Yaz aylarında artan arı temaslarına karşı uzmanlardan uyarı - Karabük Haber Postası
yaz aylarinda artan ari temaslarina karsi uzmanlardan uyari nXZ4leEr
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Temmuz, 2025 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Yaz aylarında artan arı temaslarına karşı uzmanlardan uyarı

Yaz aylarında artan arı temaslarına karşı uzmanlar, bilhassa alerjisi olan bireylerin daha dikkatli olması gerektiği belirtildi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Kolu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulkadir Gündüz, arı sokmalarının birtakım bireylerde hayati tehlike oluşturabileceğine dikkat çekerek “Nefes darlığı, hırıltı, tansiyon düşüklüğü, bayılma, göz kararması, bedende yaygın kızarıklık, ciltte solukluk ve ishal üzere belirtiler, şiddetli alerjik tepkilere işaret edebilir. Bu bulgular ortaya çıktığında hiç vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınmalıdır” dedi.

Arı zehrine karşı alerjisi bulunan bireylerin yanlarında kesinlikle adrenalin oto-enjektörü (adrenalin pompası) taşımaları gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Gündüz, “Bu tıp acil durumlarda ilaç, direkt kıyafet üzerinden kas içine uygulanabilir. Tıpkı vakitte 112 Acil Davet Merkezi’ne derhal ulaşmak, hayat kurtarıcıdır” diye konuştu.

Arı sokmalarının çoklukla hafif seyrettiğini kaydeden Gündüz, “Arı sokmaları ekseriyetle hafif seyreder ve sokulan bölgede şişlik, kızarıklık, ısı artışı üzere belirtilerle kendini gösterir. Bu tıp durumlarda şu tedbirler önerilmektedir: Arının iğnesi, cımbız gibisi bir aletle dikkatlice ve süratlice çıkarılmalı. Sokulan bölge sabunlu suyla yıkanarak temizlenmeli. Soğuk kompres (buz torbası) uygulanmalı. Kaşıntı için antihistaminik kremler, bulaş riskine karşı antibiyotikli pomatlar kullanılmalı. Isırılan bölgenin biraz yüksekte tutulması değerlidir. Hafif alerjik tepki gösteren olaylarda bu bulgular ekseriyetle 2-3 gün içinde zaten kaybolur. Lakin açık alanda çalışanlar ya da tabiatta vakit geçiren vatandaşların arı sokması riskine karşı şuurlu ve hazırlıklı olmaları hayati önemlidir” ihtarında bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
222222222
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
20 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 19.04.2026 14:51
0
0

KARABÜK 2037 VİZYONU RAPORU MASADA MI KALDI?

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporunda hedefler belirlenirken, bunun ne kadarının hayata geçtiği ne kadarının geçmediği merak ediliyor

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) ev sahipliğinde, Başkan Fatih Çapraz’ın öncülüğünde 5-6 Haziran 2024 tarihlerinde düzenlenen “Karabük Kent Vizyonu 2037 Çalıştayı” sonrasında hazırlanan rapor, kentin geleceğine ışık tutacak önemli stratejiler ortaya koymuştu. Raporda; Karabük’ün sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, çevre, kentleşme, sağlık, ulaşım ve turizm alanlarında kalkınmasını sağlayacak yol haritası detaylı şekilde belirlenmişti. Ancak aradan geçen sürede, belirlenen hedeflerin ne kadarının hayata geçirildiği sorusu gündeme geldi.

TANITIM VURGUSU DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Raporda öne çıkan başlıklardan biri de tanıtım ve markalaşma konusuydu. “Tanıtımdan pazarlamaya tüm süreçler bütün paydaşlar tarafından internet ve sosyal ağlar ortamlarında paylaşılmalıdır. Karabük’e ait markalar oluşturulmalıdır. Markalaşma, kent kimliğini güçlendiren temel unsurlardan biridir” ifadelerine yer verilmişti.

Bu yaklaşım, Karabük’ün sahip olduğu potansiyelin daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından kritik bir unsur olarak değerlendirilmişti. Nitekim şehir; huzur ve güven ortamı, sanayi altyapısı ve eğitim olanaklarıyla hem yatırımcılar hem de öğrenciler için cazip bir merkez olabilecek özellikler taşıyor.

Cumhuriyetin kuruluş sürecinde önemli bir rol üstlenen Karabük, 13 haneli bir yerleşimden güçlü bir sanayi kentine dönüşerek Türkiye’nin kalkınma hamlesinde özel bir yer edindi. “Demir-çeliğin başkenti” olarak anılan Karabük, yerli ve milli ağır sanayinin temellerinin atıldığı merkezlerden biri olma özelliğini taşıyor. Ancak tüm bu güçlü geçmişe rağmen, Karabük’ün ülke genelindeki bilinirliğinin istenilen seviyede olmadığı yönünde eleştiriler bulunuyor. Yapılan gözlemler, birçok kişinin Karabük’ün coğrafi konumunu dahi tam olarak bilmediğini ortaya koyuyor.

TANITIMIN SORUMLULUĞU KİME AİT?

Bu noktada en önemli sorulardan biri de tanıtım faaliyetlerinin kim tarafından yürütüleceği. Valilik, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, sanayi kuruluşları ve vatandaşların bu süreçteki rolü tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Bir çok kesim tarafından etkili bir tanıtım ve markalaşma sürecinin ancak tüm paydaşların ortak hareket etmesiyle mümkün olabileceğine işaret ederken, aksi halde, bireysel çabaların sınırlı kalacağı ve kentin potansiyelinin yeterince değerlendirilemeyeceği ifade ediliyor.

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporu’nun ortaya koyduğu hedeflerin ne ölçüde uygulandığı, sorunlara yönelik çözüm önerilerinin ne kadarının hayata geçirildiği henüz netlik kazanmış değil.

Kentin güçlü sanayi geçmişine rağmen, tanıtım ve markalaşma alanında beklenen ilerlemenin sağlanamaması, “Karabük vizyonu kağıt üzerinde mi kaldı?” sorusunu beraberinde getiriyor.

Yetkililerin ve tüm paydaşların, raporda belirlenen hedefler doğrultusunda daha somut adımlar atması gerektiği ifade ediliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin