Reklam
Reklam
Bir baslik ekleyin 71
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ağustos, 2025 10:24 tarihinde yayınlandı
0

Yerli ve Otonom İHA’larıyla TEKNOFEST’in Finalisti Olmayı Başardılar

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Mühendislik Fakültesi öğrencilerinden oluşan KAF Teknoloji Takımı, geliştirdikleri yapay zekâ destekli otonom insansız hava aracıyla, TEKNOFEST 2025 Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması’nda 91 puan alarak finale yükseldi.
Yerli ve millî imkânlarla geliştirilen insansız hava aracı; görüntü işleme teknolojisi, aerodinamik tasarımı ve yüksek görev kabiliyeti sayesinde jüri tarafından tam not aldı. Geliştirilen sistem, aynı zamanda özgün tasarımı ve yazılımıyla dikkat çekiyor.
Takım kaptanı ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Muhammed Talha Yetimoğlu, projenin ortaya çıkış süreci ve vizyonlarını şu sözlerle anlattı:
“KAF Teknoloji, 2022 yılında üniversite öğrencileri tarafından yerli ve millî teknolojiler geliştirmek amacıyla kuruldu. Hedefimiz, ‘Tam Bağımsız Türkiye’ vizyonuyla insansız hava sistemleri geliştirmek ve ülkemize katma değer sağlamaktır. Bu doğrultuda yazılım, elektronik ve mekanik alanlarında eğitim gören öğrencilerden oluşan bir ekiple çalışıyoruz.”

“91 puanla finale yükseldik”
Dron, sabit kanat ve VTOL (dikey iniş kalkış yapabilen) gibi farklı türde araçları yüzde 100 yerli olarak geliştirdiklerini belirten Yetimoğlu, “TEKNOFEST gibi yarışmalar, bu alanda yerli teknolojilerin gelişimini teşvik eden çok önemli platformlar. 2023’te ikincilik elde etmiştik; bu yıl ise yaklaşık 2000 takımın başvurduğu yarışmada 91 puanla finale yükseldik” diye konuştu.

“Selçuk Bayraktar gibi teknolojik geleceğe katkı sunmayı hedefliyoruz”
Yetimoğlu, “Geliştirdiğimiz dronun mekanik, yazılım ve elektronik sistemleri tamamen üniversite öğrencilerinden oluşan ekibimiz tarafından tasarlandı. Gömülü yazılımlar, motor sürücüler ve kontrol sistemleri de bizim üretimimiz. Bu çalışmaları yaparken bize öncülük eden Selçuk Bayraktar gibi mühendislerin izinden giderek, ülkemizin teknolojik geleceğine katkı sunmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Takım üyelerinden Elektrik ve Elektronik Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Alperen Ergül ise geliştirilen sistemlerin teknik altyapısına ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
“Yaptığımız sistemler olabildiğince yerli üretime dayanıyor. Bu sayede ciddi bir katma değer oluşturuyoruz. Güçlü atım kartı, uçuş kontrol kartı, elektronik hız kontrolcüsü ve fırçasız motorların performansını ölçen cihazları da yerli olarak üretiyoruz. Donanımların tasarımını biz yapıyor, ardından gömülü yazılımları yüklüyoruz. Bu yaklaşım, sistemlerin güvenliğini ve esnekliğini sağlıyor.”
Geliştirdikleri İHA’nın 10 kilogram faydalı yük taşıma kapasitesine, 30 dakika uçuş süresine ve 60 kilometre haberleşme menziline sahip olduğunun altını çizen Ergül, “Bu sayede aracımızı bir noktadan başka bir noktaya hem manuel hem de otonom şekilde uçurabiliyoruz. Bu önemli bir avantaj; çünkü insansız hale getirdiğiniz bu sistemde yer kontrol istasyonundan yazılım aracılığıyla göreve müdahale edebiliyorsunuz. İnsansız hava araçları, zaman zaman gözle görülemeyecek uzaklıklara gittiği için bu takip imkânı oldukça kritik” şeklinde konuştu.
Yazılım Mühendisliği 3. sınıf öğrencisi ve takımın yazılım birim sorumlusu Mustafa Kale ise geliştirilen yazılım altyapısının detayları hakkında bilgi verdi.
“Bizim bu yarışmada yapmamız gereken üç adet görev bulunuyor. Bunlar sekiz çizme görevi, yük bırakma görevi ve yük alma görevidir. Bu görevlerimizi yazılımsal olarak başarıyla simüle ettik” diyen Kale “Yazılım altyapımızı üç ana başlıkta geliştirdik: Görüntü işleme, yer kontrol sistemi ve simülasyon. Görüntü işleme tarafında, kameradan alınan verilerle bilgisayarlı görü tekniklerini kullanarak aracın yönelmesini sağlıyoruz. Araç ivmesi ve hızı da bu analizlere dahil edilerek kontrol ediliyor. Yerli ve millî olarak geliştirdiğimiz yer kontrol sistemimiz sayesinde uçuş esnasında tüm uçuş verilerini gerçek zamanlı izleyebiliyor ve gerekli durumlarda doğrudan komut verebiliyoruz. Simülasyon tarafında ise fiziksel donanıma ihtiyaç duymadan, sistemlerimizi sanal ortamda test etme imkânımız oluyor. Bu sayede geliştirme sürecini hızlandırıyor, hataları uçuş öncesinde tespit edip düzeltebiliyoruz” ifadelerine yer verdi.

aw528273 06 1

Bizi sosyal medyadan takip edin
boluda hava sicakliklarinin artmasiyla dondurma satislari artti TCkcMvne
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Haziran, 2026 20:00 tarihinde yayınlandı
0 0

Bolu’da hava sıcaklıklarının artmasıyla dondurma satışları arttı

Bolu’da hava sıcaklıklarının aniden yükselmesiyle sıcak havadan bunalan vatandaşlar, dondurmacılara ilgi gösteriyor.

Yaz mevsiminin vazgeçilmezlerinden olan dondurmanın kent genelindeki satışlarında gözle görülür artış yaşandı. İzzet Baysal Caddesi üzerinde 19 yıldır dondurmacılık yapan ve tezgahında 30 çeşit dondurma bulunduran Mehmet Sucu, Boluluların yaz-kış dondurma tüketmeye alışkın olduğunu ancak yazın gelmesiyle talebin katlandığını ifade etti.

“Dondurma değil, buz hasta eder”

Satışa sunduğu dondurmaların Kahramanmaraş’ta hazırlandığını söyleyen Mehmet Sucu, “Yazın gelmesiyle birlikte vatandaşlar yavaş yavaş dondurma yemeye başladı. Bolu’da yaz kış dondurma satışlarımız oluyor zaten. Vatandaşlar Bolu soğuğuna alışkın olduğu için kışın tükettikleri dondurma onları etkilemiyor. Dondurmamız yaz-kış yenilebilir. İçinde gerçek salep ve keçi sütü var. Çocukların boğazını şişirip hasta etme gibi bir durumu olmaz” değerlendirmesinde bulundu.

Yetişkinlerin genellikle karadut, ballı badem, kavun ve mangolu, çocukların ise en çok çilekli dondurmayı tercih ettiğine dikkati çeken Sucu, dondurmanın bu seneki top fiyatının 50 lira olduğunu söyledi. Toplumdaki “dondurma hasta eder” algısına da değinen Sucu, şunları kaydetti:

“Aslında dondurma değil, buz hasta eder. Bu dondurmanın içerisinde buz yok. Donmuş halde ama salep bunun buz olmasını engelliyor. Biz burada dondurmayı döverek işlediğimiz için içinde buzdan eser kalmıyor. Boğaz şişirmiyor, hasta etmiyor.”

Bizi sosyal medyadan takip edin