Yenice’de orman üretimine kalite hamlesi - Karabük Haber Postası
00 2
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
13 Şubat, 2026 16:32 tarihinde yayınlandı
0
0

Yenice’de orman üretimine kalite hamlesi

Orman Bölge Müdürlüğü’nün üretimde kaliteyi artırmak, standardizasyonu güçlendirmek ve pazarlama süreçlerini daha etkin hale getirmek amacıyla düzenlediği İşletme ve Pazarlama Eğitim Tatbikatları, Yenice’de gerçekleştirildi.

Saha uygulamaları eşliğinde yapılan programda, orman emvalinin üretiminden depolanmasına, tasnifinden satış ve pazarlama süreçlerine kadar tüm aşamalar uygulamalı olarak ele alındı. Teknik personelin bilgi ve uygulama yeterliliğini geliştirmeyi hedefleyen eğitimlerde, üretimde birim standardın sağlanması ve piyasa beklentilerine uygun kaliteli emval arzı vurgulandı.

Eğitimin açılışında konuşan Bölge Müdürü Hasan Keskin, ormancılık faaliyetlerinde planlı üretim, doğru ölçüm, doğru tasnif ve etkin pazarlama zincirinin bütüncül bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirtti. Keskin, bölge sanayisinin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda üretilen emvalin en verimli şekilde değerlendirilmesinin hem kamu kaynaklarının etkin kullanımı hem de bölgesel kalkınma açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Keskin, “Kalite tesadüf değil, disiplinin sonucudur” dedi.

Tatbikat süresince; üretim standardizasyonu, depo düzeni ve tasnif kriterleri, ölçüm ve sınıflandırma esasları, satış ve pazarlama süreçlerinde dikkat edilmesi gereken hususlar ile iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları başlıklarında uygulamalı eğitimler verildi.

Yetkililer, eğitim tatbikatlarıyla teşkilatın köklü birikiminin sahaya yansıtılmasının, uygulama birliğinin sağlanmasının ve iş süreçlerinin daha verimli yürütülmesinin amaçlandığını belirtti. Yenice Orman İşletme Müdürlüğü’nde düzenlenen programın ardından eğitimlerin diğer işletme müdürlüklerinde de devam edeceği bildirildi.

Bölge Müdür Yardımcısı Mehmet Pınar’ın koordinasyonunda gerçekleştirilen eğitime, Şube Müdürü Eyüp Ünaldı, Yenice Orman İşletme Müdürü Bahri Yücel, işletme müdür yardımcıları, şube mühendisleri, işletme şefleri ve muhafaza memurları katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay