karabuk
İmsak 05:48
Güneş 07:13
Öğle 13:06
İkindi 16:16
Akşam 18:50
Yatsı 20:09
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
bu sanatin tarihi mo 4 binli yillara dayaniyor C8trl5Un
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Ocak, 2025 12:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Bu sanatın tarihi M.Ö. 4 binli yıllara dayanıyor

Tarihi M.Ö 4 binli yıllarına kadar dayanan Kaytan dokumacılık unutulmaya yüz tutmuş el sanatları ortasında yerini alsa da, günümüzde düzenlenen kurslar sayesinde yaşatılmaya çalışılıyor.
Kaytan (Çarpana) dokuma, M.Ö 4 bin yıllarında günümüze kadar gelen dokuma tekniği olurken, Anadolu’da çok eski bir gelenek olarak sürdürülüyor. Çarpana dokumalar, öbür dokumalar üzere bilhassa turistlerin ağır olduğu yerlerde ilgi görürken, üretimin eski dokumalarla çok benzerlik göstermemesi ilginin az olmasına neden oluyor. Çarpana genelde, sepet, çuval, heybelerde sap olarak hayvanların koşum ekiplerinde (süslemede), bayan giysilerinde (baş süslemesinde, çocuk kundağı, beşik v.s) erkek giysilerinde (barutluk, fişek çantası, kılıç askısı v.s) günümüzde ise mesken aksesuarlarında, giysi aksesuarlarında kullanılıyor.
Trabzon’da Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde Alacahan’da faaliyet gösteren ‘Kaytan’ dokuma kurslarına gençler de ilgi göstermesi dikkat çekti.
Ortahisar Halk Eğitim Merkezi Kaytan dokuma usta öğreticisi Aslı Kurnaz, Kaytan dokumanın tarihinin milattan önceye dayandığını belirterek “Kaytan dokuma çok eski yıllara dayanıyor. Tarihi M.Ö 4 binli yıllarına kadar gidiyor. Günümüzde Trabzon’un Şalpazarı, Tonya ve Düzköy’de kaytan dokuma hala devam etmekte. Kaytan, Türkiye’nin birçok yerinde dokunuyor lakin sistemlerimiz farklı olup çıkan sonuç birebirdir ikisi de iptir. Kartlarla dokunan, tezgâhlarda dokunanlar var. Daha evvelce toprağa çakılı dokunurmuş biz de sınıf ortamında tezgâhlarda dokuyoruz. Evvelce yük ipi, sepet bağı, jenerasyon bağı olarak kullanılıyordu. Artık biz bunlarla çanta sapları, bileklikler, kolyeler, küpeler, masa örtüleri kemer üzere bir çok eserlere uyguladık. Kaytan dokuma unutulmaya yüz tutmuş dokumaların ortasında içinde yer alıyor. Kurslarımıza bu yıl bayağı talep var. Ortalarında 18 yaşında olan kursiyerler bile var” dedi.
Kursiyerlerden 18 yaşındaki Ceren Buyruk, kaytan öğrenmenin kendisi için eğlenceli olduğunu tabir ederek “Yaz mevsiminden beri kursa geliyorum. Benim için eğlenceli güzel” sözlerini kullanırken, Yıldız Erten ise ” Emekli memurum. Kursa yeni başladım. Kaytan öğrenerek kendimi rahatlatıyorum” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
vq2
Asuman Doğan tarafından
04 Mart, 2026 14:59 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

DOĞDU: “ATATÜRK, TÜRK MİLLETİNİN YÜCE DEĞERİDİR”

Sosyal medya platformu X'te paylaştığı bir videoda, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında "İslami yönü iyi değil", "İslam'ı yok etmiş" ve "İslam düşmanı" gibi yakışıksız ifadeler kullanan Sağlık-Sen Karabük Şubesi Başkan Yardımcısı Nurettin Çamlıca, kent gündeminde infial yarattı. Gazetemizde yer alan haberin ardından Karabük kamuoyundan tepkiler peş peşe geldi.

“ATATÜRK, TÜRK MİLLETİNİN YÜCE DEĞERİDİR”

Kamu-Sen Karabük İl Temsilcisi Sadık Doğdu, yaptığı yazılı açıklamayla Çamlıca’yı ve bağlı bulunduğu sendikayı kınadı. Doğdu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Karabük'te, ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili bir sendika temsilcisinden ağza alınmayacak sözler sarf edilmiştir. Kamu-Sen İl Temsilciliği olarak bu arkadaşımızı ve bu sendikayı şiddetli bir şekilde kınıyoruz.

Atatürk demek; inanmış bir insan, üstün nitelikli bir dava adamı demektir. Atatürk demek; vatan ve milletin saadeti ve selameti demektir. Atatürk demek; Milli Mücadele'nin başı, Cumhuriyet'in başı ve Türkiye'nin banisi demektir. Aziz Atatürk, emperyalizmle vuruşa vuruşa, imparatorluğumuzun enkazı altında tomurcuklanmış yeni Türk Devleti'ni iman ve irade gücüyle ortaya çıkarmıştır. Selanik'te pembe boyalı ahşap evde doğup, Türk vatanını zulmün pençesinden kurtararak Cumhuriyet'in doğuşunu sağlamıştır.

Atatürk, Türk Milleti'nin yüce bir değeridir, kurucu bir liderdir, ilk Cumhurbaşkanımızdır. Türk Devleti'ni kuran ecdadımız neyse, Türk Milleti'nin gönlündeki yerleri nasılsa; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk de tıpkı onlar gibidir.

Sevmeyeni sevmeyiz. Ne kirli ellerin dokunmasına, ne de kötü bir söz söylenmesine müsaade ederiz, buna tahammülümüz yoktur. Burası Türkiye Cumhuriyeti'dir. Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Sahibi ve mensubu olmaktan gurur duyduğumuz Aziz Türk Milleti'dir. Ne Mutlu Türküm Diyene!"

Bizi sosyal medyadan takip edin