İl Genel Meclisi Ağustos Ayı toplantısına "Cumhur İttifakı" çatlağı gündeme damga vurdu - Karabük Haber Postası
sssss
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
01 Ağustos, 2025 16:33 tarihinde yayınlandı
0
0

İl Genel Meclisi Ağustos Ayı toplantısına “Cumhur İttifakı” çatlağı gündeme damga vurdu

Karabük İl genel Meclisi’nin Ağustos ayı toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Sözen’in Başkanlığında gerçekleştirildi.

Saat 14.00’de başlayan ilk oturumda Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Genel Meclis Üyeleri toplantı salonunu terk etti.

Toplantı, Başkan Sözen’in açılış konuşmasıyla başladı. Konuşmanın ardından yoklama yapıldı. Valilik makamından gelen gündem maddelerinin görüşülmesine geçildiği anda İl Genel Meclis Üyesi Enver Kemik söz almak istedi. Ancak Kemik’e Başkan Sözen tarafından söz hakkı verilmeyince diğer MHP’li Meclis üyeleri Muammer Yağlı, Ahmet Koç ve Tuncer Başkaya duruma tepki göstererek salonu terk etti.

Meclis dışında Basın açıklaması yapan MHP’li üyeler, kendilerinin her defasında dışlandıklarını ifade ederek, İL Genel Başkanının yanlı turum sergilediğini ifade ettiler.

KEMİK: “TBMM’DE CUMHUR İTTİFAKI VAR AMA BİZ KARABÜK’TE MUHALEFETİZ”

MHP Meclis Üyesi Enver Kemik, “Hem orman yangınlarıyla ilgili, hem başka konularla ilgili MHP İl Genel Meclisi Grubu adına bazı konularda açıklama yapacaktık maalesef İl Genel Meclisi Başkanının tutumu, orada bize söz vermemesi  dolayısıyla biz de toplantıyı terk ettik. Biz bugüne kadar her konuda Cumhur İttifakına uygun olarak hareket etmeye çalıştık ama maalesef İl Genel Meclisi Başkanının yanlı tutumu, Milliyetçi Hareket Partisini yok sayması artık bizim de sabrımızı taşırma noktasına gelmiştir. Maalesef bu işin sonu Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanımız sayın Devlet Bahçeli’den randevu alıp bu konuları ona aktarmamız gerektiğini düşünüyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisinde Cumhur İttifakı var ama Karabük’te de biz muhalefetiz” dedi.

YAĞLI: “DİKKATE ALINMAMAMIZ KONUSUNDA TALİMAT VERİLMİŞ”

MHP İl Genel Meclis Üyesi Muammer Yağlı ise yaptığı açıklamada; İl Özel İdare yetkililerinr MHP’li Meclis üyelerini dikkate almamaları yönünde bazı kişiler tarafından talimat verildiğini üzülerek öğrendiklerini belirterek bu duruma  tepki gösterdi.

Yağlı; “Köy halkının hizmet noktasında partisi olmaz kaldı ki bizler sayın Genel Başkanımızın üzerine basa basa her fırsatta dile getirdiği Cumhur İttifakının ortağıyız. Bu durumda İttifakta ortak, hizmette ayrı olamayız. Seçilen her İl genel Meclis üyesinde olduğu gibi benim de seçim bölgeme karşı  sorumluluklarım var bu sorumluluklar çerçevesinde olan isteklerimiz Milliyetçi Hareket Partili her meclis üyesinde köylerde yaşayan vatandaşlarımız için onların rahat ve huzurlu şekilde yaşamlarını devam ettirsinler diye istediklerimiz vardır.

Sayın İl Başkanımızdan aldığımız talimatlar doğrultusunda bundan böyle Karabük’ümüzün her köyünde yapılacak hizmetleri bizzat yerinde takip ederek en hızlı şekilde köylerdeki sorun ve problemlerin aşılmasıyla ilgili kendisinin de katılımlarıyla görevimizi yapmaya devam edeceğiz.” dedi. Toplantı sonrası yaşanan olayla ilgili olarak görüşlerini aldığımız İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Sözen, toplantının usul ve esaslarının olduğunu belirterek, “Toplantının açılış konuşmasından sonra yoklama  alıyoruz daha sonra gündem maddelerine geçiyoruz. Kaldı ki biz gündem maddeleri okunduktan sonra lehte ya da aleyhte konuşma için söz hakkı veriyoruz.  MHP’li arkadaşlar herhalde hazırlıklı gelmişler ki bu şekilde usule uygun olmayan bir davranışta bulundular” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay