karabuk
İmsak 06:03
Güneş 07:28
Öğle 13:08
İkindi 16:08
Akşam 18:38
Yatsı 19:58
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mart, 2024 00:12 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

‘Yürüme robotu’ bölgedeki hastaların umudu oldu

Kastamonu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesinde yürüme güçlüğü ve kas zayıflığının tedavisinde kullanılan ‘robotik yürüme cihazı’ hastaların umudu oldu.
Kastamonu’da, başta felçli hastalar olmak üzere inme, omurilik yaralanması, travmatik beyin hasarı, multiple skleroz, parkinson, kas, kemik hastalıkları gibi yürüme yeteneğini kaybetmiş hastalara ’robotik yürüme cihazı’ umut oluyor. Bölgede ve Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen çok sayıda hastanın şifa bulduğu Kastamonu’daki Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nde Sağlık Bakanlığına bağlı Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü tarafından robotik yürüme cihazı 2015 yılında hizmete alındı. ’Robotik yürüme cihazı’ başta felç olmak üzere, birçok hastalık nedeniyle yürüme güçlüğü çekenler için umut oluyor. Yürüme fonksiyonunu kısmen ya da tamamen kaybetmiş hastalara yeniden yürüme kabiliyeti kazandırmayı sağlayan robotik yürüme cihazı, il dışından gelen çok sayıda hastanın da şifa bulmasını sağladı.

“Tam ya da yarı destekli veya desteksiz bir şekilde hastalarımızı yürütmek amacıyla kullanılıyor”
Hastanenin bölgede 45 yıldır hizmet verdiğini belirten Kastamonu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Davut Döner, “Yaklaşık 7 yıldır hastanemizde Türkiye’de ve dünyada örnekleri olan birçok uygulamayı eş zamanlı olarak bizlerde başlattık. Son olarak Kastamonu halkına robotik yürüme cihazını tanıtıp, hastalarımıza uygulamaya başladık. Özellikle robotik yürüme cihazı son 20 yıldır rehabilitasyon alanında kullanılıyor. Özellikle nörolojik, ortopedik ya da kast hastalığı sonucu yürüme kabiliyetini kaybetmiş hastalarda cihaz, tam ya da yarı destekli veya desteksiz bir şekilde hastalarımızı yürütmek amacıyla kullanılıyor. Özellikle cihaz, beyinde hasar gören bölgeye hareketleri tekrar yaptırarak o merkeze uyarılar vererek hasar gören yetinin tekrar kazanılması üzerine uygulanan bir yöntemdir. Bizde bu cihazı hastalarımız üzerinde kullanıyoruz. Uygulama öncesinde hastaları cihaza hazırlama süreci oluyor. Ortalama 10 dakika civarında hastayı kemerleriyle birlikte bağlıyoruz. Yaklaşık 20 dakika tedavi uygulaması oluyor. Tekrar hastanın cihazdan ayrılması yaklaşık 10 dakika sürüyor. Bu yüzden bir hastanın cihazı kullanması yaklaşık 1 saat kadar zaman alıyor. Mesai saatleri gözetince gün içerisinde yaklaşık 8-10 hastaya robotik yürüme cihazını kullandırıyoruz. Dolayısıyla hekimlerimizin belirlediği bir takvimde hastalarımızı tedavi ediyoruz. Bazı hastalarımız her gün cihaza bağlanıyor, bazı hastalarımız 2-3 günde bir cihazı kullanıyor. Bu takvim içerisinde yatan ya da ihtiyacı olan hastalarımıza hekimlerimizin belirlediği tedavi yöntemiyle uygulamaya çalışıyoruz” dedi.

“Hastalarımız, hiç bekleme olmadan tedavilerine aynı gün başlayacak şekilde planlamalarını yaptık”
Randevu alarak ya da alamadan hastaneye müracaat eden hastaların hiç bekleme olmadan tedavi edilmeye başlayacak şekilde planlama yaptıklarını söyleyen Döner, “Rehabilitasyon Hastanelerinde tüm Türkiye’de bekleme sıraları en önde şu anda şikayet konusudur. Biz bu anlamda hem rehabilitasyon hastalarımızı hem de fizik tedavi hizmeti alan hastalarımızda bu anlamda hiç bekleme olmadan tedavilerine aynı gün başlayacak şekilde planlamalarını yaptık. Hastanemizde yine cihaz uygulamalarında ESWT, bel-boyun traksiyon cihazı, en son EMG cihazımız hizmete başladı. Bunlarla beraber uygun hekim arkadaşımız sertifikasyon süreci tamamlandıktan sonra geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) polikliniğiyle birlikte akupunktur, hacamat, ozan tedavisi uygulamalarına da kısa sürede başlayacağız. Alt yapılarını da hazırladık. Bunun dışında poliklinik hizmetlerimizde aksamadan devam ediyor. Bu anlamda randevusunu alan ya da alamadan gelen her hastamıza aynı günde tedavi hizmeti sunuyoruz” diye konuştu.

“Akşam seansı uygulamasıyla mesai saatlerinde tedavi olamayan hastaları da muayene ediyoruz”
Mesai saatleri içerisinde tedavilerini olamayan hastalar için akşam seansı uygulamasını başlattıklarını anlatan Uzm. Dr. Döner, “Zaman zaman hastalarımızın hizmetlerini aksatmamak adına hem de mesai saatleri içerisinde sıkıntı yaşayan hastalarımıza değişik hizmetler sunmaya çalışıyoruz. Bunun bir örneği olan akşam seansı uygulamasını başlattık. Bununla hem mesai saatlerinde tedavisini alamayan hastalarımız için hem de zaman zaman tedavi sürecinde sıra bekleyen ve biriken hastaların azaltılması için akşam seansı uygulamasına geçtik. Son dönemlerde hastalarımıza sadece tedavi vermek dışında birinci basamak hizmetlerini sunmak önemli. Bu anlamda bizler hastalarımıza günlük yaşantılarında da şikayetleriyle ilgili bundan sonrasında tekrarlamaması adına veya daha kötüye gitmemesi için günlük yaşantılarında ergonomi şartları çerçevesinde gerekli destekleri sağlamak adına bel-boyun-diz okulu adı altında bir uygulama başlattık. Hastalarımıza günlük yaşantılarında ve devamında egzersiz uygulamalarını birebir haftanın belirli günlerinde uyguladıktan sonra bu tedavilerine evlerinde de devam etmeleri için gerekli yönlendirme ve bilgilendirmeleri yapıyoruz” şeklinde konuştu.

“Robotik yürüme cihazıyla yürüme duygusunu tekrar hatırladım”
10 yıldır MS hastası olan Adem Haliloğlu da, “Son 3 yıldır hiç yürüyemiyordum. Bu robotik yürüme cihazı sayesinde bu yürüme duygusunu tekrar hatırladım. Sağ olsun, Kastamonu Fizik Tedavi Hastanesine devletimiz, bu yürüme cihazını gönderdi. Bizler de bundan faydalanıyoruz. Bunun için çok memnunum. Daha bu üçüncü seansım benim. Biraz fayda ettiğinin farkındayım. İlerleyen süreçlerde inşallah daha da faydalı olacaktır” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Şubat, 2026 12:55 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Safranbolu’da Ahilik kültürüyle geleceğin ustaları yetişiyor

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde meslek lisesi öğrencilerinin el becerisiyle ürettiği ürünlerin, döner sermayenin yeniden faaliyete geçirilmesiyle ekonomik kazanca dönüştürülmesi hedefleniyor.

Safranbolu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde eğitim gören öğrenciler, atölyelerde hem geleneksel hem de modern üretim teknikleriyle çeşitli mobilya ürünleri hazırlıyor.
Müfredat kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde öğrenciler; sandalye, masa, sehpa ve dolap gibi ürünleri tasarlayıp üretim aşamasına kadar tüm süreçleri birebir deneyimleme imkanı yakalıyor.
Okul Müdürü Muammer Demirtaş, yaptığı açıklamada, okulun 1981 yılında eğitim öğretime başladığını belirterek, "Kurulduğunda 3 bölüm üzerine açılmış, sonraki yıllarda 2 bölümün daha eklenmesiyle birlikte makine, metal teknolojileri, mobilya, bilişim ve elektrik-elektronik alanlarında olmak üzere toplam 5 bölümle eğitim öğretime devam etmektedir. 350 öğrenciye hizmet vermekteyiz. Okulumuz ülkemizin yüz akı okullarından bir tanesi, ilçemizin ve ilimizin değer katan, değer üreten önemli bir kurumudur" dedi.
Okulda müfredat kapsamında üretim faaliyetlerinin de yürütüldüğünü ifade eden Demirtaş, "Özellikle mobilya bölümünde çeşitli üretimler yapılmakta, üretilen ürünler geçmişte döner sermaye kapsamında değerlendirilmekteydi. Şu an döner sermayenin yeniden açılmasıyla ilgili bir başvurumuz ve talebimiz bulunmaktadır. İnşallah açıldığında öğrencilerimizin yoğun emekle ürettikleri bu ürünleri ülke üretimine, milli bir sermaye olarak ve el emeği değeriyle kazandırmayı arzu ediyoruz" diye konuştu.
Mesleki eğitimin önemine de değinen Demirtaş, "Mesleki eğitim, çağımızın en önemli ve en çok tercih edilen alanlarından biridir. Mesleki eğitimin kıymeti anlaşıldıkça ülkemizde ara eleman sorununun giderilmesi ve meslek erbabı sayısının artırılması adına güzel çalışmalar yürütülmektedir" ifadelerini kullandı.
Mobil ve İç Mekan Tasarımı alanı öğretmeni Mehmet Bayram ise, öğrencileri meslek sahibi yapmak için önce tasarım, ardından üretim sürecini öğrettiklerini söyledi.
Geleneksel ahşap sanatlarının yanı sıra CNC tezgâhlarda modern üretim tekniklerini de kullandıklarını aktaran Bayram, kaplama, oyma ve taklit kündekâri uygulamalarıyla öğrencileri yetiştirdiklerini ifade ederek amaçlarının ahilik kültürü doğrultusunda meslek ahlakına sahip bireyler yetiştirmek olduğunu kaydetti.
Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Bölümü 10. sınıf öğrencisi Cemre Taha Çenesiz, "Sınıfta bilgisayar dersi görüyor ve bilgisayarda çizimler yapıyoruz. Daha sonra atölyeye gelerek ahşap birleştirme ve oyma işlemlerini öğreniyoruz. Burada sandalye, sehpa, masa ve dolap gibi ürünler yapıyoruz. Çoğunlukla geçmeli ve birleştirmeli parçalar üretiyoruz" şeklinde konuştu.
Çenesiz, derste öğrendikleri bilgileri atölyelerde yaptıkları çalışmalarla el becerilerini pratik hale getirdiklerini ifade etti.
Öğrencilerden Yiğitcan Cansev de, mobilya mesleğini gelecekte yapmak istediğini dile getirerek şunları söyledi: "Bu mesleği gelecekte yapmak istiyorum çünkü altyapısı olan bir işim olacak. Bu okuldan mezun olduğumda bu işin altyapısına sahip olacağım. Bu nedenle bu mesleği yapmak istiyorum. Gelecekte bu işi yaparsam ekmeğimi kazanabileceğimi düşünüyorum."

Bizi sosyal medyadan takip edin