Kahverengi kokarca istilası vatandaşları tedirgin ediyor - Karabük Haber Postası
kahverengi kokarca istilasi vatandaslari tedirgin ediyor ipKV1vlJ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Ekim, 2025 16:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Kahverengi kokarca istilası vatandaşları tedirgin ediyor

Ordu’da fındık başta olmak üzere tarım eserlerine önemli ziyanlar veren ve havaların ısınması ile tekrar gün yüzüne çıkan kahverengi kokarca, konutların içerisine kadar girdiği için insanları da huzursuz ediyor. Vatandaşlar, nizamlı olarak kimyasal uğraş yaptıklarını belirtiyor.

Fındık başta olmak üzere tarım eserlerine önemli ziyan veren, insan sıhhati açısından bir tehlike oluşturmayan kahverengi kokarca, güneşli havaların tesirli olması ile birlikte yine yüzünü gösterdi. Bir böceğin yılda yaklaşık 300 kat çoğalabileceği belirtilirken, havaların ısınması yine görülen ve meskenlerin içerisine kadar giren kokarcalar vatandaşları huzursuz ediyor. Vatandaşlar ferdî ilaçlama yaptıklarını ve olumlu sonuç aldıklarını belirterek, gayretin topyekun yapılması gerektiğini tabir ediyor.

“Günlük yüzlerce kokarca imha oluyor”

Perşembe ilçesi Efirli Mahallesi’nde ikamet eden ve her gün kokarcaya karşı kimyasal gayret veren Mustafa Dere, “Kahverengi kokarcaya karşı her gün ilaçlama yapıyorum, burada komşularımız da sistemli olarak uğraş ediyor. Kokarcalar ilaçlama ile imha oluyor. Bu uygulamayı yaklaşık 20 gündür yapıyorum. Günlük yüzlerce kokarca ölüyor ancak sonraki gün farklı kokarcalar yine geliyor. Bizim fındık, mısır, fasulye, patlıcan, biber, üzüm ve başka eserlerimize ziyan veriyor. Bu ilaç konusunda dayanak olursa daha uygun olur diye düşünüyoruz, şu an kendi imkanlarımız ile yapıyoruz” dedi.

“Tüm eserlerimizin tadını bozuyor, meskenlerin içerisine giriyor”

Makbule Dere isimli vatandaş, kahverengi kokarcanın konutlarda tüllerin ortasına, yiyeceklere ve meskenin her noktasına girdiğini belirterek, “Biz ilaçlıyoruz lakin tekrar de geliyorlar. Tüm eserlerimize ziyan veriyor, burada elma ve üzüm yiyemiyoruz, tadını bozuyor, kendisinin de iğrenç kokusu var, bizi rahatsız ediyor” diye konuştu.

“Bireysel gayretten sonuç alınıyor lakin topyekun gayret gerekli diye düşünüyorum”

Salih Ekim ise tüm eserlere önemli ziyan veren kahverengi kokarca ile kişisel çaba yaptıklarını belirterek, “Ben topyekun ilaçlama gerektiğine inanıyorum. Ferdî ilaçlama zayıf kalıyor zira çok süratli bir artışı var. Burada 2 yıldan bu yana çok tesirli, balkona asılan çamaşırlarda, konutların içerisinde hatta bazen araçlarımızın içerisine bile giriyor. Devlet-millet el birliği ile çaba edilirse bu zararlının üstesinden geleceğimize inanıyorum, şu ana kadar yapılan çabaları çok da kâfi görmüyorum” tabirlerine yer verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
rizenin parlayan yildizi handuzu yaylasinda ince elenip sik dokunuyor GunjwmBn
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Nisan, 2026 16:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Rize’nin parlayan yıldızı Handüzü Yaylası’nda ince elenip sık dokunuyor

Rize’nin hatta Doğu Karadeniz Bölgesi’nin son dönemlerde özellikle kış sporlarıyla parlayan yıldızı olan Handüzü Yaylası’nda gerçekleşecek yatırımlar için planlamalar ince elenip sık dokunuyor.

Son yıllarda kar kalitesi, karın kalma uzunluğu gibi kış sporlarıyla ilgilenen vatandaşların dikkatini çeken unsurlar nedeniyle en parlak dönemini yaşayan Handüzü Yaylası için vatandaşları tedirgin eden bazı konular da ortaya çıkmaya başladı. Birçok yaylada doğanın tahribatı söz konusu olduğu için Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda da ilçe merkezine olduğu gibi il merkezine de yakın olduğu için, ulaşımın rahat olması nedeniyle vatandaşlar ve sporcular bu tahribatın oluşabileceğinden endişe ediyor. Vatandaşların bu endişelerinin kendilerinin de endişesi olduğuna dikkat çeken Güneysu Kaymakamı Eyüp Gürdal ve Güneysu Belediye Başkanı Rıfat Özer, bu durumun oluşmaması için ince eleyip sık dokuduklarını ifade ediyor.

“Çok acele etmeden, yavaş yavaş, sistematik olarak ilerleniyor”

Handüzü Yaylası için 5 yıl önce planlanan bir master plan olduğunu ve o plana göre dikkatli ve yavaş yavaş ilerlediklerini dile getiren Güneysu Kaymakamı Eyüp Gürdal “Şehrimizin ve ülkemizin her noktasının kendine ayrı bir güzelliği, kendine ayrı bir tarihi ve geçmişi var. Handüzü özelinde ilçemizde, kaymakamlığımız, belediye başkanlığımız, il valiliğimiz çok koordineli bir şekilde çalışmalar ve planlamalar zaten yapmış. Burada hatta şu çok da güzel olmuş bence; çok acele etmeden, yavaş yavaş ilerlenmiş, sistematik olarak ilerleniyor. Çok güzel bir master planı çıkartılmış oraya yönelik. Ve bu master planının çerçevesinde, daha doğrusu perspektifinde de şu an biz ilerliyoruz. Bizim şu an orada ulaşıma dair bazı eksikliklerimiz var. Bizler bunu ilçemizde belediye başkanımıza ve diğer arkadaşlarımıza beraber, ilimizdeki valiliğimizin de koordinesinde ve ilgili bakanlıklarla da gerekli görüşmeleri yaparak ulaşım ağını genişleteceğiz” dedi.

“Öncesinden gerçekleştirilen bir planlama süreci var”

Gelecekte ’keşke yapmasaydık’ denileceğini düşündükleri her türlü yatırım, yapılaşma veya yaylanın doğallığına zarar verecek unsurlardan bugünden hesaplanarak uzak durduklarını ifade eden Kaymakam Gürdal, “Uzun vadede biz geriye dönüp baktığımızda; ’keşke biz buranın dokusuna zarar vermeseydik, keşke burayı daha planlı yapsaydık’ hatasına veya keşkesine düşmemek için bunu yavaş yavaş ilerletiyoruz. Bu demek değildir ki burada bir plan yok, bu planlama 5 yıl öncesinden gerçekleştirilen bir planlama süreci var. Biz inanıyoruz ki Handüzü’nün bölgesinin tamamında hem çok güzel konaklama noktalarının olduğu ki biz bunu da sıradan bir şekilde yapmak istemiyoruz. Sıradandan kastım biraz üzerinde durarak ilçemize her anlamda bir katma değer, hatta ilimize katma değer oluşturacak şekilde bir planlama içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.

“Daha önce yapılan hataların aynısını tekrar tekrar etmesin, yinelemesin”

Handüzü Yaylası’nda yeterli konaklamanın sağlanması için 4 farklı nokta belirlendiğini dile getiren Güneysu Belediye Başkanı Rıfat Özer ise, “Handüzü’nde yaptığımız master planı çalışmaları doğrultusunda biz esas olarak şu konuyu aldık; burası daha önce yapılan hataların aynısını tekrar tekrar etmesin, yinelemesin. Onun için biz orada dört tane farklı konaklama noktası belirledik ve bölgemiz çok geniş. Ama bu ilk etapta dört konaklama hemen hayata geçer mi, hemen ihtiyacı olur mu? Onu tabii zaman gösterecek, tahsisler çıktığı zaman göreceğiz. Ama şu anda halihazırda üç tane ciddi yatırımcımız tahsislerin açılmasını bekliyor ve tahsisler çıktığı zaman hemen yatırımcılarımız olacak. İnşallah da bu yaz tahsise hazır olacağı söylendi Kültür Bakanlığı tarafından. Ama Güneysu merkez anlamında konaklama kapasitemiz şu anda yeterli değil. Bununla alakalı bizim belirlediğimiz bir-iki nokta var. Turizm konusunda, konaklama konusunda yatırım yapmayı düşünenler varsa eğer, biz bunlara yardımcı olacağız. Zaten amacımız bunu belediye olarak değil, vatandaşa sunup; araziyi ’biz burada böyle bir konaklama düşünüyoruz, bunun içinde bunlar bunlar olacak’ diye duyuruya çıkacağız. Talipliler de gelip bu tür yatırımı yapabilirler burada” dedi.

Handüzü Yaylası için bin 500 yatak kapasitesi öngördüklerini dile getiren Özer, “Güneysu’nun tabii Rize’ye çok yakın olmasının da burada bir artısı var. Yani Güneysu da dokuz kilometre mesafede. Şu anda yeterli, yazları yeterli değil, ki yazın ciddi bir yoğunluk oluyor. Ama mevcut şu anki altyapıyla konaklamada bir sıkıntımız olmuyor, gelen talepleri karşılıyoruz. Ama Handüzü devreye girdikten sonra konaklamalar, hareketlilik başladıktan sonra yeterli olur mu? Handüzü’nde yeterli olacağını düşünüyoruz çünkü orada şu anda planladığımız kadarıyla bin 500 civarında bir yatak kapasitesi olacak” ifadelerini kullandı.

“Doğada bir karmaşa, kargaşa olmayacak”

Doğu Karadeniz’in turizm cennetlerinden olan Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Ayder Yaylası ve Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl’ün aksine yaylacıların turizmden etkilenmeyeceği bir master planla ilerlediklerini kaydeden Özer “Ayder ve Uzungöl’deki bir yapı düşünmüyoruz. Bizim burada master planla çalışırken en önemli konumuz; orada yaylayı kullanan insanlar, orada doğaya, işte keçici vesaire yetiştiricilik yapan insanlar bundan etkilenmeyecek. Yine kendi mera faaliyetlerini, hayvancılık faaliyetlerini hiç etkilenmeden yürütecekler. Doğada bir karmaşa, kargaşa olmayacak, aynı sakinliği ve doğallığını koruyarak biz orada insan seslerinden daha çok doğanın sesini insanlar gitsin dinlesin orada istiyoruz. Uzungöl gibi, Ayder gibi bir planlamamız yok” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin