Çorum Belediyesi’nin ev sahipliğinde ve Bedesten’de sergilenen kutsal emanetler Kadir Gecesi’nde vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.
Çorum Belediyesi öncülüğünde “Kutsal Emanetler Sergisi” Ramazan ayının ve Kadir Gecesi’nin manevi atmosferinde ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. 17 Mart tarihine kadar Bedesten’de ziyarete açık olacak olan sergi, 3 gün boyunca iftardan önce 13.00-18.00, iftardan sonra 20.00-23.00 saatleri arasında vatandaşların ziyaretine sunuluyor. Sergide, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (Sallallahu teala aleyhi ve sellem) ait Sakal-ı Şerif, Saç-ı Şerif ve Nal-ı Şerif gibi önemli emanetlerin yanı sıra Mescid-i Nebevi ve Kabe örtüleri, Kabe’nin anahtarı, Osmanlı dönemine ait nişaneler ve daha birçok kıymetli eser yer aldı. Yoğun katılımın sağlandığı sergide vatandaşlar İslam’a ait değerleri bir arada görebilme fırsatı yakaladı.
Kılınan teravih namazının ardından eşiyle birlikte kutsal emanetleri görmeye gelen Metin Göktepe, “Aydan hayırlı olan Kadir Gecesi bütün İslam alemine hayırlı ve uğurlu olsun. Kutsal eserlerle beraber belediyemiz bizi faydalandırdığı için çok teşekkür ediyoruz” dedi.
Çorumlu vatandaşlara manevi atmosferden nasibini almaları gerektiğini söyleyen Hayrettin Köybaşı, “Bu mübarek Kadir Gecesi’nde camilerde ibadetlerimizi yaptıktan sonra ziyaret edelim dedik. Kutsal emanetlerin feyzinden, bereketinden, kokusundan faydalanalım dedik. Bütün Çorum halkının buraya gelerek bu manevi atmosferden nasibini almasını diliyoruz” diye konuştu.
Katılım sağladığı sergide bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Hüseyin Emre Erkoç, “Güzel bir katılım yani ben gayet etkilendim içeride kaldığımı söylüyorum. Osmanlı döneminden kalma eşyalar, Peygamber Efendimizin eşyalarını gördük. Yani gayet mutlu olduk böyle bir durum olduğunu ve bu etkinlikten” şeklinde ifade etti.
Sergilenen hatıraları yerinde görmek için katılım sağladığını söyleyen Haktan Öncel, “Peygamber Efendimiz’in saçı ve sakalı şerifini görmek için ve onun döneminden kalan hatıraları görmek için buradayım. Atmosfer gerçekten çok güzel. Arkadan gelen ilahi sesi buraya huzurlu bir ortam katıyor” dedi.


Çorum’da Kadir Gecesi’nde kutsal emanetlere yoğun ilgi
MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…
21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…
Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…
Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…
Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…
Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…
Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…
Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…
Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…
Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…
Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…
Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…
Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…
Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…
Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


