Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Eylül, 2018 14:02 tarihinde yayınlandı
0

Yenice Platformu Sözcüsü Mustafa Akay: “HES Projesinde atılan taş kurbağayı ürkütmeyecektir”

Yenice Şeker Kanyonu’nda yapılması planlanan HES Projesine karşı mücadele veren Yenice Platformu çalışmalarını ve araştırmalarını aralıksız olarak sürdürüyor. Platform Sözcüsü, Mustafa Akay, ” Doğanın katledilmesini ve ilçe turizminin öldürülmesini engellemek için durmaksızın çalışıyoruz. Her alanda araştırma yapıyoruz. Bilim insanlarımıza hazırlattığımız son rapordan anladığımıza göre, burada yapılacak HES için atılacak  taş deyim yerindeyse kurbağayı ürkütmeyecektir. Yani, doğa tahribatından başka hiç bir şey sağlamayacaktır. O nedenle, Karabük’teki herkesi, her kurumu mücadelemize destek vermeye çağırıyoruz. Aşağıda sunduğumuz en  son rapor bilimsel olarak bu projenin ne kadar anlamsız olduğunu bütün çıplaklığı ile ortaya koymaktadır ve bu projede kesinlikle kamu yararı yoktur” dedi.

Bilim insanlarının konuyla ilgili hazırladığı raporda şu görüşlere yer veriliyor.

“ŞEKER KANYONU-KAMU YARARI

“Yenice Şeker Kanyonu’na HES Planı gerçekleştiğinde buradan üretilecek enerjinin 1.5 km’lik bir enerji nakil hattı ile yeni yapılacak bir dağıtım merkezine, oradan da Bartın II TM’ye bağlanacağı belirtilmekte ve bunun için de yeni bir ÇED Raporu hazırlanacağı Şeker Kanyonu HES Projesi Nihai ÇED Raporunda aşağıda verildiği üzere 3 yerde belirtilmektedir:

1-Santralda üretilen enerji, yaklaĢık 1,5 km uzunlukta 31,5 Kv, 3/0 AWG enerji nakil hattı ile yeni yapılacak dağıtım merkezine, oradan da Bartın-II TM‟ye bağlanacaktır. Enerji nakil hattı ve Ģalt sahası yeri ve güzergahının belirlenmemesi nedeni ile bu ÇED Raporu kapsamında değerlendirmeye alınmamış olup, ÇED Yönetmeliği kapsamında ayrıca değerlendirilecektir (Nihai ÇED Raporu sf1).

2-Şimşir Regülatörü ve HES projelerinde üretilip 31,5 kV gerilime yükseltilen enerji yaklaşık 1,5 km uzunlukta 31,5 Kv, 3/0 AWG enerji nakil hattı ile yeni yapılacak dağıtım merkezine, oradan da Bartın-II TM‟ye bağlanacaktır. Enerji nakil hattı maliyeti olarak 160 430 TL (100 000 $) maliyetlere ilave edilmiştir (Nihai ÇED Raporu sf19)

3-Santralda üretilen enerji, yaklaşık 1,5 km uzunlukta 31,5 Kv, 3/0 AWG enerji nakil hattı ile yeni yapılacak dağıtım merkezine, oradan da Bartın-II TM‟ye bağlanacaktır. Enerji nakil hattı ve Şalt sahası yeri ve güzergahının belirlenmemesi nedeni ile bu ÇED Raporu kapsamında değerlendirmeye alınmamış olup, ÇED Yönetmeliği kapsamında ayrıca değerlendirilecektir (Nihai ÇED Raporu sf184).

Bu açıklamalar, Projenin, üretilecek enerji miktarı ile yapılacak doğa tahribatı ve orman katliamı göz önüne alındığında kamu yararı açısından uygun olmadığını göstermektedir.

Türkiye’de 2016 yılı 274.407,7 GWh elektrik üretimi yapılmıştır. Bunun %24.5’si hidroelektrik olup 67229.8 GWh’tir (TEMA Vakfı Ekosiyaset Belgesi sf 59). Bu miktar Türkiye’deki tüm barajlar ve derelerden üretilen enerji miktarıdır. Yenice Şeker Kanyonu’na yapılması planlanan HES projesi ile 4.9 Mwm elektrik üretilmesi öngörülmektedir. Bu durumda Türkiye’deki 2016 enerji üretimi dikkate alındığında, Şeker Kanyonu’nda üretilecek enerji (toplam enerjinin milyonda  0.07’si), yok denecek kadar azdır.

Diğer yandan Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) tarafından hazırlanan “Batı Karadeniz Bölge Planı (Zonguldak-Karabük-Bartın) 2014-2023”da da Yenice’nin kalkınma ve gelişimi için “mobilya ve orman ürünleri ile turizm” ana strateji olarak belirlenmiştir. Bu ana stratejinin gerçekleşmesi için birinci öneri, “Şeker Kanyonun tanıtımının yapılması” olarak belirlenmiştir. Oysa ÇED raporundaki bilgilere göre HES projesi gerçekleştiğinde, Şeker Kanyonunda 2 yıl boyunca dozerler, ekskavatörler ve kamyonlar çalışacaktır. Neler yapılacaktır? Öncelikle, İnce bacak köyüne yakın olan bölümde, Şeker Kanyonu üzerine bir gölet, göletten 2 km uzunluğunda, 2 m genişlik ve yaklaşık 1.5 m yüksekliğinde kapalı bir kanal, kanalın kenarına 4 m servis yolu, kanalın bitimine yükleme havuzu, yükleme havuzundan santrala kadar 1.36 km cebri boru, santral binası ve inşaattan çıkan materyallerin depolandığı atık depolama tesisi yapılacaktır. Bunun için de 89 000 m2 alan kullanılacaktır. Bu süre sonunda burada yaşayan 20 tür yarasa, pek çok başka hayvan, orman ağaçları, bitkiler kısaca işleyen bir sistem, yani ekosistem yok edilecektir. Ekosistemin üzerinde durduğu toprağın 1 cm’sinin oluşumu için 500 yıl geçmesi gerektiği düşünüldüğünde 2 yıl boyunca oluşacak bu zararların telafisi yoktur, yani geri dönüşü bulunmamaktadır.

Ayrıca Proje uygulandığında, kanyondaki su kuruyacak ve Şeker Kanyonu’nun herhangi bir özelliği de kalmayacaktır. Bugüne kadar gerçekleşen hiçbir HES projesinde bırakılması gereken %10 can suyu bırakılmamış, derede suya bağımlı bitkiler kurumuş ve hayvanlar yok olmuştur.

Diğer yandan yukarıda değinildiği üzere öngörülen HES projesi ile üretilen enerji, santral binasından yaklaşık 1.5 km uzaklığında oluşturulacak bir dağıtım merkezine taşınacak, oradan da Bartın İline (Bartın-II TM) iletim hatlarıyla taşınacaktır. Yenice İlçesi ile Bartın İli arası oluşturulacak enerji hattının güzergahı ormanlık alandan geçmek durumundadır. Bu iletimden dolayı ayrıca Bartın-Yenice arasında ormanlardaki ağaçların kesilmesi gündeme gelecektir. Dolayısıyla az miktarda enerji üretiminden kaynaklanan yukarıda sayılan zararlar yanında bir orman kıyımı da söz konusu olacaktır.

Özetle, Türkiye’deki toplam enerjinin binde 0.007’si bir enerji üretiminin sonunda, Yenice İlçesinin kalkınmasında Devletin Kalkınma Ajanslarınca ekonomik önemi vurgulanan Şeker Kanyonu; suyu, bitki örtüsü, hayvan türleri ile birlikte geri dönülemez bir biçimde tahrip edilecektir. Ekosistemlerin ekonomik değerleri hesaplanamamaktadır. Çünkü 1 cm toprak oluşumu için bile 500 yıl gerekmektedir. Bu bakımdan bozulan ekosistemin eski işleyişine dönmesi olanaksızdır. Dolayısıyla, bu projede, kamu yararı bulunmamakta, aksine Yenice İlçesinin kalkınmasının en önemli aracı olarak görülen turizm de çok önemli bir ekosisteme sahip Şeker Kanyonu yok edilerek bitirilecektir”.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bir baslik ekleyin 96
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
16 Mayıs, 2026 17:06 tarihinde yayınlandı
0

Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama

Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.

Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.

10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.

İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.

Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”

Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.

Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin