Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Nisan, 2023 11:17 tarihinde yayınlandı
0

ATM’ye kartını kaptıranlar dikkat…..

Yargıtay, bankamatik arızası yaşayan müşterileri ilgilendiren emsal bir karara imza attı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, “Banka kartının ATM cihazında sıkışıp iade alınamamasından sonra zamanında bankaya bildirimde bulunmayan kart sahibi, ortaya çıkacak zarardan sorumludur” dedi.

İçtihat bülteninden edinilen bilgiye göre, “Davacı L.Ö. para çekmek için müşterisi olduğu banka kartını bir başka bankanın ATM cihazına yerleştirdi, ancak kart ATM içine girdikten sonra ekran arızası kodu verdi. Cihaz tarafından karta el konuldu. Rahatsız olan eşini hastaneye yetiştirmesi gereken L.Ö. kartını iade alamayıp, kartına el konulmasıyla iptal işlemine ilişkin olarak bankaya herhangi bir bildirimde yapamadı. 2 gün sonra internet hesabına giren L.Ö. kartından 10 bin 500 TL nakit çekim ile 8 bin 660 TL harcama olmak üzere toplam 19 bin 160 TL’nin iradesi dışında çekildiğini fark etti. Bunun üzerine bankayla irtibata geçen L.Ö. Cumhuriyet Savcılığına da suç duyurusunda bulundu.

L.Ö.’nün avukatı aracılığıyla davalı bankaya ihtarname gönderilse de banka tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığından; davalı banka aleyhine İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2012/38.4 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldı. Davalının haksız itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın yüzde 40’ı oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini” talep ve dava etti.

Davalı bankanın avukatı cevap dilekçesinde; “ATM cihazına sıkışan kartı L.Ö.’nün iade alamadığı ifade edilse de şifrenin diğer şahısların eline geçmeden kartın kullanılmasının mümkün olmadığını, davacının 17.01.2012 tarihinde kartın kapatılması için başvurduğunu ve müvekkili banka tarafından kartın hemen kapatıldığını, hatanın davacıdan kaynaklandığını, kart ve şifrenin birlikte kullanılması nedeniyle nakit işlemlerdeki sorumluluğun davacı kart hamiline ait olduğunu belirterek davanın reddini” savundu.

Asliye Ticaret Mahkemesi her iki tarafı eşit kusurlu saydı

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, “08.05.2015 tarihli ve 2014/816 E., 2015/340 K. sayılı kararı ile; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 75. maddesine göre davacının söz konusu durumu vakit geçirmeksizin bankaya bildirmekle yükümlü olduğu, bu madde ile 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 16. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, davacının vakit geçirmeksizin davalı bankayı durumdan haberdar etmemesinin ve ayrıca kart şifresini gereği gibi muhafaza etmemesinin davacı yönünden müterafik kusur teşkil edeceği, davalı bankanın ise ATM cihazında yeterli önlem ve tedbir alınmayarak banka kartının kötü niyetli kişilerin elde etmesine ve kullanmasına imkan vermesiyle davacı hesabından nakit para çekilmesi ve alışveriş yapılmasında kusurunun bulunduğu, ortaya çıkan zarardan sorumluluğunun doğacağı, olayın oluşumuna göre davacı ile davalı bankanın müterafik kusurlu görüldükleri, tarafların müterafik kusur oranları yüzde 50 kabul edilerek karar verilmesinin hakkaniyete uygun olacağı, bu nedenle davalı bankanın icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptalinin gerektiği, alacak likit olmadığından, varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne” karar verdi. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulundu.

Yargıtay 19’uncu Hukuk Dairesi (kapatılan) kararı bozdu

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, “Dava, bankanın kusuru nedeniyle banka kartı harcamalarının davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Olayda banka kartının ATM’ de sıkışması nedeniyle davacı kartın elinden iradesi dışında çıktığını, harcama yapıldığını belirterek zararının tazminini istemiştir. Ancak kartın elinden çıkmasından sonra hemen bankaya ihbarda bulunmamış, 3 gün sonra ihbarda bulunmuştur. Harcamada bu 3 günlük süre içerisinde yapılmıştır. Davacı tam kusurlu kabul edilerek bankaya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,” gerekçesiyle kararı bozdu.

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, “20.09.2019 tarihli ve 2019/163 E., 2019/532 K. sayılı kararı ile; önceki karar gerekçesi yanında, davacının ATM’de sıkışan kartını bulunduğu yerden çıkartıp ilgili bankaya teslim edecek olan ATM’nin sahibi olan T.İ. Bankası çalışanları olduğu, davacının kartının ATM’de sıkışmasından üç gün sonra durumun davalı bankaya bildirmiş olmasının yapılan limit dışı harcamalarda davalı bankanın kart sahibine bilgi verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı ve bu durum da davalı bankanın meydana gelen zararda hukukî sorumluluğunun en az davacı kadar bulunduğu” gerekçesiyle direnme kararı verdi. Direnme kararı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: “Bankaya bildirimde bulunmadığı için kart sahibi sorumludur”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, “L.Ö. kartın elinden çıkmasından sonra hemen bankaya ihbarda bulunmamış, üç gün sonra ihbarda bulunmuş ve belirtilen harcamalarda bu üç günlük süre içerisinde kredi kartı limiti dahilinde yapılmıştır. Oysa ki taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 75. maddesine göre davacı söz konusu durumu vakit geçirmeksizin bankaya bildirmekle yükümlüdür. Bu madde ile birlikte 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun “Bildirim zorunluluğu” başlıklı 16. maddesindeki; “Kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır” hükmü birlikte değerlendirildiğinde davacı kart hamili eldeki davada ağır kusurlu olup, davalı bankayı sorumlu tutmak mümkün değildir.

Zira; 5464 sayılı Kanun’un 15. ve 16. maddelerine göre, banka kartının ve banka kartına ait şifrenin korunması yükümlülüğü kart hamiline yüklenmiştir. Kart hamili kart ve şifre ile hesabı üzerinde belirlenen limit dahilinde işlem yapabilecek ve tasarrufa bulunabilecektir.

Her ne kadar bir güven kurumu olması nedeniyle en hafif kusurundan dahi sorumlu tutulan bankanın ATM cihazında yeterli önlemi almadığından kusurlu olduğu ve doğan zarardan sorumlu tutulması gerektiği düşünülse bile, olayda şifrenin üçüncü kişilerce ele geçirilmesinde davacı kart hamilinin ağır kusuru bulunduğundan, davalı banka bakımından doğan zarar ile kusur arasında bağ kesilmiş olup davanın reddine karar verilmesi gerekir” diyerek yerel mahkemenin direnme kararını bozdu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
saglikli genc haftasinda gencler kulturleriyle bulustu mwyPEKYp
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Mayıs, 2026 12:30 tarihinde yayınlandı
0 0

Sağlıklı Genç Haftası’nda gençler kültürleriyle buluştu

Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğünce Sağlıklı Genç Haftası etkinlikleri kapsamında gençlere yönelik kültürel ve farkındalık etkinlikleri düzenlendi. Etkinliklerde gençler hem Kastamonu’ya özgü taş baskı sanatını hem de çekme helvanın yapımını öğrendi.

15-24 yaş aralığındaki gençlerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmaları, riskli davranışlardan ve zararlı alışkanlıklardan korunmaları, fiziksel aktiviteye teşvik edilmeleri ve sosyal yönden desteklenmeleri amacıyla her yıl düzenlenen Sağlıklı Genç Haftası kapsamında Kastamonu’da bu yıl da çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen programlarda gençlerin sosyal katılımlarının artırılması ve kültürel değerlerle bağlarının güçlendirilmesi hedeflendi.

Kastamonu İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, etkinlikler kapsamında gençlerle bir araya geldiklerini belirterek, “19-24 Mayıs Sağlıklı Genç Haftası kapsamında biz de 15-24 yaş arasındaki genç kardeşlerimizle etkinlikler planlıyoruz. Bugün burada hem Kastamonu’muza özel olan taş baskı tekniğini hocamızdan gençlerimize öğreterek uygulama yapıyoruz. Birazdan da yine Kastamonu’nun özel lezzetlerinden çekme helva uygulaması yapacağız” dedi.

Amaçlarının gençleri zararlı alışkanlıklardan uzak tutmak olduğunu ifade eden Yavuzyılmaz, “Gençlerimizin bölgemizin ve ülkemizin kültürüne yabancılaşmasını engellemek, onları yararlı davranışlar konusunda bilinçlendirmek ve bu uygulamaları kendilerine kazandırmak istiyoruz. Günümüzde gençleri cezbeden birçok teknolojik ve farklı uygulama var ancak biz onların köklerine bağlı olmasını, geçmişini bilmesini ve yaşatmasını arzu ediyoruz. Bu nedenle taş baskı ve çekme helva etkinliğini ön plana çıkardık” diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı’nın Sağlık Fest teması kapsamında her ilin kendi kültürel değerlerine uygun etkinlikler gerçekleştirdiğini kaydeden Yavuzyılmaz, Kastamonu’da taş baskı ve çekme helvanın öne çıkarıldığını belirtti. Etkinliklere ortaokul ve lise çağındaki öğrencilerin katıldığını ifade eden Yavuzyılmaz, gençlere sağlıklı yaşam bilinci kazandırmayı ve bu farkındalığın arkadaş çevrelerine de yayılmasını amaçladıklarını söyledi.

Etkinliğe katılan 10 Aralık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Damla Mutak ise, taş baskı sanatını deneyimlemenin kendisi için çok güzel bir duygu olduğunu belirterek, “Eskiden insanların yaptığı işleri görmek ve uygulamak çok güzeldi. Taş baskı yaptık, gezdik ve kültürümüzü yakından tanıdık. Ayrıca Kastamonu’ya özgü çekme helvanın nasıl yapıldığını da gördük. Kastamonu’nun çok güzel kültürel ve yöresel değerleri var” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin