Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

Kadınlar, kendi soyadlarını kullanabilecek

Yaşam Yayın: 21.08.2023 11:00
Yazar:
Kadınlar, kendi soyadlarını kullanabilecek

Evlenen kadının kocasının soyadını almasını hükmeden Medeni Kanun’un 187. Maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmesine rağmen 5 ay sonra yürürlüğe gireceğine dikkat çeken Prof. Dr. Şükran Şıpka, “Bu süre içinde yasa koyucu yani TBMM, iptal edilen kanunun yerine bir düzenleme yapmalı. Yapılan düzenleme ile kadın kendi soyadı ile evliliğe devam edebilmeli” dedi.

 Medeni Kanun’un 187. Maddesine göre kadın, isterse çift soyadı kullanabiliyor, ancak yine de kocasının soyadını almak zorundaydı. Bu kanun maddesi, 22.02.2023 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildi. Bu karar 28.04.2023 tarihli Resmî Gazetede ilan edildi. Ancak kadınlar bu haklarından henüz yararlanamıyorlar. Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi, Medeni Hukuk uzmanı Prof. Dr. Şükran Şıpka, 187. maddenin iptal olmasına rağmen, 5 ay sonra yürürlüğe gireceğine dikkat çekti. Kadınlar açısından çok sevindirici olan bu kararın, kafa karışıklığına da neden olduğunu belirterek, konuya açıklık getiren Şıpka, “Bu haktan yararlanmak isteyen kadınlar, henüz yararlanamıyorlar. Evlenen kadının kocanın soyadını alma zorunluluğunu düzenleyen Medeni Kanun hükmü, 28 Ocak 2024’te ortadan kalkmış olacak. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi için 5 aylık bir süre kaldı. Bu süre içinde yasa koyucu yani TBMM, iptal edilen kanunun yerine bir düzenleme yapmalı. Bunun da nasıl olacağı çok önemli. O nedenle şu anda bir belirsizlik söz konusu” dedi.

“Kadının soyadı, kişilik hakkının bir parçasıdır”

Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen Cumhuriyetimizin 100. Yılında Medeni Haklar Sempozyumunda konu ele alındı. Prof. Dr. Şükran Şıpka, yaptığı değerlendirmede, özellikle çalışan kadınlar için soyadı meselesinin çok önemli olduğuna dikkat çekerek, “Evli kadının soyadı hakkı, fantezi bir hak gibi görünüyor ama gerçekten önemli. Kimliğimiz, kişiliğimiz her şey bir anlamda ona göre değişiyor bir evlilik yapıldığı zaman. Erkek için böyle bir zorunluluk yokken, kadının evlenince kocasının soyadını alma zorunluluğu ve soyadının değişmesi, eşitlik ilkesine aykırıdır. Anayasamızın temel eşitlik ilkesi olan 10. Maddesine ve evlilik içinde eşlerin eşitliğine ilişkin 41. Maddesine aykırıdır.” şeklinde görüşlerini dile getirdi.

“Kadın, kendi soyadı ile evliliğe devam edebilmeli”

Kadınların kendi soyadları değişmeden evliliğe devam etme hakkını savunan Şıpka, “Bu hak, kadının kimliği ve kişiliğinin bir parçasıdır. Daha önceki yıllarda da AHİM ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru sonucunda, birçok kararda kadının kişilik hakkı ihlali ve eşitlik ilkesine aykırılık olduğu kabul edilmiştir. Buna rağmen kadınlar sadece kendi soyadlarını taşımak için, Medeni Kanun’da yer alan 187. madde nedeniyle, bireysel dava açmak zorunda bırakılıyordu. Nüfus kayıtlarının düzeninin sağlanmasına yönelik kamu yararı ilkesi de artık haklı bir gerekçe değildir. Zira her kişinin T.C numarası ve bilişim teknolojisi sayesinde bu kayıtlar arasındaki irtibat sağlanmaktadır. Ayrıca evlenen kadının nüfus kaydının kocasının kaydına taşınması da artık kabul edilmemelidir.” ifadelerini kullandı.

Şıpka, ayrıca 5 ay sonra 187. maddenin uygulamadan kalktığında ne olacağının da henüz belirsiz olduğuna dikkat çekti. “Yasa koyucunun, yani Millet Meclisi’nin bunun yerine bir yasa koyması gerekiyor. Eşitliğe inanan bir tavır ile düzenleneceğini varsayarsak, bu konuda Avrupa’daki kurallarla uyumlu bir düzenleme beklenebilir.” açıklamalarını yaptı.

Avrupa’daki modeller nasıl

Şıpka, Türkiye’nin Medeni Kanunu’nu İsviçre’den aldığı için onların hukuk dünyasına tabii olduğuna işaret etti. Avrupa’daki uyguma örneklerini dile getirerek, yeni madde düzenlemesinde ilişkin önerilerde bulundu. Şöyle ki, “Avrupa’da evlenen kadının soyadı değişmez. Avrupa bu konuda ailelere birkaç seçim hakkı vermiş. Kadın soyadını değiştirmek istiyorsa kocasıyla anlaşarak ya kocasının soyadını alır ya da ikisinin soyadlarının birleşimini kullanabilirler. Anlaşarak ikisi de kendi aile isimlerini kullanabilir. Hatta bazı durumlarda erkek de kadının soyadını alabilir. Nikah öncesinde hiçbir bildirimde bulunulmadıysa kadın kendi soyadı ile devam ediyor. Kimlikleri de değişmiyor, sadece nüfus kayıtlarında evli oldukları bilgisi resmi olarak giriliyor.” açıklamasını yaptı. Türkiye de muhtemel uygulamaya başlandığında, büyük ihtimalle geriye dönük de uygulanabileceğini vurgulayarak, Bunun içinde de kadınların bir başvuruda bulunması gerektiğini belirtti.  (İHA)

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Tokat’ta film gibi olay: Kendi ölüm haberini okudu, yaşadığından şüphe etti

Gündem Yayın: 02.03.2024 04:48
İhlas Haber Ajansı
Tokat’ta film gibi olay: Kendi ölüm haberini okudu, yaşadığından şüphe etti

Tokat’taki bir otelde çıkan yangında panikleyen Umut Muzaffer Gezen, 3. kattan atlayarak ağır yaralanmıştı. Olay sonrası çıkan kendi ölüm haberlerini okuyan Gezen, o anları gülerek anlattı.

23 Şubat 2023 tarihinde GOP Bulvarı üzerinde bulunan bir otelde çıkan yangın paniğe neden oldu. Yangın sırasında otel odasında bulunan ve asker olduğu iddia edilen 20 yaşındaki Umut Muzaffer Gezen alevlerin arasından kaçmak için 3. kattan aşağı atladı. Olay sonrası ağır yaralanan genç, olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından hızla üniversite hastanesine kaldırıldı. Olay sonrası bazı haber sitelerinde gencin öldüğüne dair haberler yapıldı. Hastanede ilk müdahalesi yapılan Gezen, daha sonra bilinci açıldı. Sağlık durumu iyi olan Gezen’e hastane çalışanları hakkında çıkan haberleri okuttu. Kemal Sunal filmindeki gibi kendi ölüm haberini okuyan Gezen, kendinden de şüphe etti. Başından yaralanan, ayağında kırık olan ve belinden geçireceği ameliyat gününü bekleyen Gezen, kendi haberlerini gülerek okudu.

Umut Muzaffer Gezen, “Tokat’ta otel odasında çıkan yangında panikleyip 3. kattan atladım. Öldüm diye haberlere çıktım. Hayattayım. Şükür halime. Bundan daha ötesi olamaz. İlaçlarımı aldıktan sonra uyudum. Uyuduğumdan dolayı yangın çıkmış fark etmedim. Bir anda uyandım. Panikle camdan atladım. Atlamasaydım belki şu anda burada değildim. Hayatta değildim. Askerdim, er olarak geldim. Acemi birliğine geldim. Bir gün için konaklamak için oraya geldim ve yangın çıktı onda da. Askerlik de kaldı şimdi. Kendim hastanedeyim. Ameliyat olacağım. Belimde bir rahatsızlık var. Allah’a şükür ameliyat olduktan sonra iyi olacağım. Başka da bir şeyim yok. Başımda pek fazla bir şey yok. Şöyle söyleyeyim. Sol ayağımda bir kırık var. Başımda çok kılcal çatlaklar var. Bir de belden ameliyat olacağım o kadar. Olay olduğu gün öldü dediler. Sağ olsun ambulans ekipleri tarafından hastaneye buraya Tokat Gaziosmanpaşa’ya kaldırıldım. Buraya geldim. İlk şuurum yerinde değildi. Şimdi çok iyiyim. Her şeyim yerinde. Yemek yedim. Su içtim. Sonra dediler bir şeyler göstereceğiz. Dedim abi ne göstereceksiniz. Öldün, şu oldu, bu oldu. Kemal Sunal’ın filmi gibi. Ben iyiydim halbuki haberleri seyrediyorduk. Beraber hemşire abiler, arkadaşlarla burada. Yiyordum, içiyordum, iyiydim yani bir şeyim yoktu ama hani bu da bir olay oldu. Başımızdan geldi, geçti. Bir deneyim oldu benim için. Film gibi bir sahne oldu benim için. Kemal Sunal’ın sahnesi gerçek oldu. Gerçekten öldü diyor yani. Hani ben öldüm artık yokum. O hesap oldu. Kendimden şüphe ettim” dedi.

Anne Gözde Gezen ise “Ben hayatta kaldığına çok şükrediyorum. Çok şükür hayatta. Bunda da bir vardır hayır. Belki askeri birliğine teslim olsa da üstüne daha kötü bir şey gelecekti. Çok şükür hayatta iyi. Omuriliğinde bir sıkıntı var. Omuriliğinde bir kırık var. İnşallah buradan yürüyerek çıkacağız” diye konuştu.