Yükseköğretim mezunlarının oranı 25 yaş ve üstü nüfusta yüzde 23,9 oldu - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
26 Mayıs, 2023 10:47 tarihinde yayınlandı
0
0

Yükseköğretim mezunlarının oranı 25 yaş ve üstü nüfusta yüzde 23,9 oldu

25 yaş ve üzerindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının 25 yaş ve üzeri toplam nüfus içindeki oranı 2008 yılında yüzde 9,8 iken, 2022 yılında bu oran yüzde 23,9 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılı Ulusal Eğitim İstatistiklerini paylaştı. Buna göre, 25 yaş ve üzerindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının 25 yaş ve üzeri toplam nüfus içindeki oranı 2008 yılında yüzde 9,8 iken, 2022 yılında bu oran yüzde 23,9 oldu. Söz konusu yaş grubu içindeki ilkokul ve üzeri eğitim seviyelerinden mezun olanların oranı ise 2008 yılında yüzde 81,1 iken, 2022 yılında bu oran yüzde 92,5 olarak gerçekleşti.

Ortalama eğitim süresi 2022 yılında 9,2 yıl oldu
25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl iken, 2022 yılında yüzde 26 artış göstererek 9,2 yıl oldu. Ortalama eğitim süresi 2022 yılı için kadınlarda 8,5 yıl, erkeklerde 10,0 yıl olarak gerçekleşti.
Kadınların ortalama eğitim süresinin, erkeklerin ortalama eğitim süresine oranını ifade eden “cinsiyet oranı” 2011 yılında 0,78 iken, bu oran her yıl artış göstererek 2022 yılında 0,84 oldu.

Ortalama eğitim süresinin en yüksek olduğu il Ankara oldu
25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresinin 2022 yılında en yüksek olduğu il 10,6 yıl ile Ankara olurken, bu ili sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve İzmir takip etti. Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,2 yıl ile Ağrı olurken, bu ili sırasıyla Şanlıurfa, Van, Muş ve Kastamonu izledi.

Ortalama eğitim süresinin en çok arttığı il yüzde 65,1 ile Şırnak oldu
25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresinin 2011-2022 yılları arasında en yüksek artış gösterdiği ilk beş il yüzde 65,1 ile Şırnak, yüzde 53,9 ile Hakkâri, yüzde 51,9 ile Bingöl, yüzde 48,1 ile Muş ve yüzde 46,5 ile Van oldu. En düşük artış gösteren ilk beş il ise yüzde 18,2 ile Ankara, yüzde 20,5 ile Tekirdağ, yüzde 20,8 ile Eskişehir, yüzde 21,5 ile İstanbul ve yüzde 21,6 ile Yalova olarak hesaplandı.

Okuma yazma bilen oranı yüzde 97,6 oldu
2008 yılında 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 91,8 iken, 2022 yılında bu oran yüzde 97,6 olarak hesaplandı. 2008-2022 yılları arasında kadınlarda okuma yazma bilen oranı yüzde 86,9’dan yüzde 95,9’a, erkeklerde ise bu oran yüzde 96,7’den yüzde 99,3’e yükseldi.

Okuma yazma bilen oranının en yüksek olduğu il, yüzde 99,0 ile Antalya oldu
Okuma yazma bilen oranının 2022 yılında en yüksek olduğu il yüzde 99,0 ile Antalya olurken bu ili sırasıyla Çanakkale, İzmir, Muğla ve Denizli takip etti. Bu oranın en düşük olduğu il ise yüzde 93,6 ile Mardin olurken bu ili sırasıyla Şanlıurfa, Siirt, Ağrı ve Iğdır izledi.

Okuma yazma bilen oranının en fazla arttığı il Şırnak oldu
Okuma yazma bilen oranının 2008-2022 yılları arasında en yüksek puan artışı gösterdiği ilk beş il sırasıyla Şırnak, Hakkâri, Van, Siirt ve Muş oldu. En düşük artış gösteren ilk beş il ise sırasıyla Eskişehir, Ankara, Yalova, İstanbul ve Bilecik olarak gerçekleşti.

Kadınlarda okuma yazma bilen oranının en yüksek olduğu iller Antalya ve Çanakkale oldu
Kadınlarda okuma yazma bilen oranının en yüksek olduğu iller yüzde 98,4 ile Antalya ve Çanakkale olurken bu illeri sırasıyla İzmir, Denizli ve Muğla takip etti. Bu oranın en düşük olduğu il ise yüzde 89,0 ile Mardin olurken bu ili sırasıyla Şanlıurfa, Ağrı, Siirt ve Iğdır izledi. Erkeklerde ise okuma yazma bilen oranı Türkiye genelinde iller arasında belirgin bir fark göstermedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
vavava
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
27 Mart, 2026 15:28 tarihinde yayınlandı
0
0

SP’den “Mazlumlara Lanet, Mazlumlara Destek” açıklaması

Saadet Partisi, İslam dünyasına ve bölge ülkelerine yönelik ABD-İsrail saldırıları ile Mescid-i Aksa’ya yönelik kısıtlamalar ve kazılara karşı Türkiye genelinde eş zamanlı basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamalar, Cuma namazı çıkışında parti teşkilatlarının katılımıyla yapıldı.

Karabük’te partililer, Karabük’te bulunan il binası önünde bir araya geldi. Basın açıklamasını İl Başkanı Aziz Gündoğdu okudu.

Gündoğdu, konuşmasında, İslam coğrafyasında yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, zulme karşı duruşlarını vurguladı. “Bugün burada sadece bir basın açıklaması yapmak için değil; dünyanın dört bir yanını saran zulüm ateşine karşı mazlumun yanında olduğumuzu ilan etmek için toplandık” diyen Gündoğdu, Millî Görüş hareketinin tarih boyunca ayrım yapmaksızın zalimin karşısında durduğunu ifade etti.

Gazze’de yaşananlara da değinen Gündoğdu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Aylardır dünyanın gözü önünde, tarihin kaydedebileceği en vahşi, en alçak soykırımlardan biri Gazze’de işlenmektedir. Bebeklerin süt kokusuna barut kokusunun karıştığı, annelerin feryadının arşı titrettiği bu mübarek topraklar; bugün sözde modern dünyanın sahte “insan hakları” maskesinin düştüğü yerdir. Gazze bugün sadece bir coğrafi bölge değil; imanın, direnişin ve topyekûn insanlık onurunun son kalelerinden biridir. Şunu herkes bilsin ki: Gazze’de dökülen her damla kan, bu zulme sessiz kalanların vicdanına sürülmüş kara bir lekedir. Bu katliam durana, abluka tamamen kalkana dek durmayacağız, susmayacağız!

Onurumuz, kırmızı çizgimiz ve ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa, bugün işgalci postalları altında zincirlenmiştir. Bu zincirler sadece taş duvarlara değil; Müslümanların ibadet hürriyetine ve tüm insanlığın inanç kutsiyetine vurulmuş bir prangadır. Unutulmasın ki Kudüs zincirliyse İslam coğrafyası esirdir. Biz Saadet Partisi teşkilatları olarak gür bir sesle haykırıyoruz: Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz; Mescid-i Aksa’nın zincirleri kırılmadan insanlık prangalarından kurtulamaz.

Siyonizmin pervasızlığına karşı sadece “kınama” mesajları yayınlamak yetmez! Zulme karşı sadece “üzüntü” beyan etmek bu ateşi söndürmez!

Türkiye sadece sözle değil; siyasi, ekonomik ve diplomatik tüm caydırıcı gücüyle mazlumun yanında yer almalıdır.

Çünkü İsrail ancak ve ancak güçten anlar.

Komşumuz İran topraklarına yönelik gerçekleştirilen saldırılar, kardeş Lübnan’da sivil halkın üzerine yağan bombalar; terör şebekesinin bölgemizi topyekûn bir ateş çemberine sürükleme projesinin son halkasıdır.

Bizler, emperyalizmin ve siyonizmin önümüze koyduğu mezhep fitnesini ve etnik kışkırtmaları reddediyoruz. Bilinmelidir ki emperyalizm sadece bomba yağdırmaz; ekonomik ambargolarla ve finansal terörle halkları açlığa mahkûm ederek diz çöktürmeye çalışır. Bizim lügatimizde “tarafsızlık” yoktur! Biz safı belli olanlarız; biz hakikatin tarafındayız! Zulüm kimden gelirse gelsin karşısında, mazlum kim olursa olsun yanındayız.

Gazze’deki vahşet son bulana dek, Mescid-i Aksa’yı çevreleyen zincirler kırılana dek,  Emperyalizmin kirli eli coğrafyamızdan çekilene dek; Mücadelemiz, azmimiz ve kararlılığımız artarak devam edecektir! Bizler provokasyonlara gelmeden, vakar ve sükûnet içerisinde, birleştirici bir dille haykırıyoruz: Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur!

Buradan tüm dünyaya sesleniyoruz: Mazlumların gözyaşı, zalimlerin saltanatını mutlaka yıkacaktır. Kudüs’ün özgürlüğü ve İslam coğrafyasının selameti için bütün gücümüzle çalışmaya, hakkı ve hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin