100 yıldır değişmeyen lezzet - Karabük Haber Postası
100 yildir degismeyen lezzet B2idMFBg jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mayıs, 2024 16:00 tarihinde yayınlandı
0
0

100 yıldır değişmeyen lezzet

Tarihi İpek yolu güzergahındaki Zigana Dağı eteklerinde, bozulmamış doğasıyla ilgi gören Hamsiköy’de yapılan sütlaç 100 yıldır değişmeyen lezzetiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

Trabzon’un Maçka ilçesine bağlı Hamsiköy’de tarihi 1924’li yıllara dayanan sütlaç yerli ve yabancı turistlerin vazgeçemediği lezzet geleneğini sürdürüyor. Farklı flora yapısından beslenen hayvanlardan elde edilen süt, pirinç ve şekerle buluşup sütlaca dönüşünce son yıllarda bölgeye gelen Arap turistleri de lezzetiyle kendine çekiyor. 2017 yılında Türk Patent Enstitüsünce tescillenerek coğrafi işaret belgesi almasının ardından marka değeri daha da artan Hamsiköy sütlacı yurt dışında da tanınmaya başladı. Hamsiköy’de bulunan imalatçılar tarafından her gün taze olarak üretilen sütlaç Türkiye’nin birçok iline gönderiliyor.

“Kimisi kızarmış kimisi sade seviyor”

4 mevsim yaşattığı doyumsuz manzarasının yanı sıra sütlacıyla da ilgi odağı olan Hamsiköy’de sütlaç imalatçısı olan Gökhan Yılmaz, geleneksel tarifleri öne çıkarmasıyla bilinen Taste Atlas (Lezzet Atlası) adlı web sitesinin dünyada yaptığı araştırmada pirinçli sütlü tatlılar arasında sütlacın birinci sırada yer aldığını hatırlattı. Hamsiköy sütlacını diğer sütlaçlardan ayıran özellikleri sıralayan Yılmaz, “Yapımı tamamen Hamsiköy’deki sütlerden yapılıyor. Önce sütü kazanda kaynatıyoruz. Bu kaynatma işlemenin ardından pirinci ve şekerini ekliyoruz. Yaklaşık 2 saat pişme süresi oluyor. Tabi bunun yanında ustalıkta önemli. Ustanın Hamsiköy sütlacını bilmesi gerekiyor. Son olarak fırında üstünü kızartma işlemine geçiyoruz. Kimisi sade kimisi ise kızarmış seviyor. Her iki şekilde servis yapabiliyoruz” dedi.

Hamsiköy sütlacının püf noktalarından bahseden Yılmaz, “Yapım aşaması ve sütünün kaymaklı olması Hamsiköy sütlacını diğer sütlaçlardan ayırıyor. Son yıllarda özellikle Arap turistlerin ilgi odağı oldu. Her yıl bu sayı giderek artıyor. Bu yıl da misafirlerimizi bekliyoruz” şeklinde konuştu.

“Sütlacımızın farkı sütümüz”

Sütlaç imalatçısı Cemal Usta ise Hamsiköy’e son dönemlerden ilgi olduğunu kaydederek, “Hamsiköy sütlacına son dönemlerde ilgi var. Gelen misafirlerimizden çok olumlu yorumlar alıyoruz. Hamsiköy sütlacının püf noktası doğal olması” diye konuştu.

Ferit Alkurt isimli sütlaç ustası da, “Hamsiköy sütlacının en önemli özelliği doğal ve bin bir çiçekten yapılıyor olması. Bu sütten başka yerlerde sütlaç yapsak olmaz. Buranın havası ve doğasından kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı.

Sütlaç ustası Murat Bülbül ise, Hamsiköy sütlacına Türkiye’de de çok yoğun ilgi olduğunu dikkat çekerek, “Dünyada yapılan bir yarışmada sütlaç birinci sırada yer aldı. Bizde Hamsiköy sütlaçları olarak bundan gurur duyduk. Hamsiköy sütlacını da diğer sütlaçlardan ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi sevgiyle yapılması. Türkiye’den çok yoğun ilgi var. Değişik illere sütlaç gönderiyoruz. Arap turistlerde burayı çok seviyor. Hem doğası hem de sütlacımız için burayı tercih ediyorlar” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gumushanenin yer alti sarayi kapilarini ziyaretcilerine acti RQGw5UsP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Mart, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Gümüşhane’nin yer altı sarayı kapılarını ziyaretçilerine açtı

Gümüşhane’nin Torul ilçesindeki Karaca Mağarası, Ramazan Bayramı tatili ile birlikte ziyaretçilere kapılarını açtı. Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Cebeli köyünde bulunan Karaca Mağarası, “Gümüşhane’nin yer altı sarayı” olarak nitelendiriliyor. Ana kayası yaklaşık 150 milyon yıl öncesine dayanan mağara, Ramazan Bayramı tatili ile ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.

Sarkıt, dikit ve damlataşı oluşumlarının yoğunluğu bakımından Türkiye ve dünyanın en zengin mağaralarından biri olarak kabul edilen Karaca Mağarası, doğal güzelliğiyle ziyaretçilerini büyülerken, mağarada yer alan mağara çiçekleri, mağara incileri, traverten havuzları ve mağara gülleri gibi oluşumlar, ziyaretçilere başka bir dünyada gibi hissettiriyor. Bölge turizmine önemli katkı sağlayan Karaca Mağarası, her yıl olduğu gibi bu yıl da ziyaretçi sayısında artış bekliyor.

Karaca Mağarası’nın, uzmanlar tarafından solunum yolu hastalıklarının tedavisinde kullanılan alternatif yöntemlerden biri olan ve tuz terapisi olarak bilinen halo terapiye uygun nadir mağaralar arasında yer aldığı ifade ediliyor.

“Çocuklarım da bu güzelliği görsün istedim”

Bayram tatilini Karaca Mağarası’na gelerek değerlendirdiklerini söyleyen Şeker Yılmaz, “Akçaabat’tan geliyoruz çocuklarıma bayramda doğal güzelliklerimizi göstermek istedim. Onlar da bu güzellikleri görsünler istedik. Biz de onlarla birlikte görüp gezip öğreniyoruz. Memleketimizin çok değeri var biz de fırsat buldukça beraber mağaralar ve milli parkları dolaşıyoruz” dedi.

Özer Yılmaz da, “Burayı keşfetmek için geldim. 150 milyon yıllık olduğu öğrendim çok şaşırdım. Burası astım hastalarına çok iyi geliyormuş. Sarkıtlar yukarıdan geliyor alttan da su şeklinde büyüyorlarmış ve ortada birleşiyorlarmış. En çok hoşuma bu gitti” diye konuştu.

“Hollanda’dan gelen misafirim bu güzellik karşısında çok şaşırdı”

İlk defa Karadeniz’e geldiğini ve doğal güzellikler karşısında şaşkınlığını gizleyemediğini belirten Davut Kaya, “Daha önce Karadeniz’e gelmemiştim ilk defa geliyorum. Misafirim var hep Antalya’ya geliyordu bu sefer bir Karadeniz turu yapmak istedik. Buraya geldiğimiz için çok mutluyuz, misafirim de Hollanda’dan geldi o da çok şaşırdı bu güzellikler karşısında” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin