Yargıtay, yıllık izne çıkan işçinin izin ücretinin peşin veya avans olarak ödenmemesini haklı fesih nedeni sayan önemli bir karara imza attı. Karara göre, işçinin ayrıca talepte bulunmasına gerek olmadan işverenin yıllık izin ücretini izin başlamadan önce ödemesi gerekiyor.
Özel sektörde çalışan milyonlarca kişiyi ilgilendiren karar, yıllık izin dönemlerinde yapılan ücret ödemelerine ilişkin önemli bir hukuki değerlendirme içeriyor.
Uyuşmazlık, yıllık izne ayrılan çalışanlara izin ücretlerinin peşin ödenip ödenmemesi konusunda farklı mahkemelerden çıkan kararların ardından Yargıtay’a taşındı.
Aynı konuda iki farklı karar çıktı
Dosyalarda, yıllık izne ayrılırken ücret veya avans ödenmediği gerekçesiyle iş sözleşmesini fesheden çalışanların talepleri ele alındı.
Yargılamalar sırasında farklı daireler arasında görüş ayrılığı ortaya çıktı. Bir kararda, yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesi işçi açısından haklı fesih nedeni kabul edilirken, başka bir kararda aynı durumun haklı fesih oluşturmayacağı değerlendirildi.
Ortaya çıkan içtihat farklılığının giderilmesi amacıyla konu Yargıtay’a taşındı.
Yıllık izin ücreti ne zaman ödenmeli?
Yargıtay değerlendirmesinde, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 57. maddesine dikkat çekildi.
Söz konusu düzenlemeye göre işveren, yıllık izne ayrılan çalışanın izin süresine ilişkin ücretini, işçinin izne başlamasından önce peşin olarak veya avans şeklinde ödemekle yükümlü.
Kararda ayrıca, bu ödemenin yapılması için işçinin ayrıca talepte bulunmasının gerekmediği vurgulandı.
Başka bir ifadeyle, çalışan “izin ücretimi peşin istiyorum” şeklinde ayrıca başvurmasa dahi, kanunda öngörülen ödeme yükümlülüğünün işveren tarafından yerine getirilmesi gerekiyor.
Peşin ödeme yapılmaması haklı fesih nedeni olabilir
Yargıtay’ın değerlendirmesine göre, yıllık izin ücretinin kanunda öngörülen şekilde ödenmemesi, İş Kanunu kapsamında işçinin haklı nedenle fesih hakkını gündeme getirebiliyor.
Bu durumda gerekli hukuki şartların oluşması halinde çalışan, iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirerek kıdem tazminatı talebinde bulunabiliyor.
Ancak karar, her durumda çalışanın otomatik olarak tazminat alacağı anlamına gelmiyor. Feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, somut olayın koşulları ve işverenin ödeme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği üzerinden değerlendiriliyor.
“Fazladan izin kullandırdık” savunmasına da dikkat çekildi
Uyuşmazlıkta işverenler tarafından, çalışanlara kanuni yıllık izin sürelerinden daha fazla izin kullandırıldığı ve bu nedenle ayrıca peşin ödeme yapılmadığı yönünde savunmalar da ileri sürüldü.
Yargıtay ise yıllık izin süresinin kanuni süreden fazla olmasının, kanunun öngördüğü ücret ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı yönünde değerlendirme yaptı.
Çalışanlar neye dikkat etmeli?
Karar sonrasında yıllık izne ayrılan çalışanların özellikle;
- İzin tarihlerini,
- İzin süresini,
- İzin ücretine ilişkin bordro ve banka kayıtlarını,
- İşveren tarafından yapılan ödemelerin tarihini,
- İş sözleşmesi ve işyeri uygulamalarını
belgelemeleri önem taşıyor.
Yargıtay’ın kararı, yıllık izin ücretinin zamanında ve kanuna uygun şekilde ödenmesinin işveren açısından taşıdığı hukuki sorumluluğu bir kez daha ortaya koyuyor.
Uyuşmazlık yaşayan çalışanların ise haklı fesih ve kıdem tazminatı konusunda somut durumlarına göre hukuki değerlendirme almaları gerekiyor.
