karabuk
İmsak 05:40
Güneş 07:05
Öğle 13:05
İkindi 16:19
Akşam 18:56
Yatsı 20:15
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Eylül, 2024 00:45 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 2dk

3. kuşak zurna imalatçısı, çocukları ilgi göstermeyince mesleğinin son temsilcisi oldu

Tokat’ta yaşayan Oktay Dursun, dedesinden miras kalan zurna yapımını sürdürüyor. 3. kuşak zurna yapımcısı olan Dursun, çocuklarının mesleğe ilgi göstermemesi ve çırak bulamaması nedeniyle mesleğin son temsilcisi.
Tokat’ın kültürel miraslarından biri olan zurna yapımı, 47 yaşındaki Oktay Dursun tarafından yaşatılmaya devam ediyor. 36 yıldır atölyesinde zurna ve davul imal eden Dursun, 11 yaşında dedesiyle başladığı mesleğin artık son temsilcisi. Diğer zurnalar günde 5 adet üretilirken, Tokat zurnasının birinin tornadan geçirilmesi, deliklerinin açılması, tel takılması ve boyanması işlemleri 3 gün sürüyor. Dursun’un zurna yapımında karşılaştığı zorluklar sadece zaman ve malzemelerle sınırlı kalmıyor. Dursun’un çırak bulamaması ve çocuklarının mesleğe ilgi göstermemesi, mesleğini tek başına yaşatmasına neden oldu. 3’üncü kuşaktan öğrendiği bu geleneksel sanat dalında zamanla yarışan Dursun, zurna yapımındaki ustalığıyla kültürel açıdan örnek teşkil ediyor.

“Dedem telli zurnaya 60 yılını verdi”
Zurna çalmayı bilmese de 36 yılda yüzlerce zurna imal eden Oktay Dursun; “Dedem zurna yapıyordu. Benim de ustamdı. İlkokul 4’üncü sınıftan ayrıldıktan sonra dedemin yanında aktif bir şekilde çalışmaya başladım. 36 yıldır bu mesleği yapıyorum. Dedemden öğrendiğim şekilde zurna ve davul yapıyorum. Dedem 2002 yılında vefat ettikten sonra bütün iş bana kaldı. Dedemin yanında çıraklığım ve kalfalığım geçti. Dedem öldükten sonra da ustalığı sırtlanarak bu görevi devraldım. Dedem Tokat telli zurna yapıyordu. Telli zurnaya dediğimiz bir model için 60 yılını vermiş bir ustaydı. Şimdi dedemden öğrendiklerimle Türkiye’nin tamamına zurna yapar vaziyetteyim. Ben zurna çalmayı bilmiyorum. Dedem hem çalıyor hem de imalatını yapıyordu. Ben sadece imalatı ile meşgulüm” dedi.

“Babadan oğula geçmedi”
Kendisinden sonra bu mesleğin noktalanacağını söyleyen Dursun; “Ben bu işi dedemden devraldım. Yani bizde babadan oğula geçmedi. Dedem de dedesinden devralmış. Ben soyumda 3’üncü göbeğim. Benden sonra büyük bir ihtimalle noktalanacak. Çocuğum ilgi göstermedi. Kendi tercihidir. Yapacak bir şeyim yok” diye konuştu.

“Tokat zurnası 3 gün sürüyor”
Dursun, “Tokat telli zurnanın yapım aşaması 3 gündür. 12 saatte 4 veya 5 adet Sivas tipi zurna elinin hızı ve pratikliğine göre atabilirsin. Tokat zurnasını mümkün değil çıkartamazsın. Tokat telli zurnasının aşamalarında yağ sürüyorsun, 5 saat çekmesini bekliyorsun. Çektikten sonra ‘gomalak cila’ diye adlandırdığımız el yapımı cilayı 5 saatte bir cila işlemini tekrarlıyoruz. Yapımı üç gün sürüyor” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bu haberin kategorisini takip et:
baru ailesi geleneksel iftar programinda bulustu Ck3sZJA8
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Mart, 2026 08:22 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 1dk

BARÜ ailesi geleneksel iftar programında buluştu

Bartın Üniversitesinin (BARÜ) akademik ve idari insan kaynağı ile aileleri geleneksel iftar programında bir araya geldi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Kutlubey Yerleşkesi’nde ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun paylaşıldığı bir iftar programı düzenlendi. Üniversite personeli ve ailelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen geleneksel iftar programında BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, iftar öncesi masaları dolaşarak misafirlerle sohbet etti.
Program İlahiyat Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Murat Mirzaoğlu’nun Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Rektör Akkaya bir konuşma yaparak BARÜ ailesiyle iftar sofrasında bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendiren özel bir zaman olduğunu belirten Rektör Akkaya, "Göreve geldiğimiz günden bu yana BARÜ’de bir gelenek hâline gelen bu iftar sofrasında sizlerle ilk kez bir aradayız. Ramazan ayı paylaşmanın, dayanışmanın, sabrın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği özel bir aydır. Aynı hedefler doğrultusunda emek vermek ve aynı kurumun çatısı altında omuz omuza çalışmak, ramazan ayının bizlere hatırlattığı en önemli değerlerden biri olan birlik ve beraberliği daha da anlamlı kılmaktadır. Değerli akademik ve idari personelimizin özverili çalışmaları sayesinde Üniversitemiz eğitimde, bilimde ve topluma katkı noktasında her geçen gün daha ileriye gitmekte, adından söz ettiren çalışmalara imza atmaktadır. İnanıyorum ki önümüzdeki dönemde de hep birlikte bilimsel üretimi artıran, öğrencilerine değer katan ve güzel Bartın’ımıza katkı sağlayan daha güçlü bir Bartın Üniversitesi’ni birlikte inşa edeceğiz" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin