Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) düzenlenen “Yeşil Kampüs Festivali”, çevreye duyarlı yaşam kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlayan etkinlikleriyle dikkat çekti.
OMÜ ev sahipliğinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Türkiye Çevre Ajansı destekleriyle düzenlenen “Yeşil Kampüs Festivali”, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Çevre bilincini artırmak ve gençleri sürdürülebilir bir gelecek için harekete geçirmek amacıyla düzenlenen etkinlikte eğlenceli etkinliklere sahne oldu.
Gerçekleştirilen festivalde, gün boyunca çeşitli etkinlikler düzenlendi. Katılımcılar; farkındalık eğitimleri, atölye çalışmaları, yarışmalar ve canlı performanslarla çevre dostu uygulamalar hakkında bilgi edinme fırsatı buldu. Etkinlik alanında kurulan stantlarda geri dönüşüm, sıfır atık ve yenilenebilir enerji konularında bilgilendirmeler yapıldı. Düzenlenen bilgi yarışmasıyla öğrencilere çeşitli hediyeler verildi. 24 soruluk bilgi yarışmasında birinci öğrenci Hakan Ortahisar oldu.
Yetkililer, gençlerin çevre konusundaki duyarlılığının artırılmasının önemine dikkat çekerek bu tür etkinliklerin yaygınlaştırılacağını ifade etti. Etkinlik boyunca sahne alan performanslar katılımcılara keyifli anlar yaşattı.
OMÜ ÇEVSAM Müdürü ve Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurdan Gamze Turan, “Çevre tırı üniversitemize geldi. Üniversitemiz sürdürebilir ve yeşil kampüs olma yolunda çeşitli faaliyetler yürütüyor. Bu çevre tırı projesi ise öğrencilerimize farkındalık kazandırmak açısında oldukça değerli bir faaliyettir” dedi.
Programda cam sanatçısı İbrahim Özçelik ve ressam Orçun Keskin tarafından yapılan eserler öğrencilere hediye edildi. Yeşil Kampüs Festivali, günün sonunda yapılan toplu hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.


Yeşil Kampüs Festivali: Öğrenciler hem eğlendi hem bilinçlendi
Yıldırım “Devlet Eliyle Ticaret Son Bulmalı”
Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım, devlet eliyle yürütülen ticari faaliyetlerin küçük esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, adil rekabet ortamının yeniden sağlanması çağrısında bulundu.
Yıldırım yaptığı açıklamada, devletin asli görevinin ticaret yapmak değil; üreticiyi, esnafı ve girişimciyi desteklemek olduğunu ifade etti. Öğretmenevlerinden sosyal tesislere, polis evlerinden düğün salonlarına, lokantalardan çay bahçelerine kadar birçok alanda kamu eliyle ticaret yapıldığını belirten Yıldırım, okullarda sürekli hale gelen kermes uygulamalarının da küçük esnafı olumsuz etkilediğini söyledi.
Kamu işletmelerinin vergi ve maliyet avantajına sahip olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bir tarafta bütün sermayesini, emeğini ve geleceğini işletmesine bağlayan esnafımız, diğer tarafta personel maaşı devlet tarafından karşılanan kamu işletmeleri bulunmaktadır. Bu şartlarda adil rekabetten söz etmek mümkün değildir” dedi.
Esnafın ağır ekonomik yük altında ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Yıldırım, elektrik, kira, SGK, vergi, POS komisyonları, kredi faizleri ve yüksek gecikme zamlarının küçük işletmeleri zorladığını ifade etti.
Esnafın ekonominin temel taşı olduğunu belirten Yıldırım, “Esnaf sadece ticaret yapan kişi değildir; istihdam sağlayan, vergisini ödeyen, mahallesine sahip çıkan ve şehrin sosyal yapısını ayakta tutan unsurdur” diye konuştu.
Açıklamasında çağrısını yineleyen Yıldırım, devletin ticaretin rakibi değil düzenleyicisi olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Devlet eliyle ticaret acilen son bulmalı; ticaret, yatırım yapan, risk alan ve vergisini ödeyen esnafa bırakılmalıdır. Esnafımızı vergi adaleti, krediye erişim, finansman destekleri, POS komisyonları, yüksek faiz ve gecikme zamları ile istihdam maliyetleri konusunda korumak zorundayız. Ayakta kalan esnaf güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye demektir.”

