Yasa dışı bahis şüphelisi 32 kişinin 19’u hakim karşısında - Karabük Haber Postası
yasa disi bahis suphelisi 32 kisinin 19u hakim karsisinda wsLZgOXT
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Ağustos, 2025 12:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Yasa dışı bahis şüphelisi 32 kişinin 19’u hakim karşısında

Tokat merkezli 12 vilayette yasa dışı bahis hatasına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 32 şüpheliden 19’u emniyet süreçlerinin akabinde adliyeye sevk edildi.

Tokat merkezli 12 vilayette yasa dışı bahis hatasına yönelik düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 32 şüpheliden 19’u tamamlanan emniyet süreçlerinin akabinde Tokat Adliyesi’ne sevk edildi. Yapılan birinci incelemelerde kuşkulu pozisyonundaki 14 kişinin hesaplarında 6 milyar 33 milyon 860 bin TL yasa dışı bahisten toplanan para trafiği tespit edildi.

Tokat merkezli yürütülen soruşturmada; Adana, Ankara, İstanbul, Antalya, Aksaray, Edirne, Kahramanmaraş, Elazığ, Malatya, Mersin ve Sakarya’da düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; yasa dışı bir bahis sitesiyle irtibatlı banka hesap hareketleri, şahıs tabirleri, banka şubeleri kamera kayıtları ve kripto cüzdan para trafiğinin incelenmesi sonucu; yasa dışı bahislere yatırılan paraların 159 hesapçı tarafından toplandığı, hesapçı şahısların, hatadan elde edilen parayı ’toplayıcı-ara hesapçı’ olduğu bedellendirilen kasa olarak belirlenen 31 şahsa aktardığı, bu şahısların cürümden elde edilen geliri 20 üst kasaya aktardığı ve yönetici durumunda bulunan 4 şüphelinin hesabına gönderildiği, üst yönetici pozisyonundaki 14 şüphelinin 2022-2025 yılları ortasında banka hesaplarında 3 milyar 989 milyon 498 bin TL, kripto cüzdan/hesaplarında ise 2 milyar 44 milyon 361 bin TL pahasında kripto varlık olmak üzere toplam 6 milyar 33 milyon 860 bin TL süreç hacimli olduğu tespit edildi. Ayrıyeten yapılan operasyonlarda çok ölçüde nakit para ile çok sayıda dijital malzeme ele geçirildi. Hatadan elde edildiği bedellendirilen yaklaşık 20 milyon TL pahasındaki 3 adet araç ile 2 adet konuta el konuldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay