Asırlık fotoğraflar bulundu, tarihi dokusuna uygun yapılıyor - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Kasım, 2023 00:24 tarihinde yayınlandı
0
0

Asırlık fotoğraflar bulundu, tarihi dokusuna uygun yapılıyor

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, yıkılan hizmet binasının yerine yapılan Ticaret Merkezi Projesi’ni, arşivleri tarayarak buldukları asırlık fotoğraflara göre hazırladıklarını belirterek, “Tarihi çarşının bulunduğu alanı yine ticaret merkezine dönüştürüyoruz” dedi.

Samsun’da ticaretin en hareketli olduğu lokasyonların başında gelen Saathane Meydanı’nda Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen büyük dönüşüm projesi hız kesmeden devam ediyor. Bölgedeki tarihi dokunun ön plana çıkarılmasını hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, projeyi hazırlarken de tarihi kaynakları referans aldı. Arşivler taranarak 1 asır önce çekilen fotoğraflarda yer alan çarşının bulunduğu alana mevcut tarihi dokuya uygun hazırlanan yeni Ticaret Merkezi Projesi’nin inşası devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin, 5 katlı belediye hizmet binasının yıkımının ardından yerine yaptığı Ticaret Merkezi inşaatında yüzde 20 fiziki gerçekleşmeye ulaşıldı. Tarihi ve turistik bir çarşı olacak Ticaret Merkezi Projesi’nde 2 katlı 19 mağaza, 5 restoran ve 206 araçlık otopark bulunacağı ifade edildi. Uygulanan proje ile bölgenin asırlık dokusunun, ticari kültürünün yapılan dokunuşlarla yaşatılıp gelecek kuşaklara korunarak aktarılması hedefleniyor.

“Tarihi dokuya uygun ticaret merkezi”

Projeyle ilgili bilgi veren Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, “Bu alanda Büyükşehir Belediyemizin hizmet binası vardı. Tarihi fotoğraflara baktığımızda ise bu alanda çok daha önce 2 katlı bir çarşının bulunduğunu görüyoruz. Bulduğumuz fotoğraflar ışığında Saathane Meydanı’nın tarihi dönüşümü kapsamında burayı da o eski mimarisine uygun yeniden projelendirdik. Mevcut çok katlı binayı yıkarak yeni projenin inşasına başladık. Asırlık fotoğrafları bulduk, projeyi hazırladık ve bugün tarihi çarşının bulunduğu alanı yine ticaret merkezine dönüştürüyoruz” dedi.

“Ticaretin kalbinin attığı yerlerden biri”

Saathane Meydanı’nın kentte ticaretin kalbinin attığı yerlerden biri olduğunu kaydeden Başkan Demir, “Saathane Meydanı Projemiz kentimiz için çok önemli. Çalışmalar hızla ilerliyor. Burada büyük bir dönüşüm gerçekleştiriyoruz. İnsanlarımızın tarihi havayı soluyacakları, hem geçmişin hem günümüzün modern mimari anlayışını da yansıtan, şehrin turizmine katkı sunacak bir projeyi kentimize kazandırıyoruz. Şimdiden hemşerilerimize hayırlı olsun” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay