Reklam
Reklam

Beşiktaş Başkanı Çebi Kongreye Karabük Sözleri ile Başladı

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
02 Aralık, 2023 15:28 tarihinde yayınlandı
0

Beşiktaş Kulübü Başkanı Ahmet Nur Çebi, olağan idari ve mali genel kurul toplantısında genel kurul üyelerine seslendi. Çebi, “Ben 6 yaşında ilkokula önlüğümün altında Beşiktaş formasıyla gittim. Ben o günden beri Beşiktaş’a aşığım, aşık” dedi.
Beşiktaş’ta olağan idari ve mali genel kurul toplantısı, Akatlar Spor Kompleksi’nde gerçekleştiriliyor. Toplantıda Başkan Ahmet Nur Çebi de genel kurul üyelerine seslendi.

“Beşiktaş’a aşığım”
Kulüpte 6.5 yıl ikinci başkanlık, 4.5 yıl başkanlık dönemi geçirdiğini hatırlatarak sözlerine başlayan Çebi, “Bunun için içtenlikle beni bu göreve tayin eden genel kurula teşekkür ediyorum. Beşiktaşlı olduğunu söyleyen hiçbir Beşiktaşlının, Beşiktaşlılığını tartışmayalım. Saygı duyup değer verelim. 5 yaşında Karabük’e geldim. Karabük’te işçi bir kasabada büyüdüm. Ben 6 yaşında ilkokula önlüğümün altında Beşiktaş formasıyla gittim. Ben o günden beri Beşiktaş’a aşığım, aşık” ifadelerin kullandı.

Video İçin Tıklayınız!

“Kulübü 600-700 milyon TL tasarruf ettirdik”
Göreve geldiklerinde banka yapılandırması nedeniyle Beşiktaş’ın tüm gelirlerinin bankalara temlikli olduğunu hatırlatan Başkan Çebi, “Birçok sıkıntımız vardı. Elektrikten suya, ödenmemiş aylarca maaşlar vardı. Ben elimden geldiğince elimi taşın altına koymaya çalıştım. Vazifemi yapmaya çalıştım. Özellikle eylül ayında UEFA’ya verilmesi gereken temiz kağıdı, UEFA’ya yazı yazılarak ekime sonuna ertelendi. Bugünün 400 milyon TL’si olan parayı tedarik ettik. Pandemi zor bir dönemdi, hiçbir yere gidemiyorsunuz. Sadece alacaklılar, alacaklarını, sporcular alacaklarını istiyor. Ama para vermeye gelince pandemi mazeretiyle kimse ortalıkta yoktu. Bu süreçte de alacaklıların icra davaları vardı. Geldiğimde, ‘Beşiktaş’ın namusu, şerefi bana ait’ demiştim. Beşiktaş’ın borcu namustur, bu yüzden herkesle göğüs göğüse mücadele ettim. Bırakmam Seni Kampanyası bana enerji vermişti. Bu camia kutsal bir camia. Bir yapılandırma dönemi yaşadık. Cumhurbaşkanına gittik. Önümüzü açma talimatı verildi bankalarla. O dönemde 40 milyon Euro, ilk yapılandırmada bırakılan Euro’yu, TL’ye çevirerek kulübü 600-700 milyon TL tasarruf ettirdik” şeklinde konuştu.

“O kupaları müzeye getiren Beşiktaş taraftarıdır”
Ahmet Nur Çebi, pandemi döneminde önemli başarılar elde ettiklerini de belirterek, “Sergen hocayla (Yalçın) şampiyon olduk. Kadınlar dahil 4 kupa getirdik. Bu zor dönemde getirilen bu kupaların çok büyük önemi var. O dönemde o kupaları müzeye getiren Beşiktaş taraftarıdır. Tribünde olmasa dahi bize verdiği güçtür. Taraftar, camia ve genel kurul bir bütündür. Biri gözüyse biri kulağıdır. Camiamızın her bireyi Beşiktaş’ı oluşturuyorlar. Bu kutsal camiayı taşımayı biz vazife edindik. Dolayısıyla bir ayrımcılık tarif edemeyiz” diye konuştu.

“Bugün, dünden bir kuruş kalan borcu ödenmemiş yoktur”
Bankalar dışında kulübün herhangi bir borcunun bulunmadığını aktaran Çebi, “Bugün, dünden bir kuruş kalan borcu ödenmemiş yoktur. Bizden alacağı olan, bankalar dışında borcumuz yoktur. Gelen arkadaşlar böyle bir sorunla karşılaşmayacaktır. Bunu da gurur vesilesi olarak görmek istiyorum” cümlelerine yer verdi.

“400 milyon TL başladığım borcu, artı 180-200 milyon TL kasada parayla devrediyorum”
Stat sponsorluk anlaşmasından ikinci ve üçüncü yıllar için ödenmesi gereken paraların, Beşiktaş’a finansal açıdan kar sağladığı için erken tahsil edildiğini bildiren Başkan Ahmet Nur Çebi, şöyle devam etti:
“Bir kısmı bankalara ödenmiştir. Diğeri kasada durmaktadır. Yönetimden herhangi bir kişiye ödeme yapılmamıştır. 400 milyon TL başladığım borcu, artı 180-200 milyon TL kasada parayla devrediyorum.”

“Gelecek yönetimler, bir evvelki dönemi bağımsız bir kuruluşa denetlettirin”
Ahmet Nur Çebi, Fikret Orman dönemini yasal bir sorumluluk çerçevesinde incelettiğine vurgu yaptı. Çebi, “Paralar nerde diye buradan giden başkanın hesaplarının incelenmesi talep edildi. Tarafsız bir kuruluşa tüm hesapları incelemesi için talimat verdik. O süreç tamamlandıktan sonra tüm evraklar ilgili makamlara intikal ettirilmiştir. Bunu hesap görmek için yapmadım. Bunu camia benden istedi. Bunu yapmasaydım vicdani olarak doğru bir yerde görmeyecektim. Bu işlem şahsi bir işlem değildir. Yasal bir sorumluluğu yerine getirdim, kötü de bir şey yapmadım. Gelecek yönetimler, bir evvelki dönemi bağımsız bir kuruluşa denetlettirin” dedi.
Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nin 29 yıllığına kiralandığını söyleyen Başkan Çebi, “Nevzat Demir Tesisleri, Orman Bakanlığı tarafından Spor Bakanlığı’ndan alınmış. Spor Bakanlığı ile sözleşmesi olan Beşiktaş açıkta bırakılmıştır. Çalışmalarımız sonucunda Beşiktaş, Futbol A.Ş. ile kiralamasını 29 yıllığına yapmıştır. Bundan sonra dava açılması söz konusu bırakılmamıştır” açıklamasını yaptı.

“Kimse şahsi hesabını Beşiktaş üzerinde görmesin”
Kimsenin şahsi hesabını Beşiktaş ismi üzerinden görmemesi gerektiğinden bahseden Çebi, “Ben, ‘şahsi hesaplarımı başkanlık bittikten sonra yapacağım’ dedim. Kimse şahsi hesabını Beşiktaş üzerinde görmesin. Bu birlik beraberliği bozuyor” ifadelerini kullandı.

Fulya benzinlik davası
Siyah-beyazlı kulübün başkanı, Fulya benzinlik davasındaki son durumu da anlatarak, “Kulübe açılmış 9 milyonluk dava. Hem kulübe hem Fikret Orman’a açılmıştır. Bu dava sonuçlanmadan kira sözleşmesi yapmanız teknik olarak mümkün değildir” şeklinde konuştu.

“Beşiktaş’a değer vermeyene ben hiç vermem”
Alt yapıdan önemli futbolcular çıkarttıklarını ve bu oyunculardan ciddi gelirler elde edildiğini dile getiren Ahmet Nur Çebi, “Genç futbolcularımızı, alt yapıdan bizim dönemimizde çıkardık. Bunların bonservisiyle Beşiktaş’a gelir sağladık. Bunlar 40 milyon yapardı diyenler var. İnşallah yaparlar çünkü sözleşmelerde haklarımız var. Bu genç kardeşlerimizle kalmaları için mücadele ettim. Kimisi ailemden dolayı burada huzursuz yaşıyorum, önümüzü açın dedi. Bir tanesinin babasıyla görüşmek istedim. Konu babamı ilgilendirmiyor dedi. Beşiktaş’a değer vermeyene ben hiç vermem. Bu çocukları biz yetiştirdik ama Beşiktaş’ta kalmak istemeyene ben zorla kal diyemem. Mücadelemi veririm ama yakasına paçasına sarılamam” değerlendirmesinde bulundu.

“Depremzedelerin yanında olduk”
6 Şubat depremlerinde, depremzedelerin yanında olduklarını ve ilk kendilerinin harekete geçtiğinden söz eden Başkan Çebi, “Deprem bölgesine giden ilk Beşiktaş başkanıydı. Bunu yaptığım için hem vatanıma hem milletime hem de sizi temsil ettiğim için gururluyum. Beşiktaş’ın o gün yapmış olduğu oyuncukların sahaya atılması marka olmuştur, 7 ödül almıştır” dedi.

“TFF başkanıyla geldiği günden beri mücadele eden tek kulüp başkanıyım”
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı (TFF) Mehmet Büyükekşi ile geldiği günden beri mücadele ettiğine vurgu yapan Çebi, şunları söyledi:
“Ben TFF başkanının avukatı değilim. TFF başkanıyla mücadele eden, Beşiktaş’ın hakkını aramaya çalışan birisiyim ama olanı olmayanı söylemek lazım. Kimse Beşiktaş başkanına da taraftarına da el kaldıramaz, kaldırmadılar da. Ama bunu propaganda olarak kurmak Beşiktaş’ı incitir. Öyle bir şey olsa ben gerekeni yapardım. 5 dakika daha bekleyip içeri girebilirdi. Beşiktaş taraftarını tahrik etmeyip o günkü Lugano maçının sonucuna tesir etmeyebilirdi. TFF başkanını orada iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum. Ben TFF başkanıyla geldiği günden beri mücadele eden tek kulüp başkanıyım. MHK hakemleri gönderir, sonra geri geldiler. Bunların gitmesi gerektiğini, gelmemeleri gerektiğini, hakem kurulunun baştan aşağı sıfırlanmasını söyleyen bendim. Ben Beşiktaş’ı temsil ediyorum. Bir gün öyle bir gün böyle konuşmadım. Ama diğer kulüpler önce şöyle sonra böyle sonra da gerçekleri kabul ettiler. Beşiktaş başkanı haklıydı dediler. Bunu dedirtmek benim için onur ve gurur kaynağı.”

“Transferler hocanın isteğiyle getirildi”
Bu sezon yapılan transferlere de değinen Beşiktaş Kulübü Başkanı Ahmet Nur Çebi, “Evet, çok üzücü sonuçlar aldık. taraftar üzülürken ben kahroldum. Bu takım, bu oyuncular bir süre sonra yukarıya doğru çıkacaklar ve hak ettikleri değeri bulacaklar. Bunlar hoca tarafından istenilerek getirildi, yok sayamayız. Bunlar Beşiktaş’ın oyuncusudur. Onlara biz değer verelim. Yapılan transferlerle ilgili transfer çalımı söylemleri Temmuz, Ağustos ayında oldu. Gedson, Ghezzal ve Rashica transferleri Galatasaray’ın elinden alınarak bir gece Türkiye’ye getirilmiştir. Bunları hatırlamakta fayda var. Alex ve Pjanic’i taraftar istedi, bunları da getirdik. Bugün gelse herkesin alkışlayacağı Aboubakar getirildi. Başarılı tarafları da konuşalım başarısızlıkları da. Hep başarısızlık yok, yapılan güzel şeyler de var” dedi.
Hasan Arat’ın yönetim kurulu listesinde yer alan Hüseyin Yücel’in, Beşiktaş’a kira ödemediğiyle ilgili gündemde olan konuya da açıklık getiren Başkan Çebi, “1-1.5 sene evvel belediye buranın kendisine ait olduğunu ve buradan çıkılması gerektiğini ifade etti. O sene de ilgili kurumla yaptığımız görüşmelerde, ‘Başkan çift taraflı oluyor. Öbür taraftan da ecrimisil istiyorlar’ dedi. Tamam çözelim konuyu, Beşiktaş’a alalım dedim. Değerini de tespit edelim. Meclisten geçmesi gerekiyor. Bir eğitim alanının eklenmesini uygun gördük. Bu işlemler tamamlandı, bir tek imzalar kaldı. 29 yılığına tahsis edilmiş bir yeri en iyi şekilde Beşiktaş değerlendirir. İlgili arkadaşın da parayı geriye dönük ödeyeceğinden imtina etmiyorum, ödemezse de alırız” diye konuştu.

“Gelen yönetime sahip çıkalım”
Genel kurul üyelerinden yeni gelecek yönetime sahip çıkılmasını da isteyen Başkan Çebi, “Yarın kim seçilirse seçilsin görev süresinde bir başkan adayı çıkıp dolaşmasın. Seçime 2-3 ay kala tabii ki herkes görevini yapacaktır. Nezaket kurallarında eleştirmek, arkasına yalanı takmamak şiarımız olmak zorunda. Genel kurul sorgulayıcı olmalı. Ne olur, gelen yönetime sahip çıkalım. Birlik ve beraberlik içinde olalım. Bizim üzerimizde müsabaka sonuçlarının önemi çok” diyerek sözlerini noktalandırdı.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Amasya’da 65. Kiraz Teşvik Yarışması yapıldı

amasyada 65 kiraz tesvik yarismasi yapildi pxHFc3zK
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Haziran, 2026 00:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Türkiye’nin en eski kiraz teşvik yarışması Amasya’da 65 yıldır gerçekleştiriliyor. Geçen yıl bahçelerde yaşanan zirai don afeti nedeniyle yapılamayan yarışmada üretimin bol olduğu bu yıl ilk üçe giren kiraz üreticilerine altın hediye edildi.

Kentte düzenlenen 12-22 Haziran Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen yarışma öncesi Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri bahçelerin yolunu tuttu. Titiz araştırmalar sonucu ödül almaya hak kazanan ürünler ile üreticileri belirlendi.

Birinci Alpaslan köyünden Yusuf Eser

Birinciliği Taşova ilçesine bağlı Alpaslan köyünden Yusuf Eser kazandı. Yarışmaya ailesiyle birlikte gelen Eser, ödül çekini Amasya Valisi Önder Bakan’ın elinden aldı. Yarışmada ikinci Aydınlık köyünden Hasan Hüseyin Erdem, üçüncü ise Ormanözü köyünden Murat Pamuklu üçüncü oldu. Şehzadeler Gezi Yolunda düzenlenen ödül törenine AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu ile diğer yetkililer de katıldı. Halk oyunları ekibinin sahne aldığı yarışmayı izleyen vatandaşlara paketler halinde kiraz dağıtıldı.

“Türkiye’nin en eski kiraz yarışması”

Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, “Türkiye’nin en eski kiraz yarışmasını Amasya’da yapıyoruz. 1962 yılından bu yana 65 yıldır bu yarışma geleneksel olarak yapılıyor. Sadece geçen yıl zirai afeti don nedeniyle ağaçlar meyve vermediği için yarışma yapılamamıştı. Dereceye giren üreticilerimizi kutluyorum” dedi.

Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekleniyor

Coğrafi işaretli Amasya kirazının Türk kirazı olarak tanındığını anlatan Cebeci, “Rusya, Almanya gibi ülkelere ilimizden kiraz ihracatı yapılıyor. Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekliyoruz” diye konuştu.

“1963’te dedemin diktiği kiraz ağaçlarından ürün alıyoruz”

Geleneksel yarışmanın bu yılki şampiyonu Yusuf Eser de, “1963 yılında dedemin diktiği kiraz ağaçlarını yetiştirerek ürün alıyoruz. Teknolojik gelişmeleri de takip ederek ailece üretim yapıyoruz. Bölgede kiraz üretiminin merkezi olmasını istediğimiz köyümüz Alpaslan’ın daha da gelişeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. Eser’in eşi Gülhanım Eser’de 65 yıldır süren yarışmanın bu yılki kazananın olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.

“Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi”

Ömrü bahçelerde şifa kaynağı kirazlardan toplayarak geçen Sadiye Öztürk, yarışmanın kazananlarını alkışlayarak kutladı. Geçen yıl kiraza hasret kaldıklarını hatırlatan Öztürk, “Bir tane bile kiraz yemek nasip olmamıştı. Ama bu sene Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi. Bol kirazımız var. Her yere yetecek inşallah” şeklinde konuştu. Yarışmaya Çiğdemlik köyünde katılan Ertan Uzun ise, genç bir çiftçi olarak üretim yapmayı sürdüreceğini vurguladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin