Reklam
Reklam
bu sutunlar 642 yillik caminin sigortasi E5E9DdCS jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Mayıs, 2024 20:24 tarihinde yayınlandı
0

Bu sütunlar 642 yıllık caminin sigortası

Bolu’da 1382 yılında yapılan ve 2 yangın, 3 büyük deprem yaşayan Yıldırım Bayezid Camii’nin sigortası olarak adlandırılan denge sütunları ilk günkü gibi çalışıyor.

Bolu’da, Büyük Cami Mahallesi’nde bulunan ve 1382 yılında Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılan 642 yıllık tarihi Yıldırım Bayezid Camii, mihrabının her iki yanında bulunan denge sütunlarıyla görenleri hayrete düşürüyor. O yıllarda ahşap olan bu cami 1891 yılında yanmış ve 1899 yılında ise kubbeli olarak yeniden yapılmıştır. 1944 yıllarında hasar görürken orijinali yer yer bozularak onarıldı. Çiftminareli, tek kubbeli olan caminin iç mekanları Türk motifleri ile süslendi. 642 yıldır ayakta kalan Yıldırım Bayezid caminin en büyük özelliği mihrabın her iki tarafında dönen denge sütunları. Sütunlar caminin statik dengesini ve geçirdiği depremlerde herhangi bir hasar alıp almadığını gösteriyor. Yaşanan afet sonrasında eğer sütunlar dönmezse, caminin temelinde veya dengesinde bir bozukluk olduğu anlaşılıyor.

“Şu anda 650 yıllık bir yapının içerisindeyiz”

Her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiye Bolu’yu tanıtan turist rehberi Levent Kahveci, “Şu anda 650 yıllık bir yapının içerisindeyiz. Yıldırım Bayezid Camii, Bolu’da bilinen ismiyle Büyük Cami’deyiz. Büyük Cami denmesinin sebebini açıklayayım. Osmanlı döneminde hüküm sürülen her yere ‘Cuma Camisi’ yapılırmış. Hanefi mezhebine göre ‘Cuma Camisi’ Cuma namazları en büyük camide ve hep beraber kılınmalıdır. Eğer en büyük cami dolmaz ise diğer camilerde kılınan namazlar geçersizdir. Bu yüzden Cuma namazının sonunda Zuhr-i âhir namazı da kılınır ki Cuma namazı kabul olmazsa o günkü öğle namazının yerine geçsin diye. O dönemde Cuma namazının ana amacı, yöneticiler namazı kıldırır, minbere çıkarak hutbeyi okurlar. Duyurulması gereken ne varsa halka duyururlar” ifadelerini kullandı.

“Buradaki sütunlar eğer hareket edebiliyorlarsa temelleri sağlam demektir”

Caminin çevresine yapılan hamamlar ve dükkanlara da değinen Kahveci, “Bu camiyi Yıldırım Bayezid, şehzadeliği döneminde yaptırmıştır. Bayezid, camiyi yakınında bulunan orta hamamla birlikte yaptırmıştır. Eskiden camiler külliye şeklinde yapılırdı. Yani caminin yanında mutlaka ya hanlar yapılır ya da dükkanlar yapılırdı. Oranın geliriyle cami kendini idame ettirirmiş. Bu cami 2. Abdülhamit döneminde bir tadilat geçirmiştir. Camiye birkaç ekleme de yapılmıştır. Bu caminin en güzel özelliklerinden bir tanesi mihrapta bulunan deprem sütunları. Anadolu’da birkaç camide daha bunların örneğini görmekteyiz. Buradaki sütunlar eğer hareket edebiliyorlarsa temelleri sağlam demektir” diye konuştu.

“Bu sütunlar, aslında camimizin sigortası”

Caminin mihrabında bulunan 2 sütunun, caminin sigortası olduğunu dile getiren Levent Kahveci, “Bu sütunlar, aslında camimizin sigortası olarak da adlandırılabilir. Temelinde herhangi bir kayma veya hasar oluştuğunda bu sütunlar dönmez hale gelir. Sütunlar dönmez hale geldiğinde de mimarlar anlarlar ki caminin temeli bakıma ihtiyacı vardır” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
manset
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
07 Haziran, 2026 15:04 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KBÜ’NÜN KURULUŞUNDA KRİTİK MÜDAHALE

Karabük’ün son 20 yılda yaşadığı en büyük dönüşümlerin başında gösterilen Karabük Üniversitesi’nin kuruluş sürecine ilişkin dikkat çekici bir detay, üniversitenin 19. kuruluş yıl dönümü programında ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı. Bugün on binlerce öğrencisi, akademik kadrosu ve uluslararası yapısıyla Türkiye’nin önemli yükseköğretim kurumları arasında yer alan Karabük Üniversitesi’nin kuruluşunun, kritik bir siyasi müdahale sayesinde mümkün olduğu ortaya çıktı.

15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen kuruluş yıl dönümü programında konuşan AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin, üniversitenin kuruluş aşamasında yaşanan ve bugüne kadar kamuoyuna yansımayan önemli bir süreci anlattı.

Şahin’in verdiği bilgilere göre, 2007 yılında Türkiye genelinde yeni üniversitelerin kurulmasına yönelik hazırlanan taslak çalışma Bakanlar Kurulu gündemine geldiğinde Karabük’ün adı üniversite kurulacak iller arasında yer almıyordu. Sanayi kenti kimliğiyle öne çıkan Karabük, yükseköğretim alanında uzun yıllardır beklediği yatırımı alamamış ve kendi üniversitesine kavuşamamıştı.

“KARABÜK NASIL OLMAZ?”

Taslağı inceleyen dönemin Başbakan Yardımcısı ve Karabük siyasetinin en önemli isimlerinden biri olan Mehmet Ali Şahin, Karabük’ün listede bulunmadığını görünce duruma sert şekilde itiraz etti. Şahin’in aktardığına göre, “Karabük nasıl olmaz?” diyerek sürece doğrudan müdahil olan Mehmet Ali Şahin, üniversitenin kurulacak iller arasına eklenmesi konusunda güçlü bir irade ortaya koydu.

Karabük’ün üniversiteye sahip olmasının şehir için hayati önemde olduğunu savunan Şahin’in, kararnamenin bu haliyle önüne gelmesi durumunda imza atmayacağını açık şekilde ifade ettiği belirtildi. “Bu kararnameyi imzalamam” sözleriyle tavrını net biçimde ortaya koyan Şahin’in, dönemin Başbakanı ile bu konuda bir süre görüş ayrılığı yaşadığı da ifade edildi.

Yapılan değerlendirmeler ve görüşmelerin ardından Karabük’ün de listeye dahil edildiği, böylece şehrin uzun yıllardır beklediği üniversite hayalinin gerçeğe dönüştüğü kaydedildi.

KARABÜK’ÜN KADERİNİ DEĞİŞTİREN KARAR

Aradan geçen 19 yılda Karabük Üniversitesi yalnızca bir eğitim kurumu olmanın ötesine geçerek şehrin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısında önemli değişimlere öncülük etti. Türkiye’nin dört bir yanından ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen öğrenciler sayesinde Karabük, genç ve dinamik bir nüfus yapısına kavuştu.

Üniversitenin kurulmasıyla birlikte kentte konut sektöründen ticarete, ulaşımdan hizmet sektörüne kadar birçok alanda önemli hareketlilik yaşandı. Akademik faaliyetlerin yanı sıra bilimsel çalışmalar, uluslararası projeler ve sosyal etkinlikler sayesinde Karabük’ün adı ulusal ve uluslararası platformlarda daha fazla duyulmaya başladı.

Bugün binlerce öğrencinin eğitim aldığı, yüzlerce akademisyenin görev yaptığı ve çok sayıda ülkeden uluslararası öğrencinin tercih ettiği Karabük Üniversitesi, kuruluş aşamasında verilen mücadelenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

VEFA VE TEŞEKKÜR MESAJI

Kuruluş yıl dönümü programında konuşmacılar, üniversitenin bugün ulaştığı seviyenin tesadüf olmadığını vurgulayarak, kuruluş sürecinde emeği geçen tüm kişi ve kurumlara teşekkür etti.

Özellikle dönemin Başbakan Yardımcısı, Adalet Bakanı, Gençlik ve Spor Bakanı, TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olarak görev yapan Mehmet Ali Şahin’in Karabük Üniversitesi’nin kuruluşunda gösterdiği kararlı duruşun, şehrin geleceğini şekillendiren tarihi adımlardan biri olduğu ifade edildi.

BİR ŞEHRİN GELECEĞİNE ATILAN İMZA

Karabük Üniversitesi’nin kuruluş hikayesinde ortaya çıkan bu önemli detay, bazen bir şehrin kaderinin yalnızca bürokratik süreçlerle değil, o şehrin geleceğine inanan ve mücadele eden insanların kararlılığıyla değişebildiğini gösteriyor.

Bugün Karabük’ün eğitim, ekonomi ve sosyal yaşamına yön veren en önemli kurumlardan biri haline gelen Karabük Üniversitesi’nin temelinde, şehrin hak ettiği yatırımı alması için verilen güçlü bir mücadele ve vazgeçilmeyen bir irade bulunuyor. Yıllar sonra gün yüzüne çıkan bu hatıra da Karabük Üniversitesi’nin kuruluş sürecinin ne kadar zorlu ancak bir o kadar da anlamlı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin