blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
08 Şubat, 2026 12:48 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

BÖYLE Mİ OLMALIYDI , BU ÜLKE BUNU HAKETMİYOR !

Dünyanın en güzel coğrafyasında, 3 tarafı denizlerle çevrili cennet gibi bir ülkede yaşıyoruz. Bereketli ovalarımız, suyumuz, güneşimiz var. Kymetli madenlere, yetişmiş insan gücüne sahibiz.

Bu eşsiz potansiyeli ne yazık ki insanlarımızın refahı için layıkıyla değerlendiremedik.

Emeklilerimizi açlık sınırı rakamlarının yarısına düşmüş ücretlere mahkum ettik. Asgari ücretle çalışan milyonlarca insan da açlık sınırı rakamlarının altında ücret alıyor. Çalışan nüfusun neredeyse tamamı yoksulluk sınırının altında ücretlerle mutsuz.
Gelir dağılımı adaletsizliğinde dünyanın en kötü ülkeleri arasındayız.

Asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki fark Ocak ayı sonu itibariyle 3149 liraya yükseldi. Açlık sınırı rakamının emekli aylığı ile arasındaki fark ise 11224 liraya çıktı. Bu fark istikrarlı biçimde her ay sürekli artıyor.
Dar gelirlilerin geçim koşulları giderek daha da zorlaşıyor.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, açlık sınırının, Ocak ayında 31 bin 224 lira olarak açıkladı. Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 101 bin 706 lira oldu. Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 40 bin 540 lirayı aştı.
1 Ocak 2026 tarihinden geçerli olmak üzere asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş olarak açıklanmıştı. Alım gücündeki bu hızlı erime bir türlü engellenemiyor.

En zor durumda olan da emekliler. Sayıları 17 milyona dayanan bu insanlar yaşamlarının son döneminde açlığa ve yokluğa mahkum edildiler.
Enflasyon hız kesmeden devam ediyor. Temmuza kadar daha 5 ay var. Hükümetin her ay alım gücü dsha da düşen milyonlarca dar gelirliyi rahatlatacak bir planı olduğunu zannetmiyorum.

Maaşların açlık ve yoksulluk sınırı rakamının üzerine çıkarılması artık hayal.
Mevcut maaşları bile ödemekte zorlandıklarını biliyoruz. Yetkili ağızlar, bir kaç bin lira zamın bile ekonomiye ne kadar yük getirdiğinden dert yanıyor. Ücretler ikiye katlanmalı ki insanlar sefaletten kurtulsun. Mevcut durumda bu ne yazık ki mümkün değil.

Sanayi, tarım, hayvancılıkta dışa bağımlılığı düşürmeden, istihdamı artırmadan enflasyon düşmez.
Bunlara ödenen milyarlarca doların yarısı bu 3 sektörün kalkınmasına harcansa idi, çok daha farklı bir ülke olurduk.
Belirli bir kesimin ithalat üzerinden kolay para kazanma hırsının ülkeyi getirdiği durum ortada.

Gençlerimiz de mutsuz. Gelecekten umutları yok. Üniversite mezunu pırıl pırıl gençleri meslekleri ile ilgili işlerde istihdam edemiyoruz. Kasiyerlik, kuryelik, garsonluk gibi işler bulanlar kendini şanslı hissediyor.

Milletin oylar ile vekil olan bazı utanmazlar ise, milletle alay edercesine 500 bin TL ile geçinemediklerini söyleyebiliyor. Koluna taktığı milyonluk saati, bindiği lüks aracı milletin gözüne sokan görgüsüzler, emeklinin 1 aylık maaşını bir akşam yemeğine verenler…
Bindiği makam aracını, oturduğu makam odasını beğenmeyen, daha pahalısını alan, israfta sınır tanımayan belediye başkanları, bürokratlar, bakanlar bu yoksul milletin temsilcisi olamaz.

Bu millet sizi de, icraatlarınızı da haketmiyor beyler.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yazarın Kaleminden

Namaz Vakitleri

Karabuk
8
Şubat Pazar
1447 HİCRİ Şaban 20
Güneş Vakti
Şuanki vakit
Güneş
  İmsak
06:20
  Güneş
07:46
Öğle vaktine kalan süre
 
  Öğle
13:09
  İkindi
15:54
  Akşam
18:21
  Yatsı
19:42

Öne Çıkan Haberler

blank
Karabük

Bakan Tunç’tan Özel’e “Seçimin birinci partisiyiz” tepkisi

blank
Karabük

Sendikalardan Promosyon İhalesine Eleştiri

blank
Bölge Haberleri

TFF 3. Lig: Zonguldakspor: 3 -Karabük İdmanyurduspor: 0

blank
Ekonomi

Akay: “Dezenflasyon masalı çöktü, bedelini vatandaşa ödetiyorlar”

blank
Karabük

Salt: “Teşkilatımız sahadaki gücün en net göstergesidir”