Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Ocak, 2024 16:48 tarihinde yayınlandı
0

Yazar Sadi Bayram’a hastane odasında fahri doktora verildi

Amasya Üniversitesi Senatosu, Yazar Sadi Bayram’a fahri doktora verdi. Tedavi gördüğü hastanede biniş giyip doktora belgesi alan 80 yaşındaki Bayram’a sürpriz yapan Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi, müzik eşliğinde canlı bağlantıyla şarkı da okudu.

Yüzlerce makalesi ve 16 kitap yayını bulunan Sadi Bayram, 8 bine yakın kitabını Amasya Üniversitesi Kütüphanesine bağışladı. Bunun üzerine Amasya Üniversitesi Senatosu, Bayram’a fahri doktora vermeyi kararlaştırdı. Düzenlenen belge Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören yazara verildi. Dostunu yalnız bırakmayan sanatçı Özgen Gürbüz eline aldığı uduyla Türk sanat müziğinin sevilen eserlerini seslendirdi. Türkiye’nin ilk Türk din musikisi profesörü olan Rektör Turabi de ‘Cana rakibi handan edersin’ şarkısına canlı bağlantıyla eşlik etti.

Sosyal Bilimler Enstitü Müdürü Hasan Yerkazan ve Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serap Taşdemir’in elinden fahri doktora belgesini alan Sadi Bayram, “Ecdadımın 1235 yıllarından beri Amasya ve çevresinde yaşadığı, Sultan Beyazıt Medresesinde dersler verdiği memleketim şehzadeler şehrinde Amasya Üniversitesi’nden fahri doktora almak çok önemli gururdur” dedi.

Rektör Turabi ise üniversite kütüphanesine çok önemli desteklerde bulunan Bayram’a teşekkür ederek şifa dileklerini iletti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin