Gümüşhane’de aç kalan yaban hayvanları için seferberlik - Karabük Haber Postası
gumushanede ac kalan yaban hayvanlari icin seferberlik IDHig8aI
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Ocak, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Gümüşhane’de aç kalan yaban hayvanları için seferberlik

Gümüşhane’de yoğun kar yağışının ardından doğal besin kaynakları azalan yaban hayvanları için doğaya yem bırakıldı.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü (DKMP) tarafından organize edilen etkinlikte, yoğun kar nedeniyle yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanları için doğada belirlenen uygun noktalara ot ve buğday bırakıldı.

Ekiplerle omuz omuza vererek karla kaplı zeminde ot ve buğday çuvallarını taşıyan Vali Aydın Baruş, bu malzemeleri başta yaban keçileri olmak üzere yaban hayvanlarının kolaylıkla ulaşabileceği ve güvenle beslenebileceği şekilde bıraktı.

İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bilal Sarıdoğan ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü İlbeyi Aydın’ın da katılımıyla gerçekleştirilen programda açıklamalarda bulunan Vali Aydın Baruş, “Gümüşhane dağlarının süsü” olarak nitelendirilen yaban keçilerinin sayısının il genelinde 3 bini aştığını ifade etti.

Yemleme çalışmasının ardından yaban keçilerini gözlemleyen Vali Baruş, Gümüşhane’nin flora ve fauna açısından son derece zengin olduğuna dikkat çekerek, yüksek zirveler ve derin vadilerin yaban hayatı için doğal bir yaşam alanı oluşturduğunu vurguladı.

Yaban hayatının korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunun altını çizen Vali Baruş, yoğun kar yağışının etkili olduğu dönemlerde bu tür yemleme çalışmalarının Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından düzenli aralıklarla sürdürüldüğünü, bugün de yaklaşık 150 kilogram yonca ve 200 kilograma yakın buğdayın doğaya bırakıldığını belirtti.

Gümüşhane genelinde 3 bini aşkın yaban keçisi bulunduğunu ifade eden Vali Baruş, “Güzellikleriyle doğamıza çok önemli bir renk veriyorlar ve doğal yaşantımızın zenginliğine çok ciddi bir şekilde katkıda bulunuyor yaban keçilerimiz. Bunları korumak bütün Gümüşhaneliler olarak bizim sorumluluğumuz. Bunu her zaman övünerek söylüyoruz ki Gümüşhane insanı da burada mevcut bulunan yaban hayatına sahip çıkıyor. Onları korumak için elinden geleni yapıyor” diye konuştu.

Vatandaşlara önemli bir çağrıda bulunan Vali Baruş, yaban keçilerine ve diğer yaban hayvanlarına zarar vermeye yönelik her türlü yasa dışı faaliyetin derhal Jandarma ve Doğa Koruma ekiplerine bildirilmesini istedi.

Fotokapanlar, dürbünlü gözlemler ve saha denetimleriyle yaban hayatının sürekli takip edildiğini belirten Vali Baruş, “Doğa içerisindeki yaban hayatının hepsinin bir dengesi var, hepsinin bir yaratılış hikmeti var. Bu zenginliği devam ettirmemiz için bu hayatı da ciddi bir şekilde korumamız lazım. İlimizde de bu çalışmalar Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğümüzün fotokapanlarıyla, gözlem olanaklarıyla, dürbünle gözetleme sayesinde yoğun bir şekilde devam ediyor. Hayvanlarımızı korumayı sürdüreceğiz. Bu zenginliği gelecek nesillerimize iftiharla bırakacağız. Duyarlı tüm vatandaşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Gümüşhane’de kış şartlarının ağırlaştığı bu dönemlerde yaban hayvanlarının beslenme güçlüğü yaşamaları nedeniyle yaban hayatının korunması, ekosistem dengesinin sürdürülmesi, yaban hayvanlarının yerleşim alanlarına yönelmesinin ve insan-yaban hayvanı çatışmasının önlenmesi amacıyla, kontrollü ve bilinçli yemleme faaliyeti yapılıyor. Bu kapsamda Gümüşhane Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü yaban hayvanlarının ve kuş türlerinin aç kalmasını önlemek amacıyla 5 ton ot ile 10 ton buğday alımı gerçekleştirdi.

İl genelinde vatandaşların ve DKMP ekiplerinin yoğun koruma ve kontrol faaliyetlerinin etkisiyle Merkez ilçe sınırlarında 2011 yılında 7 olan yaban keçisi sayısı 2025 yılında binin üzerine çıkarken, il genelinde de 2025 yılında yapılan envanterde yaban keçisi sayısının 3 binin üzerine çıktığı belirlendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gw 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Nisan, 2026 13:19 tarihinde yayınlandı
0
0

ŞİRKET İFLASLARINDA ENDİŞE VERİCİ ARTIŞ

Dun & Bradstreet (D&B), işletmeler için ticari veri, analitik ve iş zekası çözümleri sunan küresel bir Amerikan şirketidir.
Şirketin açık ismi, Data Universal Numbering System (Veri Evrensel Numaralandırma Sistemi).
Yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip olan bu şirket, dünya genelindeki yüz milyonlarca işletmeye dair devasa bir veri tabanını yönetiyor.
Dun & Bradstreet’in Türkiye’deki faaliyetleri CRIF grubu tarafından yürütülüyor.

Dun & Bradstreet geçtiğimiz hafta Küresel İflas Raporunu açıkladı. Rapor, 2025 yılında küresel ölçekte şirket iflaslarının yüzde 7 artarak yükselişini sürdürdüğünü ortaya koydu.
Bir önceki yıla göre; küresel ölçekteki ortalama iflas yüzde 7 iken, bu oran Türkiye % 29

Türkiye’de 2024 yılında toplam 465 şirket iflas etmişti.
Şirket iflasları bir önceki yıla (2023) göre %23 oranında artış göstermişti. İflaslardaki artış artarak devam ediyor.

2025 yılında iflas sayısı biraz daha arttı, 573 şirkete ulaştı. Yıllık artış hızı ise %29 oldu
İflas kararlarının yanı sıra, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre 2025 yılında toplam 33 bin 270 şirket kapanmış, esnaf tarafında ise günde ortalama 330 iş yeri faaliyetlerini sonlandırmış.

Türkiye’de iflaslardaki artışın nedenleri; yüksek reel faiz ortamı, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı olarak görülüyor.

Sayıları az da olsa, şirket iflaslarında bizden daha kötü ülkeler de var.
Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu 45 ülkeden 28’inde (yüzde 62) bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında artış yaşandığı, 17 ülkede ise düşüş yaşandığını ortaya çıktı. Rapora göre, 2025 yılında Dun & Bradstreet tarafından incelenen 45 ülkede, 627 bin 575 şirket iflas etti.
2025 yılında bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında,
Arjantin, yüzde 65 artışla ilk sırada.
Yüzde 49 artışla Yunanistan incelenen ülkeler içerisinde ikinci olurken, Hong Kong yüzde 45 ile üçüncü sırada yer aldı. Hong Kong’u, yüzde 44 ile Suudi Arabistan, yüzde 41’lik artışla İsviçre takip etti. 2024 yılında bir önceki yıla göre şirket iflaslarında yüzde 6 gibi sınırlı bir artışın yaşandığı ABD’de ise, geçen yıl şirket iflaslarında yüzde 26 artış yaşandı.

Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alması,
İnşaat, perakende ve hizmet sektörlerinde iflas baskısının artırdı
Dun & Bradstreet’in, “2025 Küresel İflas Raporu”, iflas baskısının özellikle belirli sektörlerde yoğunlaştığını ortaya koydu. Raporda, inşaat, perakende, konaklama ve hizmet sektörlerinin yüksek faiz ve talep hassasiyeti nedeniyle birçok ülkede iflasların önemli bölümünü oluşturmaya devam ettiği belirtildi.

2025 yılının küresel ekonomi açısından belirgin bir normalleşme ve dengelenme sürecine işaret ettiğinin belirtildiği raporda, enerji ve gıda fiyatlarındaki gerileme, enflasyon baskılarının azalması ve önde gelen merkez bankalarının parasal gevşeme yönünde attığı adımların küresel ölçekte finansal koşulları görece iyileştirdiği vurgulandı. Türkiyede durum bunun tam tersi. Bizde gıda ve enerji fiyatları düşmediği için şirket iflasları daha da artacaktır

Raporda ayrıca, sektörel anlamda şu analize yer verildi: “Özellikle yüksek faiz oranlarının proje finansmanını zorlaştırması, maliyet enflasyonu ve talepteki yavaşlama, inşaat sektörü şirketlerinin bilançoları üzerinde ciddi baskı yaratıyor.

Perakende ile konaklama ve hizmet sektörlerinde ise tüketici talebindeki dalgalanma, artan operasyonel maliyetler ve sınırlı fiyatlama gücü başlıca risk unsurları arasında yer alıyor.

Bazı büyük ekonomilerde ise üretim ve hizmet sektörleri de talep zayıflığı ve maliyet baskıları nedeniyle risk altında kalmayı sürdürüyor.

Jeopolitik gelişmeler, ticaret modellerindeki değişim, döviz piyasalarındaki oynaklık ve politika belirsizliklerinin, şirketlerin finansal risk yönetimini şekillendirmeye devam edecektir.

Şirketlerin; müşterilerini, tedarikçilerini ve iş ortaklarını ortaya çıkabilecek stres sinyalleri açısından sürekli izlemek için yapay zekâ destekli, gerçek zamanlı veri ve içgörü araçlarından yararlanması gerekiyor. Kredi risklerinin, güvenilir ve temiz verilerle düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi; şirketleri koruyacak sağlıklı finansal risk kararlarının alınması açısından önem taşıyor.
Ayrıca iş ortaklarını çeşitlendirmek ve makroekonomik ile jeopolitik senaryolara yönelik alternatif planlar oluşturmak, şirketlerin dayanıklılığını önemli ölçüde artırabilir. En önemlisi ise karar alma süreçlerinin, piyasa algısı ya da kısa vadeli dalgalanmalardan değil; veri temelli içgörülerden beslenmesi gerekiyor.

Enerji fiyatlarındaki anormal artış, kontrolden çıkan ve artmaya devam eden enflasyon, dövizdeki dalgalanmalar ve piyasalardaki belirsizlik Türkiye’de şirket iflaslarının 2026 yılında da artmasına neden olacaktır.

İlyas Erbay