Düzce Belediyesi’nin Ramazan ayına özel düzenlediği kültür ve sanat etkinlikleri yoğun ilgiyle devam ediyor. Bu kapsamda eğitimci yazar Merve Gülcemal, Düzcelilerle bir araya geldi.
Düzce Belediyesi Prof. Dr. Erol Güngör Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen söyleşide Ramazan ayının manevi atmosferi üzerine samimi ve anlamlı bir sohbet yapan Gülcemal, özellikle namazın bireyin hayatındaki yeri ve önemine değinerek, “Ramazan ayında Kuran ile bağımızı güçlendirmeliyiz” dedi.
Katılımcılarla Ramazan ayının insanın ruh dünyasına kattığı değerleri paylaşan Gülcemal, ibadetlerin bireyin iç huzuruna önemli katkı sağladığını vurguladı. Söyleşi boyunca namazın disiplin, sabır ve manevi derinlik kazandıran yönlerine dikkat çeken Gülcemal, dinleyicilerden gelen soruları da yanıtladı.
Yoğun katılımla gerçekleşen programın sonunda Gülcemal, okuyucular için kitaplarını imzaladı.
Programın ardından değerlendirmelerde bulunan Gülcemal, “Benim için çok kıymetli bir buluşmaydı. Öncelikle Düzce Belediyesi’ne ve gelen misafirlere teşekkür etmek istiyorum. Ramazan rahmet ayı. Birçok açıdan faydalanmamız gereken bir ay. Namaz olsun, oruç olsun, Kur’an olsun. Hem namazı hem orucu hem de Kur’an’ı konuştuk. Çok güzel dinlediler. Çok teşekkür ediyorum. İnşallah önümüzdeki Ramazanlarda tekrar buluşmak dileğiyle” ifadelerini kullandı.


Merve Gülcemal Düzcelilerle buluştu
MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…
21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…
Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…
Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…
Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…
Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…
Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…
Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…
Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…
Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…
Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…
Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…
Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…
Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…
Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


