Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesinde 250 öğrencinin mezuniyet heyecanı - Karabük Haber Postası
yasar dogu spor bilimleri fakultesinde 250 ogrencinin mezuniyet heyecani es6cuqD1 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Temmuz, 2024 16:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesinde 250 öğrencinin mezuniyet heyecanı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi 29’uncu döneminde 250 öğrenci mezun olmanın heyecanı yaşadı.

2023-2024 akademik yılı sonunda OMÜ Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi, 29’uncu dönem mezunlarını görkemli bir törenle uğurladı. Beden eğitimi ve spor, antrenörlük eğitimi, spor yöneticiliği ile rekreasyon bölümlerinden 250 öğrenci mezun olmaya hak kazandı.

Rektör Yardımcısı Terzi: “Giydiğiniz cübbenin arkasında çok yetenekli kişiler bulunuyor”

Yaşar Doğu Spor Bilimleri Spor Salonunda gerçekleşen mezuniyet töreninin açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Terzi, “Bugün mezuniyet töreninizin gerçekleştiği Yaşar Doğu Spor Salonu’nun benim için yeri çok ayrı. Benim de mezuniyetim 20 yıl önce bu salonda gerçekleşti. Mezun olduğunuz OMÜ, çok kıymetli bir üniversite. Her katıldığım konferans veya toplantıda üniversitemizi daima zikrediyorum. Eminim burada giydiğiniz cübbenin arkasında çok yetenekli kişiler bulunuyor. OMÜ Spor Fakültesi mezunları, ülkemizi spor dallarında temsil ettiği gibi sizler de edeceksiniz. Türk bayrağının taşınmasına ve İstiklal Marşı’nın okutulmasına da en çok sebep olacak bireylersiniz. Tabii, bu mevcudiyet döneminde sizlerle beraber olan öğretim üyesi hocalarımızın büyük emeği var” dedi.

Dekan Eliöz: “Unutmayınız ki Ondokuz Mayıs Üniversitesi sizin yuvanızdır ve daima öyle kalacaktır”

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende konuşan Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Eliöz, “OMÜ, bilim ve çağdaş değerler doğrultusunda ülkemiz ve insanlık için çalışacak donanımlı insan yetiştirme misyonunu geçmişte olduğu gibi bugün de başarıyla sürdürmektedir. 2023-2024 mezunları olarak, pandemi dönemi ve deprem faciaları nedeni ile eğitiminizin bir bölümünü uzaktan gerçekleştirmek zorunda kaldık. Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi olarak bu olumsuzluklardan etkilenmemeniz için elimizden gelen gayreti gösterdiğimizden emin olabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

Dört yıllık eğitimini başarıyla tamamlayan ve Fakülte birinciliğini hak eden Yağmur Naz Aydın ise “Bizler bugün burada, sporun ve bilimin birleştirici gücü sayesinde toplandık, elde ettiğimiz başarılar, sadece bir başlangıç. Spor biliminin ve sporun gücüne inanarak, daha büyük hedeflere ulaşacağımıza ve topluma değer katacağımıza eminim. Her birimiz, farklı alanlarda yeteneklerimizi ve bilgi birikimimizi kullanarak, sağlıklı ve başarılı bireyler olarak topluma katkı sağlayacağız” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından dereceye giren öğrencilere hediye ve başarı belgeleri verildi. Daha sonra öğretmen yeminini eden mezunların keplerini fırlatmasıyla tören sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay