KIBRIS’IN SONU GİRİT GİBİ OLUR MU? - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

KIBRIS’IN SONU GİRİT GİBİ OLUR MU?

Atilla Çilingir
07 Mayıs, 2018 09:31 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 05.10.2024 08:13
0
0

Türkiye doludizgin milletvekili seçimine giderken, ülkemizin gündemi bu önemli seçime kilitlenmişken; dış politikamıza yarım asırdan beri damgasını vuran Kıbrıs konusunda adada gündem bir hayli sıcak…

Çünkü KKTC Cumhurbaşkanı Sn. Mustafa Akıncıdan hiç beklenmedik bir hamle geldi!

Nedir bu hamle?

BM Genel Sekreteri Guterres’in 28 Eylül 2017 de Güvenlik Konseyine sunduğu raporun 24’ncü paragrafındaki;

‘’Mevcut garantiler sisteminin tek taraflı müdahaleye imkân vermesinin benimsenemeyeceğini ileri sürmüş’’ olduğu bu raporun kabul edilebileceğini yönünde bir beyanı ile Rum tarafına çağrıda bulunmasıdır!

Böylesi bir açıklama; Rum tarafının ‘’sıfır garanti, sıfır asker’’ görüşüne de uygun olup, garantiler konusunda Rumların beklediği tavizi vermeye hazırız demenin dolaylı yoldan kabulüdür!

Bu noktada Sn. Akıncıya sorulması gereken soru şudur:

Durup dururken böyle bir açıklamaya neden gerek duymuştur?

Göreve geldiği günden bugüne katıldığı müzakere sürecine bakıldığında: Daha önce de adada herhangi bir anlaşma olmadan, Türk tarafının verebileceği toprak tavizini içeren bir haritayı BM Genel Sekreterine sunarak, kasasında kilit altına aldıran o hamlesini de düşündüğümüzde;

Sn. Akıncı, böylesi kritik hamleleri yaparken; adadaki hükümet yetkilileriyle ama daha da önemlisi adanın garantörü, Kıbrıs Türk Halkının hamisi Türkiye ile görüş alışverişi yaparak, onların onayını alarak mı bu hamleleri yapmaktadır?

Yoksa Türkiye’de olduğu gibi;  ‘ben yaptım oldu’, mantığı ile mi hareket etmektedir?

Cumhurbaşkanı Sn. Akıncı, 6 Mayıs Pazar günü KKTC’de katıldığı bir panayırda; bu açıklamasının saptırıldığını ifade etmiştir.

Ancak, KKTC’de iş başında olan Hükümetin Başbakanının, Dış İşleri Bakanının konuyla ilgili beyanları; Sn. Akıncının yapmış olduğu bu açıklamasının kendilerine bilgi verilmeden yapıldığı yönündedir. Onların bu tespiti saptırma değil, gerçeğin ta kendisidir.

Sn. Akıncı, Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlaması için böyle bir hamle yapmış ise; konuya yanlış yerden yaklaşmıştır!

Diğer taraftan, Türkiye Dışişleri Bakanı Sn. Çavuşoğlu; Rumların ‘sıfır garanti, sıfır asker’ ısrarı karşısında müzakerelerin sürdürülemeyeceğini ifade etmiştir.

Mevcut duruma bakıldığında Sn. Akıncı; her şeye rağmen Kıbrıs konusunu çözeceğim diyorsa!

Şunu da unutmaması gerekir:

Adada çözüme onay verecek taraflardan birisi de Türkiye’dir. Türkiye’nin onaylamayacağı hiçbir çözüm modeli uluslararası zeminde kabul görmeyecektir.

Varsayalım ki! Türkiye’deki yönetim Sn. Akıncının bu hamlesini bu yılın sonbaharında müzakerelerin yeniden başlaması yönünde yapmış olduğunu kabul edip, bu hamlesine sessiz kalarak destek vermiştir!

Pekiyi, Sn. Akıncının bu hamlesiyle müzakere süreci yeniden başladığında; toprak tavizini almış, Türkiye’nin garantörlük hakkını kaldırmış, Türk askerinin adayı terk etmesini sağlamış Rum tarafının çözüm paketinin içinde talep edeceği ne kalmış olacaktır?

Böylesine bir çözüm paketinin yıllar sonra ulaşacağı son; ‘’Enosis’’ olmaz mı?

Şu anda adada geçen her gün Kıbrıs Türk Halkının aleyhinedir. İç/dış politik gelişmeler, AB Fonlarının KKTC’deki kullanımının giderek artması, Kıbrıs konusundaki çözümsüzlüğün Türk tarafına izolasyonlarla yansımaya devam etmesi,  ada çevresinde mevcut enerji kaynaklarının batılı ülkelerin markajında bulunması, halkın giderek Rum tarafıyla iç içe yaşanabileceğine alıştırılması, Hıristiyan dünyasının Rum tarafına verdiği destek de düşünülürse…

Bu tabloda yapılması gereken hamle:

Rum tarafının ‘sıfır garanti, sıfır asker’ talebine göz kırpmak değil;  Kıbrıs Türk Halkının adadaki kazanılmış haklarını savunmak, güçlendirmek, Türkiye’nin Kıbrıs’taki milli menfaatini korumak olmalıdır.

Ancak adadaki gelişmelere, özellikle de KKTC’deki siyasi gelişmeler değerlendirildiğinde; Girit adasının da elimizden böyle bir süreç sonunda kayıp gittiğini hatırlatmaktadır!

Bu gelişmelere bakıldığında, akla gelen soru şudur!

Kıbrıs’ın sonu Girit gibi olur mu?

Ama böylesi bir sona ne Türk Milleti, ne de Kıbrıs Türk Halkı evet demeyecektir…

Atilla Çilingir

www.atillacilingir.com

07 Mayıs 2018

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yazarın Kaleminden

Namaz Vakitleri

Karabuk
28
Nisan Salı
1447 HİCRİ Zilkade 11
Akşam Vakti
Şuanki vakit
Akşam
  İmsak
04:07
  Güneş
05:45
  Öğle
12:52
  İkindi
16:41
  Akşam
19:50
Yatsı vaktine kalan süre
 
  Yatsı
21:20

Video Haberler

voleybol turnuvasinda kazakistanli ogrenciler sampiyon oldu QFQWYcSV

Voleybol turnuvasında Kazakistanlı öğrenciler şampiyon oldu.

kadin matematikciler bartinda bulustu rt9pliyU

Kadın Matematikçiler Bartın’da buluştu

tokatta koy halki el ele vererek 5 kilometrelik yolu yeniledi SxgW7L9L

Tokat’ta köy halkı el ele vererek 5 kilometrelik yolu yeniledi

alman baskatipten baskan erdeme ziyaret VuYtUFRH

Alman başkatipten Başkan Erdem’e ziyaret

genc yasta kalp krizi riskine dikkat horlama ve uyku apnesi ilk belirti olabilir gTvIk8d1

Genç yaşta kalp krizi riskine dikkat: “Horlama ve uyku apnesi ilk belirti olabilir”

Haber Sıralaması

1
Köşe Yazıları

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

swwsws
Köşe Yazıları

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

3333333
Kardemir

Yeni Karabük Vizyonu Açıklandı

dar2
Asayiş

Karabük’te kaçak sigara ve uyuşturucu operasyonu

fikret 1
Köşe Yazıları

ATATÜRK’ÜN ÇOCUKLARINDAN KAÇIRILAN VE ÇETELEŞEN TÜRK ÇOCUKLARINA.,