karabuk
İmsak 05:44
Güneş 07:08
Öğle 13:06
İkindi 16:18
Akşam 18:53
Yatsı 20:13
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Haziran, 2024 12:15 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 1dk

Zigana Dağı’nın serin sığınağı Limni Gölü ziyaretçilerini bekliyor

Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarında bulunan ve tarihin her döneminde zorlu ve önemli bir geçit olan Zigana Dağı’nın eteklerinde yer alan Limni Gölü Tabiat Parkı ziyaretçilerini bekliyor.
Zigana köyü sınırlarında yer alan Limni Gölü Tabiat Parkı, Zigana Dağı’nın eteklerinde yer alması, etrafındaki çam ormanların yeşil dokusu ve temiz havasıyla ziyaretçilere dinlendirici bir kaçış fırsatı sunuyor. Denizden 2 bin 24 metre yükseklikte çam ormanları arasında temiz havası, eşsiz doğasıyla “Huzur veren mekan” ve “Zigana’nın nazar boncuğu” olarak nitelendirilen Limni Gölü Tabiat Parkı sadece serin havası ve doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda etkileyici orman manzarasıyla da ziyaretçilerini bekliyor.

“Ziyaretçilerimiz gönül rahatlığıyla doğanın tadını çıkarabilir”
Yerli ziyaretçilerden çok yabancı turistlerin Limni Gölü’nü daha çok ziyaret ettiğini belirten Limni Gölü Tabiat Parkı işletmecisi Mustafa Eroğlu, “Limni Gölü sarıçam ağaçları içerisinde 2 bin 24 rakımda Gümüşhane’nin doğal güzellikte bir gölüdür. Yazın yeşil güzelliği ve doğasıyla çok güzel bir yer. Limni Gölü bu yıl ziyarete açılmasıyla birlikte şu ana kadar 70-80 bin civarı ziyaretçiyi ağırladı. Şu anda yerli ziyaretçilerimizin haricinde Arap ağırlıklı turistler geliyor. Şu an Araplar Türklerden daha yoğun. Limni Gölü’nde 22 tane kır evimiz var, konaklama hizmetimiz mevcut. Zigana’nın yerli kuzu etini burada misafirlerimiz deneyimleyebilirler, sağladığımız her türlü imkânla gelen ziyaretçilerimiz gönül rahatlığıyla bu doğanın tadını çıkarabilir” dedi.

“Herkesin gelip görmesi gerekiyor”
Limni Gölü Tabiat Parkı’nı her yıl ziyarete geldiğini söyleyen Metin Çetin, “Burası ailemizle birlikte sürekli ziyarete geldiğimiz bir yer. Gayet nezih ve güzel bir yer. Eşimizle, dostumuzla burada çok güzel vakit geçiriyoruz. Doğanın güzelliği, manzaranın ve havanın güzelliği gerçekten harika bir yer, herkesin gelip görmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bu haberin kategorisini takip et:
kadinlarin emegi kulturel mirasi yasatiyor rimR2zhI
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Mart, 2026 12:30 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 2dk

Kadınların emeği kültürel mirası yaşatıyor

Giresun’un Keşap ilçesinde kadınlar, geleneksel kilim dokuma sanatını yaşatarak hem kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarıyor hem de aile ekonomilerine katkı sağlıyor.
Yörede yüzyıllık geçmişe sahip Karabulduk kilimleri, Keşap Mehmet Akif Ersoy Halk Eğitimi Merkezi’nde açılan kurslarla yeniden hayat buluyor. Çoğunluğu ev hanımlarından oluşan kursiyer kadınlar, geçmişten günümüze uzanan bu kültürel mirası sabır ve emekle dokuyarak hem üretmenin hem de kazanmanın mutluluğunu yaşıyor.
Kilim dokuma kursunun usta öğreticisi Gülçin Çakır, Karabulduk yöresine özgü kilimlerin geçmişte koyun yünü kullanılarak ve kök boyalarla renklendirilerek üretildiğini belirterek, kadınların bu geleneği yaşatmada önemli rol üstlendiğini söyledi.
Çakır, geçmişte kadınların koyun yününü kırkıp taradığını, eğirdiğini ve kök boya ile renklendirerek kendi kilimlerini ürettiğini ifade ederek, bugün de bu geleneğin kurs sayesinde yeniden canlandığını dile getirdi.

7’den 70’e kadınlar kilim dokuyarak geleneği yaşatıyor
Kursiyerlerin hem yöresel hem de geleneksel desenleri bir araya getirerek dokuma yaptığını anlatan Usta Öğretici Çakır, "Kilim dokuma zorla yapılacak bir iş değil. Emek ve sabır istiyor. Bir kilimin tamamlanması bazen aylar sürebiliyor. Üretilen kilimler çoğunlukla ilçe ve ildeki kurumlar tarafından satın alınıyor ya da kente gelen misafirler ilgi gösteriyor" dedi.
Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 2004 yılında açılan kursun temel amaçlarından birinin kadınların aile bütçesine katkı sağlaması olduğunu da ifade eden Çakır, "Kurs zamanla büyük ilgi gördü. Bugüne kadar 200’e yakın kursiyer yetiştirdik. Yaş sınırı olmadan herkes kursumuza katılabilir. Özellikle orta yaş ve üzeri kadınlar yoğun ilgi gösteriyor. Kursiyerler aynı zamanda "çıput" olarak bilinen eski kumaş dokuma geleneğini de yaşatarak, gerç dönüşüme katkı sağlıyor. Evlerde kullanılmayan kumaşlar kesilerek yeniden dokunmasıyla sıfır atık anlayışı da gerçekleştiriliyor" diye konuştu.
Kursiyer kadınlar ise ilk bakışta zor gibi görünen kilim dokuma sanatını kısa sürede öğrenebildiklerini belirterek, sabır ve emekle ortaya çıkan eserlerin kendilerine hem mutluluk verdiğini hem de ekonomik katkı sağladığını dile getirdi.
Kadınlar, kurs sayesinde hem üretmenin hem de kültürel mirası yaşatmanın gururunu yaşadıklarını ifade ederek, boş zamanlarını verimli geçirirken aynı zamanda aile bütçelerine de katkı sağladıklarını söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin