Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyetini yazdığı yer olarak bilinen Trabzon’daki Atatürk Köşkü, Kurban Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğradı.
15-17 Eylül 1924 tarihleri arasında Trabzon’a ilk ziyaretini yapan Mustafa Kemal Atatürk, Soğuksu Mahallesi’nde yaptığı gezintide çam ormanları içinde Kostantin Kabayanidis tarafından 1890 yılında yazlık olarak yaptırılan köşkü beğendi. 1930 yılında Trabzon Özel İdaresince tescil edilerek Mustafa Kemal Atatürk’e ‘temlik’ edilen köşkün tapusu ve anahtarı, Trabzon’da oluşturulan bir heyet tarafından Atatürk’e teslim edildi. Trabzon’u üçüncü kez ziyaret ettiğinde bu köşkte 2 gün konaklayan Atatürk, vasiyetini de burada hazırladı. Atatürk’ün tüm varlığını Türk halkına bıraktığını yazdığı vasiyeti yazdığı 133 yıllık köşkün Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyonu tamamlandı. Restorasyon çalışmaları nedeniyle 23 Eylül 2022 tarihinde ziyarete kapatılan Atatürk Köşkü, Cumhuriyetin 100. yılında tekrar ziyaretçilere açılmıştı. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Atatürk Köşkü, Kurban Bayramı’nda da yoğun ilgi gördü.
Bayram nedeniyle İzmir’den Trabzon’a gelen Sedat Akyol, tekrar gelmeyi düşündüklerini belirterek, “Gezdik çok güzel her şey düzenli şekilde duruyor. Bütün odaları gezdik. Nasip olursa tekrar gelmeyi düşünüyoruz” dedi.
Ziyaretçilerden Hatice Sözüpek ise, “Böyle güzel bir lider tarafından bu ülkenin kurucusundan buraya gelip dokunmak o hissi almak o kadar güzel bir şey ki tarif edemem. İlk defa geliyorum çok güzel. Tekrar gelmeyi düşünüyorum. İçerde bütün odaları baştan aşağı gezdim” diye konuştu.
Ziyaretçilerden Burak Yıldırım da hayran kaldıklarını kaydederek, “Erzurum’dan geldik çok güzeldi hayran kaldık. İlk defa geliyorum. İçeride dinlenme odaları, banyo, kütüphane her tarafı gezdik hayran kaldık. Tekrar gelmeyi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.


Atatürk Köşkü, Kurban Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğruyor
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

