Reklam
Reklam
SERT2
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
28 Nisan, 2025 16:04 tarihinde yayınlandı
0

Demir: “Şirketimiz Kimsenin Arka Bahçesi Değil”

KARDEMİR’in 2024 yılı faaliyetlerinin görüşüldüğü Olağan Genel Kurul toplantısında konuşan KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Demir, son günlerde şirket yönetimini hedef alan eleştirilere yönelik sert açıklamalarda bulundu. Demir; ” Bu şirket ne birilerinin arka bahçesi, ne de yöneticileri birilerinin emir eridir. Bunu sağda solda tezgah yapanlara bir kez daha hatırlatmayı borç biliyorum” dedi.

KARDEMİR, 2024 yılı faaliyetlerinin değerlendirildiği Olağan Genel Kurul toplantısını, KARDEMİR Eğitim ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Toplantıya KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, yönetim kurulu üyeleri ve pay sahipleri katıldı. Genel Kurul, 362 milyon lot (%31) ve 79 milyon (%6) elektronik katılım ile toplamda 441 milyon lot (%38.71) ile yeterli sayıya ulaşarak gerçekleştirildi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan Genel Kurulun açılış konuşmasını yapan  KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, çelik piyasası ile ilgili açıklamalarda bulunurken, fabrikanın ihracat, satış, yatırım ve üretimi ile ilgili bilgilendirmelerde bulundu.

Çevre yatırımlarının ve kaliteli çelik üretimi için yapılan yatırımların tamamlandığını vurgulayan Demir, diğer yatırımların da devam etmekte olduğunu dile getirdi.

Yönetim Kurulu Başkanı Demir, KARDEMİR yönetimini eleştirenlere de cevap verdi. Düşen fiyatlar ve enflasyon muhasebesinin olumsuz etkilerini göz ardı eden eleştirmenlere karşı açıklamalarda bulunan Demir, “Düşen fiyatları ve enflasyon muhasebesinin getirdiği olumsuz etkileri görmezden gelerek, geçmiş bir kaç dönemdeki sektörün yükselmelerini referans gösterip, şirket yönetimini sürekli karalamaya çalışanlara mesajımız şudur. Sağda solda kurnaz rakam yuvarlamaları yaparak mesela 3 Milyar 31 Milyon olan zararımızı 969 Milyon daha kafadan ekleyerek 4 milyon 4 milyar yapmak gibi. Kütüğün 10 dolar fiyatla daha yüksek  satıldığı günlerle bugünkü kriz günlerini karşılaştırarak karalama yapanlara hatırlatıyorum. Şirketten çok tabi olarak kar payı beklentisi olan hissedarlarımıza duyuruyoruz ki , tüm sektör yeşil çeliğe hazırlık yaparken, temiz enerji, daha az kirlilik ve atık, daha verimli çalışma,  bilimi ve teknolojiyi her zaman içine katarak daha çok katma değerli ürün ihracatı, demir çelik zincirini alt şirketler vasıtasıyla, daha nitelikli işler gibi parametreler bu şirketin çıkış yoludur. Bununla beraber hammadde fiyatlarında dünya dengeleri içinde çok büyük bir fiyat avantajı yakalamanın güçlüğünü bilsek de yine de alırken kazanma prensibini gözden kaçırmadan, bazı globalcilerin oyuncağı olmadan, üretim girdilerindeki giderlerimizi kısmak, işletme ve genel giderleri her kalemde azami ölçüde azaltmak ve verimliliği öncelemek, katma değerleri ürünlerimizi dünyanın dört bir yanında sertifikalandırarak pazarlayarak satmak suretiyle bir çıkış yakalamak amacındayız.  Bu şirket ne birilerinin arka bahçesi, ne de yöneticileri birilerinin emir eridir. Bunu sağda solda tezgah yapanlara bir kez daha hatırlatmayı borç biliyorum” dedi. Karabüklülere de mesaj veren Demir, “KARDEMİR  bir Türkiye şirketidir, hissedarları geniş bir kitledir ve hatta yabancı hissedarlar da vardır. Ancak Karabük’te bulunmak, dahili geçmiş ve değerler, şehirle bütünleşmiş bir yapı düşünüldüğünde muhtelif yardım ve destekler  faaliyetlerimiz ile işe alımlarımızın odağında yine Karabük olması gayet tabiidir. Bu politikamız  Karabük’le mevcut ve geçmiş  çalışmalarımız için bir düstur olacaktır ve Karabük’e bu katma değeri sağlamaya gayret edeceğiz. Türkiye şirketi olduğumuzu unutmadan ama her zaman Karabük halkının omuzlarında yükseldiğimizi bilerek yolumuza devam edeceğiz. Bu bağlamda zor bir dönem geçirmemize rağmen, zor günleri aşmak için en büyük gücümüzün çalışanlarımızın olduğunu bilinciyle toplu sözleşmede de onlara destek vermek istedik.  Onların da mümkün olanın da ötesinde bir gayretle karlılık ve verimlilik yönünde alınacak tedbirlerin, gösterilecek gayretin merkezinde en büyük destekçi olacaklarına inancımız tamdır. Yönetimimiz dün olduğu gibi bugün paydaşlarımızın bizlere emaneti olan ülkemizin bu büyük ve stratejik tesisini korumak ve geliştirmek adına her türlü adımı atacaktır” dedi.

Haber videosu için TIKLAYINIZ!

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
02 Haziran, 2026 13:57 tarihinde yayınlandı
0

MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…

21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…

Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…

Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…

Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…

Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…

Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…

Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…

Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…

Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…

Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…

Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…

Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…

Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…

Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Bizi sosyal medyadan takip edin