Tokat’taki Gök Medrese’nin restorasyonu sırasında, Genç Osmanlı dönemine ait 6 erzak küpü gün yüzüne çıkarıldı.
Tokat’ın kent meydanında bulunan ve 1275 yılında Muineddin Pervane Süleyman tarafından yaptırılan tarihi Gök Medrese, kapsamlı bir restorasyon sürecine girdi. Anadolu Selçuklu mimarisinin en seçkin örneklerinden biri olan yapı, iki katlı, iki eyvanlı, ortası açık avlulu ve revaklı planıyla dikkat çekiyor. Turkuaz renkteki çinilerle göz kamaştıran Gök Medrese, döneminin sanat ve mimari anlayışını yansıtan önemli bir eser olarak biliniyor. Tarihi boyunca çeşitli işlevler üstlenen yapı, medrese, akıl hastanesi ve bir bölümü türbe olarak kullanıldı. Daha sonra Tokat Şehir Müzesi olarak hizmet veren Gök Medrese, şimdi ise aslına uygun olarak restore edilerek geleceğe taşınacak.
Devasa küp bulundu
Restorasyon çalışmaları sırasında, Gök Medrese’nin bahçesinde yapılan kazılarda devasa erzak küpleri gün yüzüne çıkarıldı. Toplamda 6 adet olan bu küpler, restorasyonun ardından Musluağa Köşkü bahçesinde sergilenecek. Gök Medrese’nin restorasyonu ve bu değerli buluntuların sergilenmesi, Tokat’ın tarihine ışık tutmaya devam ediyor.
“Pişmiş topraktan yapılmıştır”
Küplerin Genç Osman döneminde yağ ve kuru gıdaların saklandığı depo olarak kullanıldığını söyleyen Tokat Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan, “Muineddin Süleyman Pervane tarafından 1275 yılında yaptırılan taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyeti ve koruması altında bulunan Tokat Gök Medrese’nin restorasyon sürecinde çevre düzenleme çalışmaları kapsamında Sivas Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun almış olduğu karar gereği müze refakatinde yaklaşık 6 ay süresince kazı çalışması yapılmıştır. Gök Medrese bahçesinde yapılan kazı çalışmasında Genç Osmanlı dönemine ait olduğu düşünülen 6 adet erzak depolama küpü açığa çıkarılmıştır. Genç Osmanlı dönemine ait olan pişmiş topraktan yapılmış küplerin üzerinde kalın yiv bezemeler, büyüklü küçüklü rozet süslemeler ile çentik bezemeler gibi süslemeler bulunmaktadır. Kazı çalışması sonucunda açığa çıkan küpler bölge müdürlüğümüzce Mevlevihane Vakıf Eserleri Müzesi bahçesinde koruma altına alınmıştır. Küpler için hazırlanan sergi platformu tamamlandığında Mevlevihane Vakıf Eserleri Müzesi içerisinde bulunan Musluağa Köşkü bahçesinde ziyarete açılacaktır” dedi.


Genç Osmanlı dönesine ait dev erzak küpleri gün yüzüne çıkarıldı
Safranbolu TSO’dan Mengen Aşçılık Kampı’na stratejik destek
Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), Bolu’nun Mengen ilçesinde düzenlenen 6. Mengen Aşçılık Kampı’na destek vererek Safranbolu safranının gastronomi alanındaki doğru kullanımına yönelik bilimsel bir çalışma sundu.
Yaklaşık 90 üniversiteden akademisyen, öğrenci ve şefin katıldığı organizasyonda, Safranbolu’nun coğrafi işaretli ürünlerinden biri olan safran ön plana çıkarıldı.
Etkinlik kapsamında katılımcılara “Safranbolu Safranı Tarifnamesi” adlı kitap dağıtıldı. Çalışmada safranın gastronomide doğru kullanımı, aroma yönetimi, ekstraksiyon teknikleri ve sık yapılan hatalar bilimsel ve uygulamalı olarak ele alındı.
Safranbolu TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe, safranın yalnızca bir baharat değil aynı zamanda kültürel ve ekonomik bir değer olduğunu belirterek, doğru kullanımın önemine dikkat çekti.
Altuntepe, Mengen Aşçılık Kampı gibi geniş katılımlı bir organizasyonda yaklaşık 90 üniversiteye ulaşmanın önemli bir adım olduğunu vurgulayarak, hazırlanan çalışmanın sahadaki yanlış kullanım alışkanlıklarını düzeltmeye yönelik rehber niteliği taşıdığını ifade etti.
Etkinlikte, Safranbolu safranının gastronomide bilimsel temelli yaklaşımla ele alınmasının, ürünün ulusal ve uluslararası alanda değerinin artırılmasına katkı sağlayacağı belirtildi.

