Çünkü enerji, yönlendirilmediğinde dağılır  fark edildiğinde ise dönüşür.

Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri, insanın kendi enerjisiyle bağını koparmasıdır. Sürekli dış uyaranlara maruz kalmak, hız, stres ve beklentiler… Tüm bunlar kişinin içsel dengesini zayıflatır. Bu yüzden bugün birçok insan “neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sormaktadır. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.

Enerji yönetimi, aslında psikolojik dayanıklılığın bir parçasıdır. Kişi sınır koyabildiğinde, duygularını bastırmak yerine ifade edebildiğinde ve kendine temas edebildiğinde enerjisini korur. Aksi halde tükenmişlik kaçınılmaz hale gelir.

Sonuç olarak; enerji mistik bir kavramdan ziyade, insanın hem biyolojik hem de psikolojik varoluşunun bir bütünüdür. Onu anlamak için uzaklara bakmaya gerek yok. Bedenin verdiği sinyallere kulak vermek, duyguları inkâr etmemek ve kendine alan açmak… Belki de en gerçek enerji çalışması budur.

Çünkü insan, en çok kendisiyle temas ettiğinde dengelenir.