Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Ağustos, 2024 04:30 tarihinde yayınlandı
0

Zonguldak’ta günlük doğalgaz üretimi 6 milyon metreküpe yükseldi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası’nda üretilerek Zonguldak’ın Filyos beldesinden karaya çıkan doğalgazın 6 milyon metreküpe yükseldiğini açıkladı. Gabar’daki petrol üretiminin günlük 47 bin varile çıktığını belirten Bayraktar, “Hakkari’de, Van’da yapacağımız, yaptığımız ve şu andaki çalışmalarla Karadeniz’de yeni yapacağımız çalışmalarla, yeni sondajlarla da hem mevcut rezervleri arttıracağız, hem de yeni teşviklerle inşallah petrol ve doğalgaz dışa bağımlılığımızı azaltacağız ve inşallah bir gün bunu nihayete erdireceğiz” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AK Parti Zonguldak İl Başkanlığı’nın danışma kurulu toplantısında, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı yolunda attığı adımları ve Zonguldak’ın bu süreçteki stratejik rolünü değerlendirdi. Bakan Bayraktar, Zonguldak’ta gerçekleştirilen enerji projelerinin Türkiye’nin geleceği için önemini vurguladı.

Bayraktar, Zonguldak’ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Enerjinin başkenti Zonguldak diyoruz. Zira enerjide, STK’yla, Türkiye’nin yine güzide kurumlarından biri, Türkiye Taş Kömürü Bir anlamda bu şehirde aynı zamanda yeni bir hikaye yazıyoruz. Türkiye’nin enerji bağımsızlığında Türkiye’nin doğal gaz keşfinin gerçekleştiği doğalgazın karaya geldiği ve şu anda evlerimizde kullanıldığı Zonguldak’tayız. Cumhurbaşkanımızın bundan yıllar evvel 2053 ve 2071 tarihlerinden bahsettiğinde bunu çok fazla kişi anlamamıştır. Bunun altında ne var? İnşallah onlardan da çok kısa sizlere bahsetmek istiyorum. Ama şöyle bir geriye gidelim. 2002 Türkiye’sine bir bakalım. Türkiye 2002 yılında sadece 260 milyar dolarlık bir ekonomiydi. Bugün gelinen nokta Türkiye bir trilyon dolarlık bir ekonomi oldu. Türkiye’de kişi başına gelir on bin doların üzerine çıktı. O gün sadece 30 bin megavat kurulu gücü olan Türkiye bugün sadece Zonguldak’ta 3 bin 500 megavat kurulu güce ulaştı. Bütün Türkiye’de 111 bin megavatın üzerinde şantajları olan bir ülke haline geldi.” dedi.

“Türkiye’nin enerjideki bağımsızlık hikayesi bir milli güvenlik meselesidir”

Bakan Bayraktar, Zonguldak’ın Türkiye’nin enerji bağımsızlığına yaptığı katkıları vurgulayarak, Türkiye’nin enerji üretiminde geldiği noktayı anlattı. Bayraktar, “Milli Enerji ve maden politikası adını verdiğimiz bir politika geliştirmeye başladık. Ve dedik ki Türkiye enerjideki bu dışa bağımlılığını bitirmezse Türkiye petrol ve doğal gazını kendisi arayıp bulmazsa, üretmezse biz maalesef bu içinde bulunduğumuz ekonomik daralmadan çıkma şansımız yok. Türkiye’nin enerjideki bağımsızlık hikayesi bir milli güvenlik meselesidir. Türkiye enerjide bağımsız olursa Türkiye gerçekten tam bağımsız o zaman olabilir. O yolda çalışmaya başladık. Şu anda Türkiye dünya üzerinde en gelişmiş filolardan birine sahip dört tane derin deniz gemisi, derin deniz sondaj gemisi, Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han gemi iki tane sismik gemisine sahip. Otuz bir tane gemi şu anda Filyos’ta bu faaliyetle ilgili çalışmalarına devam ediyor. Dolayısıyla bu anlayışla ve dedik ki bugüne kadar gidilmeyen yerlere gideceğiz. Akdeniz’de Türkiye’nin bir derin deniz araması sondajı yoktu. Biz Akdeniz’de Kıbrıs Adası’nın güneyinde bile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bize verdiği ruhsat sahalarında üç tane, altı tane de kendi ruhsat sahalarımızda kıta sahanlığımızda toplam dokuz tane derin deniz sondajı yaptık. Eğer gemiler bizim olmasaydı. Eğer biz bunları kendi mühendisliğimizde, kendi teknik ekibimizle yapmamış olsaydık. Yapmayı hedeflememiş olsaydık. Emin olun Akdeniz’de bize bu sondajları yaptırmazlardı. Öyle başkasının kiralık gemisiyle veya sözleşmeli hizmet alımıyla bu işleri yapmak mümkün değil. Bugün gelinen noktada toplantı gününe özel bir haberle sizleri bilgilendirmek istiyorum. Karadeniz, Sakarya gaz sahasında gaz bugün itibariyle günlük 6 milyon metreküpe çıktı. Yani artık Türkiye’de doğal gaz kullanan 20 milyon hanenin 6 milyonu artık doğalgazını Karadeniz’de, Sakarya’da ürettiğimiz doğal gazdan karşılıyor. İnşallah bu 6 milyon metreküpü ilk etapta 2025 yılının ilk çeyreğinde Nisan ayına kadar 10 milyon metreküpe çıkaracağız. Ama bir başka haberim var sizlere. Yine Cumhurbaşkanımız bundan birkaç hafta önce söyledi. Adeta bir dev geliyor Türkiye’ye. Bir deniz üssü kuruyoruz. Yeni yüzer üretim platformumuz şu anda yolda. Allah nasip ederse Eylül ayının sonunda Türkiye’de olacak. 2025 yılının ilk yarısında inşallah Filyos’a gelecek, Zonguldak’a gelecek. Ve biz o üretim tesisiyle, denizde 170 kilometre karadan mesafesi olan lokasyonda 20 yıl boyunca 10 milyon metreküp gaz üreteceğiz, o gazı da karadan inşallah evlerimize, ticarethanelerimizde sizlere sizlerin hizmetine sunacağız” şeklinde konuştu.

“Zonguldak, Türkiye’nin enerjisine enerji katıyor”

Bayraktar, Zonguldak’ın enerji üretimindeki önemine vurgu yaparak, “Onun için diyoruz Zonguldak Türkiye’nin enerjisini enerji katıyor. Onun için diyoruz ki burası adeta enerjinin başkenti. Ve konuşmamın başında ifade ettiğim gibi 2053 tarihine tekrar dönmek istiyorum. Üretim inşallah Sakarya’da sahasında 2053’lere, 2055’lere kadar devam edecek. Yani Cumhurbaşkanımız o 2053 hedefini ortaya koyduğunda yapacağımız doğal gaz keşifleri, Akkuyu’da inşallah Sinop’ta, Trakya’da yapacağımız nükleer santrallerden bahsediyordu. Yani bizim Türkiye yüzyılında enerjinin yüzyılında yapacak hamlelerden bahsediyordu ve inşallah bunları adım adım hayata geçiriyoruz. Elbette Zonguldak deyince Türkiye Taş Kömürü Kurumu ve kömür var. Biz icraatın Umudu geleceğin adıyız AK Parti olarak. Niye öyle biliyor musunuz? Biz diyoruz ki Türkiye’nin elektriğinin yüzde otuz altısını karşıladığı kömür özellikle yerli kömürü yine dışa bağımlılığı düşürmek için mutlak surette bulunması, çıkarılması, üretilmesi gereken çok önemli bir yakıttır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bizim mutlaka kömür kaynaklarımızı kullanmamız lazım. Birileri Zonguldak’ta farklı konuşuyor. Şimdi birkaç ay sonra mecliste bütçeye gideceğiz. Bütçede önümüze resimler koyacaklar. ’Kömüre hayır. Kömürü kapatalım. Kömürden çıkalım.’ Yoğun bir kampanya yürütüyorlar. O kadar samimiyetsizler ki biz onun için samimiyetle büyük bir gayretle Türkiye’nin zenginliklerini mutlaka ekonomiye kazandıracağız” ifadelerini kullandı.

“Net bir şekilde bir özelleştirme gündemimiz yoktur, TTK taş gibi yerinde duruyor”

Bakan Bayraktar, kömürün Türkiye’nin enerji üretimindeki kritik rolüne de değindi. Bayraktar, “Türkiye Taş Kömürü Kurumu 1 milyon ton taş kömürü üretiyor. Mutlaka bunu arttırmamız lazım. Bunu arttırmak için daha çok istihdam kapısı açmamız lazım. 2 bin yeni işçi alımı yaptık 2023’te. Cumhurbaşkanımızın bizlere talimatı ve sizlere müjdesi buydu. Bunu yerine getirdik. Ama biz Türkiye Taşkömürü Kurumu’nu mutlaka daha ileri götürmemiz lazım. Üretimini arttırmamız lazım. Karlılığını sağlamamız lazım. Ve bu sayede inşallah özel sektördeki üreticilerle, redevansçılarımızla beraber Türkiye’nin enerji ihtiyacını kendi imkanlarıyla daha çok karşılayabilecek hale getirmemiz lazım. Dolayısıyla bizim Türkiye Taş Kömürü Kurumu’na bakışımız budur. Birkaç hafta önce ortaya çıkarılan tezvirata karşı bunu ifade ettim. Net bir şekilde bir özelleştirme gündemimiz yoktur. Türkiye Taşkömürü Kurumu taş gibi yerinde durmaya devam edecek. Türkiye nasıl savunma sanayinde hamleler arka arkaya yaptıysa, dışa bağımlılığını orada neredeyse yüzde yirmilere, onların altına düşürdüyse benzer şekilde enerjide de diyoruz ki 2053’te Türkiye dışa bağımlılığı enerji bitirmiş, net ihracatçı bir ülke haline gelecektir. Yaptığımız bu hamlelerle Filyos’ta 5 binin üzerinde kardeşimiz çalışıyor. İnşallah önümüzdeki yıllarda da Filyos’ta bu çalışmalarımız devam edecek. Elbette ki o kuruluş aşamasından sonra da üretim aşamasında önümüzdeki yirmi beş yıl boyunca bu bölgede faaliyetlerimiz devam edecek” diye ifade etti.

“Türkiye dışa bağımlılığını bitirmiş, net ihracatçı bir ülke haline gelecektir”

Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji bağımsızlığına giden yolda atılan adımlara ve gelecekteki hedeflere dikkat çekti. Bayraktar açıklamalarını şöyle tamamladı:

“Elbette ki Sakarya sahası tek başına bizim için yeterli değil. Bunu mutlaka artırmamız lazım. Türkiye’nin ihtiyacı elli milyar metreküp; yani Türkiye Avrupa’nın en çok doğalgaz tüketen dört ülkesinden birisi. Dolayısıyla bizim Karadeniz’de, Akdeniz’de, Somali’de, Libya’da, Türkiye’nin birçok farklı ülkede, farklı operasyonları inşallah bundan sonra da farklı araştırmaların çalışmaları olmaya devam edecek. Dolayısıyla biz bu yolda büyük bir gayretin içerisindeyiz. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da milletimizin dualarıyla sizlerin dualarıyla bu hedeflediğimiz yolda yürümeye ve inşallah sizlere hayırlı haberler vermeye, yeni zaferler, yeni müjdeler vermeye gayret edeceğiz. Gabar’da çok önemli faaliyetler yürütüyoruz. Bakın sadece bundan sekiz yıl önce, 2016 yılında biz bütün Türkiye’de, Batman’da, Adıyaman’da, Trakya’da 36 bin varil günde petrol üretiyorduk. Türkiye’nin ihtiyacı bir milyon vardı. Biz bugün sadece Gabar’dan yaklaşık 47 bin varil petrol üretir hale geldik. Gabar daha önce adı terörle anılan Kato, Besler, Dereler girilemeyen terörden dolayı terk edilen bu topraklarda bizim çocuklarımız, bizim mühendislerimiz, bizim teknisyenlerimiz, bizim sembollerimiz artık o dağlarda onlarca kuyu açtılar ve her gün 47 bin varil oradan petrol bütün Türkiye’ye ham petrol rafinelere gidiyor. İnşallah kırk yedi bini yüz bin varile çıkaracağız. Hakkari’de, Van’da yapacağımız, yaptığımız ve şu andaki çalışmalarla Karadeniz’de yeni yapacağımız çalışmalarla, yeni sondajlarla da hem mevcut rezervleri arttıracağız, hem de yeni teşviklerle inşallah petrol ve doğalgaz dışa bağımlılığımızı azaltacağız ve inşallah bir gün bunu nihayete erdireceğiz. Dolayısıyla Türkiye böyle bir Türkiye olduğunda emin olun çok daha güçlü olacak. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu aile ve gençlik bankası. Onun fonu petrol ve doğalgaz gelirlerimizden ve maden gelirlerimizden gelecek. Yeni evlenecek genç kardeşlerimize destekler, kredi, iş kuracaklara imkanlar buralardan inşallah sağlanmış olacak. Biz başka bir şey daha yapıyoruz. Onu da ifade edip sözlerimi tamamlamak istiyorum değerli kardeşlerim. Biz doğalgaz ve elektrikte maliyetleri mümkün olduğu kadar devlet olarak güçlenmeye gayret ediyoruz. Bugün vatandaşımızın ödeyeceği bin liralık faturanın 600 lirasını devlet karşılıyor. Son dönemde elektrik ve doğal gazdaki fiyat değişimleri oldu. Ama emin olun yine bin liralık ödenecek faturanın 600 lirasını devlet kendi imkanlarıyla hazine üzerinden karşı Şekilde doğal gazda maliyetleri yansıtmamaya gayret ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de bütçe imkanlarımız, bütçe kabiliyetlerimiz nispetinde bu desteklere devam edeceğiz. Ama şunu hedefliyoruz. Gelir grubu yüksek vatandaşlarımız. Onlar biraz gerçek maliyet neyse ona katlansınlar istiyoruz. Onun dışında gerçek ihtiyaç sahibi emeklimiz dar gelirli vatandaşlarımıza bu destekler ulaşsın istiyoruz. Dolayısıyla inşallah imkanlarımız ölçüsünde biz yine vatandaşlarımızı, elektrik ve doğal gazla desteklemeye devam edeceğiz.”

AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan tarafından Bakan Bayraktar’a günün anısına tablo ve plaket takdim edildi. Yeni yönetim kurulu ile hatıra fotoğrafı çektiren Bakan Bayraktar, Filyos beldesindeki TPAO tesislerine hareket etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
kastamonu universitesi kentin suc istatistiklerini inceledi iKGkiKpc
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mayıs, 2026 12:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu Üniversitesi kentin suç istatistiklerini inceledi

Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan Kastamonu Raporları serisinin yayımlanan beşinci çalışmasında “Kastamonu’da Suçun İstatistiki Dağılımı” bilimsel verilerle ortaya koyuldu.

Kastamonu’nun sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını çok boyutlu biçimde inceleyen Kastamonu Raporları serisinin beşinci çalışması yayımlandı. Kastamonu Üniversitesi bünyesinde hazırlanan ve kentin akademik veri birikimine katkı sunmayı amaçlayan serinin yeni raporu, “Kastamonu İlinin Suç Coğrafyası” başlığıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Doç. Dr. Evren Atış, Doç. Dr. Ertuğrul Gök ve Berke Burmabıyık tarafından hazırlanan raporda, Kastamonu’da suç istatistiki dağılımı, suç türleri ve sosyal dinamiklerle bağlantısı, bilimsel verilerle ele alındı.

Raporda, Kastamonu’nun coğrafi özellikleri dikkate alınarak suç göstergeleriyle ilişkili olabilecek demografik ve mekana dayalı etmenler değerlendirildi. Kişiye karşı işlenen suçlar, malvarlığına karşı işlenen suçlar, ekonomik ve finansal suçlar, cinsel suçlar ile uyuşturucu suçları veriler çerçevesinde incelendi. Her suç türü, TR82 Batı Karadeniz İstatistiki Bölgesi ve Türkiye geneliyle karşılaştırmalı bir şekilde ele alınarak Kastamonu’ya ait mevcut durum tespiti yapıldı. Raporda suç verileri sadece sayısal boyutuyla değil, coğrafi yoğunluk, nüfus dağılımı, kentleşme düzeyi ve sosyoekonomik yapı gibi değişkenlerle birlikte değerlendirildi.

Kastamonu’da kişiye karşı işlenen suçlar arttı

Raporda, araştırma dönemini kapsayan 2010-2020 yılları arasında toplamda 580 kişi öldürme suçundan hüküm giyerken, TÜİK verilerine göre en fazla 2014 yılında 80 kişi öldürme suçundan hüküm giydiği ve 2010 yılında da en az 17 kişinin hüküm giydiği belirtildi. İl genelinde kişilere karşı işlenen suçlar kategorisinde 2015, 2016 ve 2020 yılları hariç diğer yıllarda artış görüldüğünün belirtildi raporda, “2010 yılında yüzde 2,9’ken, 2014 yılında yüzde 13,8 ile en yüksek yüzdelik dilimine ulaşmıştır. Bazı yıllarda bu oran düşmüş olsa da 2010 ve 2020 yılı karşılaştırıldığında, 2010 yılında yüzde 2,9 iken 2020 yılında öldürme suçunun yüzde 8,3’lük bir orana ulaşmış olması, araştırma sahasında kişilere karşı suçlardan olan öldürme suçunun genel seyrinde bir artış olduğunu göstermektedir” denildi.

Yaralama suçundan hüküm giyenlerin toplam sayısının bin 459 olarak belirtildiği raporda, “En fazla suçlu kaydı 233 hükümlü ile 2019 yılında gerçekleşirken, en az suç kaydı ise 33 hükümlü ile 2010 yılında olmuştur. Yıllara göre dağılım incelendiğinde, 2010 ile 2013 yılları arasında belirgin bir artış yaşanırken, 2014-2016 döneminde ise kademeli bir gerileme eğiliminin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Buna rağmen 2017’den itibaren oranlarda yeniden yükseliş eğilimi gözlenmiş, 2019’da ise bu oran zirve yapsa da 2020 yılında sınırlı bir düşüş göstermiştir. Yaralama suçunun yıllara göre oranları 2010’da yüzde 2,3’ken 2019’da yüzde 16 ile tepe değere ulaşmış, 2020’de ise yüzde 15,1’e gerilemesine rağmen başlangıç değerine kıyasla belirgin bir artışın gerçekleştiği görülmektedir” ifadelerine yer verildi.

Uyuşturucuyla ilişkin işlenen suçlardan hüküm giyenlerin sayısının 467 kişi olduğunun belirtildiği raporda, “Bunların 331’i uyuşturucunun ticaretinden ve imalinden hüküm giyerken, 136’sı ise kullanma, bulundurma ya da satın alma kapsamında hüküm giymiştir. Dolayısıyla uyuşturucu suçlarının yaklaşık yüzde 71’i arz yönlü iken yüzde 29’luk bir kısmı ise talep yönlü niteliktedir. Bu yapı, Kastamonu’da uyuşturucu suçlarının yalnızca kullanıcı düzeyinde değil, aynı zamanda ticari kapsamda da önemli bir sorun teşkil ettiğinin göstergesidir. Kastamonu’da inceleme dönemini kapsayan 2010-2020 yıllarında uyuşturucunun temini ve ticaretinin yapıldığı düzey incelendiğinde, 2010’dan 2012’ye kadar hükümlü sayısının düşük bir eğilimde olduğu gözlenirken, özellikle 2013 yılından sonra bu sayının belirgin bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. 2019 yılında 70 hükümlü ile zirveye ulaşan değer, 2020 yılında 21’e gerilemiştir” denildi.

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Raporları serisinin şehrin farklı alanlardaki durumunu bilimsel verilerle ortaya koyarak önemli bir işlev üstlendiğini belirterek, “Üniversiteler yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleriyle değil, bulundukları şehre ilişkin bilgi üretimiyle de sosyal katkı sunmaktadır. Kastamonu Raporları serisi bu anlayışın somut bir yansımasıdır. Suçun coğrafi dağılımı gibi çok boyutlu bir konunun bilimsel yöntemlerle ele alınması hem karar alıcılar hem de araştırmacılar açısından kıymetli bir kaynak oluşturmaktadır” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin