Karabük Postası tarafından
03 Ağustos, 2017 13:21 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

ÇAYLI:“Yenice Belediye Başkanını su için arayan olmamıştır.”        

Yenice Belediyesi, Yortan Belediyesine su verilmediği yönde çıkan haberlerin yalan ve mesnetsiz olduğunu açıkladı Karabük’ün Yenice ilçe Belediyesi tarafından açıklamada, basın ahlak ve ilkelerine karşı bir şekilde internet haberciliği adı altında yazılan haberlerin gerçeği anlatmadığı ve tek taraflı olarak ısmarlama haberlerin yapılarak belediyeye zarar verilmeye çalışıldığı da belirtildi. Sözde internet haberciliği altında yapılan bir takım haberlerin ve son olarak da ‘AK Partili belediyeden, AK Partili belediyeye su yok’ başlığı altında yapılan haberin tamamen uydurma ve sipariş haber olduğu ifade edilen açıklamada, “Belediyemiz hakkında özellikle bazı kişi veya kişilerce son zamanlarda karalama ve iftiraya yönelik haberlerin yapılması bizleri oldukça üzmüştür. Kendini sözde gazeteci olduğunu iddia eden, basın ahlak ve ilkelerine riayet etmeyen kişilerin yaptığı yalan ve uydurma haberlere hiçbir şekilde itibar etmiyoruz. Kaldı ki, tamamen sipariş ve ısmarlama olan haberin içeriğinde Yortan Belediye Başkanı, Orman İşletmesini aramış, suyu oradan istemiş ve vanaların yerini oradan öğrenmiş. Görülüyor ki, Yortan Belediye Başkanı nezaketen Yenice Belediye Başkanını arayıp su istemesi gerekirken Yenice Orman İşletmesini aramıştır. Yani Yenice Belediye Başkanını su için arayan olmamıştır. Yenice Belediyesi, su isteyen her kuruma su vermektedir. Yortan Belediye Başkanı nezaketen Yenice Belediye Başkanını arayıp su isteseydi, onun talebine de olumlu cevap verilirdi. Halkın bir tepkisi var ise bu tepki nezaketsizlik örneği gösterdiği için Yılmaz Tiryaki’ye olması gerekir. Çünkü, Yortan Belde Belediye Başkanı Yılmaz Tiryaki Yenice Belediye Başkanını arayıp su istemesi gerekirdi. Belediye Başkanımız Zeki Çaylı’nın başkanlığındaki Yenice Belediyesi, Yenice’yi bir bütün olarak görmektedir ve görmeye devam edecektir. Halkımız, şartlar ne olursa olsun başımızın tacıdır. Halkımıza tüm araç ve gereçlerimizle hizmet getirmeye devam edeceğiz. Bu haberleri yapan şahısların özellikle Yenice Belediyesi’ne ve Belediye Başkanımıza sebebini bilemediğimiz bir nefreti ve bakış açısı olduğu gibi bu şahsın ısmarlama haberlerin basın ahlak ve ilkelerine de karşı olduğunu belirtiriz” ifadelerine yer verildi.
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.