Karabük Postası tarafından
22 Haziran, 2023 14:28 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Akay, Vatandaşın Bayramı Sevinçle Değil Buruk Bir Şekilde Karşıladığını Dile Getirdi

CHP Karabük Milletvekili ve Plan Bütçe Komisyonu Üyesi Cevdet Akay Kurban Bayramı’nda asgari ücretle geçimini sağlamak zorunda kalan milyonlarca vatandaşın durumunu gözler önüne serdi. Milletvekili Akay üç çocuklu çekirdek bir ailenin bayram masraflarını hesaplayarak vatandaşın bayramı sevinçle değil buruk ve acı bir şekilde karşıladığını dile getirdi. ASGARİ ÜCRETLİ BAYRAM ALIŞVERİŞİNE DAHİ ÇIKAMAZ OLDU Asgari ücretle geçinen vatandaşın neredeyse bir aylık maaşı bayram alışverişinde harcamak zorunda kaldığına dikkat çeken Milletvekili Akay, “DİSK-AR tarafından yapılan hesaplamalar Türkiye’de asgari ücret civarında bir ücretle çalışanların oranının yaklaşık yüzde 50 olduğunu gösteriyor. Ailelerini de dahil ettiğimizde on milyonlarca yurttaşımız asgari ücretle yaşamını idame ettirmeye çalıyor. Gün geçtikçe maaşı eriyen, cebindeki parası pul olan asgari ücretli vatandaşlarımız, ‘Bayramı nasıl karşılayacağım?’ diye kara kara düşünüyor. Geçimini asgari ücretle sağlayan üç çocuklu bir ailenin ensade bayram alışverişi cebindeki paranın neredeyse tamamını silip süpürüyor.” dedi. BASİT BİR BAYRAM ALIŞVERİŞİ 7 BİN 628 LİRA TUTUYOR Asgari ücretle geçinmek zorunda kalan vatandaşların hayatlarının her geçen gün daha da çekilmez bir hal aldığını vurgulayarak asgari ücretle hayatını idame ettiren bir vatandaşın bayram alışverişi yaptığında cebinden kaç liranın çıkacağını kalem kalem aktaran Milletvekili Akay, “Asgari ücretle geçinen bir ailenin uygun fiyatlı market ve uygun fiyatlı giyim mağazasından alışveriş yapacağını varsayarak bir liste hazırladık. 5 kişilik bir ailenin bayram boyunca evinde pişireceği yemeklerin masraflarını hesabakatmadan sadece kolonya, şeker, baklava ve meyveden oluşan mutfakalışverişi 1.325 lira; gömlek, pantolon ve ayakkabıdan oluşan giyim alışverişi için ise 6 bin 303 lira harcaması gerekiyor.Asgari ücretle aylık geçimini sağlamaya çalışan bir emekçi, sade bir bayram alışverişi yaptığında aldığı asgari ücretin 7 bin 628 lirasını bayram alışverişinde harcayacak.” ifadelerini kullandı. ASGARİ ÜCRET YÖNETMELİĞİNE UYMADAN ASGARİ ÜCRETİ BELİRLEYEN İKTİDAR HALKIN SORUNLARINI ANLAYAMAZ Akay; "Asgari Ücret Tespit Yönetmeliği’nin dördüncü maddesi asgari ücreti şu şekilde tarif eder,‘Asgari ücret işçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücreti ifade eder.’ Asgari ücretli şu an ne ev kirasını ne faturalarını ödeyebiliyor ne de karnını doyurabiliyor. İktidar, asgari ücretin tanımına dahi uymayan bir ücretle yurttaşlarımızı yaşamaya mahkûm etti. Eskiden bayramı dört gözle bekleyen anne ve babaları şu an bayram geliyor diye huzursuzluk ve mutsuzluk kaplıyor. Anne ve babalar bayramı nasıl karşılayacağız diye kara kara düşünüp cefa çekiyor, bu tablonun sorumluları ise saraylarında sefa sürüyor.” şeklinde konuştu. 5 KİŞİLİK BİR AİLENİN BAYRAM ALIŞVERİŞİ Mutfak: Karışık Bayram Şekeri 1 Kg: 150 Lira, 572 gr Bayram Çikolatası: 290 Lira, 1 Litre Kolonya: 90 Lira, 1 Kg Fıstıklı Baklava: 390 Lira, Su Böreği 1 kg: 215 Lira, Elma 1 Kg: 25 Lira, Erik 1 Kg: 50 Lira, Armut 1 Kg: 30 Lira, Kayısı 1 Kg: 25 Lira, Muz 1 Kg: 60 Lira, Toplam: 1.325 Lira Giyim: Baba: Gömlek: 350 Lira, Klasik Ayakkabı: 600 Lira, Pantolon: 900 Lira Anne: Tunik: 400 Lira, Pantolon: 330 Lira, Ayakkabı: 350 Lira Çocuk 1: Tişört: 120 Lira, Pantolon: 280 Lira, Çocuk Ayakkabı: 500 Lira Çocuk 2: Tişört: 120 Lira, Pantolon: 280 Lira, Çocuk Ayakkabı: 500 Lira Yetişkin Çocuk: Gömlek: 374 Lira, Pantolon: 450 Lira, Spor Ayakkabı: 749 Lira Toplam: 6.303 Lira Toplam Harcama: 7 bin 628 lira Mutfak ve giyim alışverişi uygun fiyatla satış yapan firmadan alınan rakamlara göre hesaplanmıştır.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.