Karabük Valisi Fuat Gürel ve İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ Polis Eğitim Merkezinde eğitimlerini tamamlayan 63 bekçi ile bir araya geldi.
Karabük Valisi Fuat Gürel ve İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, İl Emniyet Müdürlüğü toplantı salonunda kent merkezinde ve ilçelerde görevlendirilecek olan bekçilere verilen oryantasyon eğitiminde bir araya gelerek görevlerinin hayırlı olmasını diledi.
Esnaf ziyareti yaptıkları sırada kendilerine bekçilerin ne zaman geleceklerini sorduklarını belirten Vali Fuat Gürel, “Hayırlı olsun öncelikli olarak. İnşallah layıkıyla bu işi yapacaksınız aldığınız eğitimlerle. Buradaki tamamlayıcı eğitimlerle belli bir aşamaya geldiniz. Vatandaşlarla beraber olacaksınız. Burada hangi esnaf oturuyor, o sokaklardan kimler geçiyor bunları zamanla ezbere bileceksiniz. Buralar zaten kendi bölgeniz. Bir kısmınız merkezde bir kısmınız ilçelerde duracaksınız. Bölgeyi bizlerden daha iyi tanıyorsunuz. Sizin göreviniz bellidir” dedi.
“VARLIĞINIZ ÇOK ÖNEMLİ”
Vali Gürel, önleyici kollukların çok önemli olduğunu ifade ederek, “Özellikle bekçilerin görev tanımı olarak hakim olduğunuz bölgede bir olay olmadan önce onun önüne geçebilmek. Polis arkadaşların sahası çok geniştir. Devriye atarak bunun önüne geçmeye çalışıyorlar ama sizin göreviniz daha spesifik alan olacağı için sizin olduğunuz yerlerde bir kısım işlerin hiç olmaması gerekir. Özellikle hırsızlık, kontrolü mümkün olan yerlerde başkasının gelip bir suç işleme meyillini ortaya koyabilmesinin önüne geçilmesi açısından varlığınız çok önemlidir” diye konuştu.
“HAKKA VE HALKA HİZMET NOKTASINDA GÖREVLERİNİZİ İFA EDECEKSİNİZ”
Oryantasyon eğitimini tamamlayarak teşkilatın önemli bir ihtiyacını yerine getireceklerini kaydeden İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ şunları söyledi:
“Bugüne gelinen süreçte bu işin gerçek manada polis teşkilatımızın yardımcı kolluk olarak çok büyük bir ihtiyacını karşılıyordunuz. Son 2 yılda özellikle sizlerin kadrolarımıza katılmanız sebebi ile bizim asayiş hizmetlerindeki önemli bir ihtiyacımızı hem merkezde hem de ilçelerimizde sisteme entegre etme şekliyle çok büyük başarılı sonuçlar alacağız. Yarın itibari ile göreve başlayacaksınız. Nasıl başlarsanız o şekilde devam edeceksiniz. Sizlerden ricam mutlak suretle başta anayasanın kanunlarımızın ve mevzuatların sizlere yüklediği sadece ve sadece hakka ve halka hizmet noktasında verilmiş görevleri ifa edeceksiniz. Gece çalıştırılmak üzere sisteme entegre edildiniz. Onun için görev yerleriniz devriye yerleriniz, güzergahlarınız belirlenmiş. Ne kadar halka inebilirseniz o halk size her şeyi verecektir.”
Konuşmaların ardından Vali Gürel ve Emniyet Müdürü Tuğ yarın göreve başlayacak olan bekçiler ile hatıra fotoğrafı çektirdi


Yeni Bekçiler Göreve Hazır
SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !
Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.
ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.
Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.
Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.
Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.
Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.
Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!
Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.
İlyas Erbay


