Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
18 Eylül, 2023 10:40 tarihinde yayınlandı
0

Gazeteci Fatih Altaylı’ya iddianame

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Altaylı’nın Din İşleri Yüksek Kurulu’nun verdiği fetva ve görüşle ilgili paylaşımındaki üslup ve ifadelerin, “sövme” niteliğinde olduğu belirtildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya hesabından Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu başkanı ve üyelerine kullandığı ifadeler nedeniyle gazeteci Fatih Altaylı hakkında “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen hakaret” suçundan 6 aydan 4 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenledi.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu başkanı ve 15 üyesinin mağdur olarak yer aldığı iddianamede Altaylı’ nın sosyal medya hesabından 17 Şubat tarihinde mağdurlara yönelik “Yahu siz gerçekten sapıksınız anladık da diyanet gibi bir kurumda ne işiniz var. Sapıklar. Gidin porno sektörüne girin. Atatürk’ün millete doğru düzgün din bilgisi verilsin diye kurduğu kurumu sapık muhayyileniz ile kirletmeyin” şeklindeki paylaşımı üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Altaylı’nın savunmasında söz konusu sosyal medya paylaşımını kendisinin yaptığı, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında olduğundan üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği aktarılan iddianamede, sanığın olay tarihinde ulusal çapta haber yapan televizyon ve gazetede yayınlar yapan tanınmış bir basın mensubu olarak, kamusal ilgi ve menfaat olan konularda yayın yapma haber verme, yazı yazman eleştirme, tepki gösterme, halkı bilgilendirme ve gerçeğe uygun yayınlar yapma gibi görevleri olduğunu kaydedildi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi ve yerleşik yargı içtihatları ışığında sanığın görevini yerine getirirken basın hürriyeti kapsamında, yayın yapma, tepki ve eleştiri hakkının belirli sınırları olduğu hatırlatılan iddianamede, Altaylı’nın açıklamasının eleştiri sınırlarını aşarak olayın muhatabı olan mağdurlara yönelik alenen hakaret suçunu oluşturduğu ifade edildi.
İddianamede şu tespitlere yer verildi:
“Somut olayda tanınmış bir gazeteci, basın mensubu ve yazar olarak sanığın Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun verdiği fetva ve görüş ile ilgili eleştirme ve tepki göstermesinde basın hürriyeti anlamında kamusal ilgi ve menfaat bulunduğu kabul edilse de, yapılan paylaşımın basının mesleki ve evrensel ilke, kural, değer ve standartlarına uygun olduğundan bahsedilemeyeceği, kullanılan üslup ve ifadelerin doğrudan doğruya mağdurlara sövme niteliğinde olduğu, mağdurların şeref, onur ve saygınlıklarını rencide edebilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.”
Ankara 61. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Altaylı’nın “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen hakaret” suçundan 6 aydan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
5d54e2fd 22a6 4ce3 91b0 2d586b60491d
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
30 Mayıs, 2026 14:43 tarihinde yayınlandı
0

Gerede Çayı İçin Haykırış

Gerede Çayı’nda uzun yıllardır devam eden çevre kirliliğine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen protesto gösterisinde yüzlerce vatandaş bir araya geldi.

Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu öncülüğünde gerçekleştirilen eylemde, sanayi kaynaklı kirliliğin bölge halkının sağlığını ve doğal yaşamı tehdit ettiği vurgulandı.

Ellerinde pankart ve dövizlerle alanda toplanan vatandaşlar, Gerede Çayı’ndaki kirliliğin artık yalnızca çevresel bir sorun olmaktan çıktığını, halk sağlığını doğrudan etkileyen ciddi bir mesele haline geldiğini ifade etti. Platform üyeleri tarafından yapılan açıklamada, çayın yıllardır sanayi atıkları nedeniyle ciddi kirliliğe maruz kaldığı ve sorunun çözümüne yönelik verilen sözlerin yerine getirilmediği öne sürüldü.

288 KİLOMETRELİK HAVZA ETKİLENİYOR

Platform adına yapılan açıklamada, Gerede Çayı’ndaki kirliliğin yalnızca Gerede ilçesini değil, yaklaşık 288 kilometrelik su havzası boyunca birçok yerleşim yerini etkileyerek Karadeniz’e kadar uzanan geniş bir alanı tehdit ettiği belirtildi.

Açıklamada, “Bu yalnızca bir dere meselesi değil, suyun geçtiği tüm bölgelerin geleceği meselesidir” ifadelerine yer verilerek sorunun ulusal ölçekte değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.

“TÜM YOLLARI DENEDİK”

Gösteri sırasında konuşan vatandaşlar, yıllardır çeşitli kurumlara başvurduklarını, hukuki süreçleri işlettiklerini ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla girişimlerde bulunduklarını belirtti.

Katılımcılar, dilekçe verdiklerini, dava açtıklarını, su analizleri yaptırdıklarını ve konuyu basın aracılığıyla gündeme taşıdıklarını ifade ederek sorunun çözümü için somut adımlar beklediklerini dile getirdi.

Bazı vatandaşlar ise Gerede Çayı’ndan aldıkları kirli su örneklerini bidonlarla alana getirerek mevcut durumu gözler önüne serdi.

“İNSAN HAYATI PARADAN DAHA DEĞERLİ”

Eylemde çocuklar ve ailelerin taşıdığı “İnsan hayatı paradan daha değerlidir” yazılı pankartlar dikkat çekti. Katılımcılar, sanayi faaliyetlerine karşı olmadıklarını ancak çevreye zarar vermeyen ve sürdürülebilir üretim anlayışının benimsenmesini istediklerini belirtti.

TEMİZ SU TALEBİ

Gösterinin ilerleyen saatlerinde yol kenarında toplanan vatandaşlar sloganlar atarak seslerini duyurmaya çalıştı. Eylem nedeniyle bölgede zaman zaman araç yoğunluğu yaşanırken, çevrede bulunan bazı vatandaşların da protestoya destek verdiği görüldü.

“Temiz su istiyoruz” ve “Çocuklarımıza yaşanabilir bir gelecek bırakmak istiyoruz” sloganları atan katılımcılar, Gerede Çayı temizlenene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

YETKİLİLERE ÇAĞRI

Platform tarafından yapılan açıklamada, çevre ve halk sağlığını ilgilendiren bu sorunun çözümü için ilgili kurumların daha etkin ve kararlı adımlar atması gerektiği vurgulandı.

Vatandaşlar, yetkililerin bölgeye gelerek Gerede Çayı’ndaki mevcut durumu yerinde incelemelerini talep ederken, “Gerede Çayı temiz akana kadar mücadelemiz sürecek” mesajını verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin