Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
16 Nisan, 2019 14:55 tarihinde yayınlandı
0

Yenice’de bir ilk

Çiftçi Nevzat Odabaş arsasına Ada çayı dikti

Yenice ilçesine bağlı Tir köyü sakinlerinden aynı zamanda emekli olan Nevzat Odabaş bir ilke imza attı. Yenice İlçe Tarım Müdürlüğü’nün hibe programı çerçevesinde ada çayı dikimini ilk yapan kişi olan Nevzat Odabaş, köyündeki bahçesinde ilk dikimleri yaptı.
İlçe Tarım Müdürlüğünün yaptığı analizlerden sonra Yenice topraklarının ada çayına uygun olduğu belirlendi. Tarım Müdürlüğü ada çayı fideleri ile ilgili olarak muhtarlara bildirimde bulundu. Tir Köyü Muhtarı İlhan Özgün’ün haber vermesiyle hemen Tarım Müdürlüğü’ne başvuran Nevzat Odabaş 400 metrekarelik arsasına göre fide aldı ve ertesi gün dikimini yaptı. Nevzat Odabaş, böylece Yenice’de ilk ada çayı üreticisi olma ünvanını kazandı.İki ay içerisinde ürün vermesi beklenen ada çayının pazarlamasının da kolay olduğu öğrenildi.
Nevzat Odabaş, konuyla ilgili verdiği bilgide, ” Yenice’mizin üretmesi gerekiyor. Bunun için de topraklarımızın işlenmesi birinci koşul. Tarım Müdürlüğümüzün hibe desteğinden yararlanarak ilk dikimleri yaptık. İki ay içerisinde hasat yapmayı bekliyoruz. Köylümüz, İlçe Tarım Müdürlüğünün teşviklerinden yararlanarak üretime yönelmelidir” dedi.
Tarım Müdürlüğü toprak analizlerine yoğunlaştı
Öte yandan İlçe Tarım Müdürlüğü teknik ekipleri de 2019 yılı toprak analizlerine yoğunlaştı. Köylerde çiftçilere analiz raporları teslim edilerek toprağın kimyasal dengesini bozmadan gübre kullanımı konusunda bilgilendirme yapıldı. Kaliteli, sağlıklı ve bol ürün alınabilmesi için de aydınlatıcı çalışmalarda bulunuldu. Tarım Müdürlüğü elemanları tarımsal teknolojiden gereği gibi yararlanılabilmesi konusunda da çiftçileri aydınlattı. Ayrıca toprak analizi yaptırmak isteyen çiftçilerin Tarım Müdürlüğüne başvurmaları istendi. Yetkililer ayrıca yılda dört hasat alınabilecek ada çayı tarımı yaygınlaştırılabilirse, Yenice ekonomisine de büyük katkı sağlayacağını kaydetti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin