Yıldırım: "Esnafı Sahipsiz Sanmayın" - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Temmuz, 2023 14:57 tarihinde yayınlandı
0
0

Yıldırım: “Esnafı Sahipsiz Sanmayın”

Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım,  kiracı esnaflara  fahiş zam yapan iş yeri sahiplerini uyararak, “Kirasına fahiş zam yapılan esnaflarımız odaya müracaat etsin, fahiş kira zammı yapan iş yeri sahiplerinin alacağı kiradan daha fazla ceza alması için gerekli mercilerde  takibini yaptırırız” dedi

Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım,  Kiracı esnaflara  fahiş zam yapan iş yeri sahiplerini uyarıda bulunarak, ” Kirasına fahiş zam yapılan esnaflarımız odamıza müracaat yapabilirler. Biz bunların hukuki olarak takibini yaparız. Fahiş kira zammı yapan iş yeri sahiplerinin alacağı kiradan daha fazla ceza alması için gerekli mercilerde  takibini yaptırırız” dedi.

İçinden geçilen bu zor günlerde herkesin taşın altına elini koyması gerektiğini ifade eden Başkan Yıldırım;  “Bu günleri fırsat günleri diye düşünmeyin.  Esnafı sahipsiz sanmayın.  Geçtiğimiz günlerde meydana gelen depremde bir depremzede 10 tane evi olan ev sahibimle aynı çadırda ısınmaya çalışıyoruz diye bir paylaşımda bulundu. Bütün olay bu.  Buradan devletimizi de göreve çağırıyorum. Esnaflarımız kira stopajı veriyor. Kirasında fazla artış gösteren esnafımızın iş yeri sahibi bilgileri sizde mevcut. Bunlar devlet eli ile tespit edilmesi gerekir.  Sonra bunların işyerini edinme zamanı ile bugünkü değerleri  karşılaştırılmalı. Fahiş artışlara hem vergi hem de cezai işlem uygulanmalıdır.  Aynı durum ev sahipleri içinde yapılmalıdır. Artık devlet eli ile bu işe el atılmalıdır.  İnternette ev ilanları iş yeri ilanları herkes tarafından görülmekte ve bilinmektedir.  Aldığındaki emlak değeri ile şu andaki emlak değeri karşılaştırılmalı  yeniden değerlendirme oranından fazlası için hem  vergisel hem de cezai olarak bu olayların üstüne acilen gidilmelidir.  Artık bu konuda kavgalar cinayetler olmaya başlamış, ev sahibi ve kiracılar karşı karşıya gelmektedir. İlimizde konut sıkıntısı acil üstüne gidilmesi gerekli bir konudur. TOKİ’nin acil ilimize girmesi ve konut sayısının arttırılması zorunludur. Bunun yanında inşaat firmalarının ve müteahhitlerimizin de konut yapımında karşılaştıkları zorluklar ve problemler çözülmelidir.  İnşaat malzemelerinde ve konut ediminde yeni teşvikler gereklidir. Konutları etkileyen tüm malzemelerde vergi ve KDV sıfırlanmalı,  konut maliyetlerini düşürücü önlemler alınmalıdır”  dedi.

ESNAFLARIMIZ ODAYA MÜRACAAT ETSİNLER

Başkan Yıldırım, Kirasına fahiş zam yapılan esnafların odaya müracaat etmelerini isteyerek,  “Biz bunların hukuki olarak takibini yaparız. Fahiş kira zammı yapan iş yeri sahiplerinin alacağı kiradan daha fazla ceza alması için gerekli mercilerde  takibini yaptırırız. Bu iş yeri sahiplerinin  işyerlerini uzun süre kimseye kiralayamaması için girişimde bulunuruz.  Bu zor günler birbirimize destek olarak sıkıntıları paylaşarak geçecektir” diye konuştu. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay