Karabük Postası tarafından
30 Eylül, 2015 09:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Yağışlar Bal Üretimini Yüzde 80 Düşürdü

KASTAMONU Türkiye’de Haziran ayının yağışlı geçmesi soncu çiçeklerdeki balın yıkanması nedeniyle bal üretimi yüzde 80 oranında düştü. Bal fiyatlarının da yüzde 30-35 civarında arttığı belirtildi. Türkiye ve Kastamonu’da Haziran ayının yağışlı geçmesi bal üretimini de olumsuz etkiledi. Yağışlı hava nedeniyle arıların kovanlarında mahsur kalması ve çiçeklerden bal toplayamaması nedeniyle bal üretimi düştü. Ayrıca yağışlı hava nedeniyle çiçeklerdeki balın yıkanması da bal üretimini olumsuz etkiledi. Bu kapsamda arıların, doğadan yeterli balı toplayamaması nedeniyle kovanlarına taşıyamadı. Bu da peteklerde biriken balın verimini düşürdü. Verimin düşmesi nedeniyle de bal fiyatları yüzde 30-35 civarında arttı. “BU YIL YETERLİ BAL ÜRETİMİ SAĞLANAMADI” Kastamonu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ahmet Erden, Türkiye genelinde olduğu gibi Kastamonu’da da arıcılık sektöründe yeterli bal üretiminin sağlanamadığını belirterek, “İlkbaharın sürekli yağışlı geçmesi arıcılık açısından pek olumlu olmadı. İlkbaharda yağışın olumsuz olduğunu da şu anda çok iyi görebiliyoruz. Çünkü sürekli yağış olduğu zaman bizler, nasıl yağışlı havalarda çarşıya pazara çıkamadıysak bizim kovanda mevcut olan arılarımızda, dışarıda mevcut olan nektarı toplayabilmek için müsait olan hava şartını bulamadığından dolayı kovan dışına çıkamamıştır. Bu uzun süreli yağışlar en az 15-20 gün sürdüğünde arılarımız, kovanda hem aç kalmış bizlerin beslemesine ek besin maddesine ihtiyaç duymuştur aynı zamanda da gerçek gıdası olan ham nektarı, poleni çiçekten toplayıp kovanına taşıyamamıştır. Bu yüzdende hem popülasyon diye tabir ettiğimiz kolonideki işçi arı sayısı azalmıştır hem de kovanın yaşayışını, aileyi devam ettirecek olan yavru popülasyonunu maalesef geniş alanlara ana arı tarafından atılamamıştır. Ana arının yumurtlamaması demek o kovanda rölanti düzeyinde işçi arının bulunması demektir. Hatta bal toplama sayısı olan en az 60 bin ve üzerindeki işçi arı sayısına kavuşamadığı veya kavuşamayacağı anlamına gelmektedir. Bizim yağışlı alanlarda da bu tür olumsuzluklar yaşanmıştır. Öyle zannediyorum ki, Türkiye genelinde de bu vukualar ortaya çıkmıştır” dedi. “YAĞIŞLI HAVA NEDENİYLE KESTANE BALI, POLENİ BAŞINA 3-4 KİLOYU GEÇMEDİ” Kastamonu’da sahil bölgelerinde sadece kestane ağacının olması nedeniyle mecburen arıların yağışlı havanın durmasını beklemek zorunda kaldığını ifade eden Erden, “Maalesef bu yıl üretimdeki kestane balı, poleni başına 3-5 kiloyu geçmemiştir. Sahil ilçelerimiz Çatalzeytin, Abana, Bozkurt, İnebolu, Doğanyurt, Cide ve kısmen de Şenpazar ilçelerinde orman gülü balı yarısına kısmen de azda olsa kestane balı üretimi yapılmaktadır. Kestane balı üretimi de, bizim için en erken 1 Haziran ayı itibariyle bal akımı başlamaktadır. Ama maalesef 1 Haziran’dan sonrada sürekli yağışlı hava olmuştur. 1 Haziran’daki bu yağış, aşağı yukarı 20 gün sürdü” diye konuştu. Sahil bölgelerinde arıcılık yapanların denize yakın kısımlarında kestanelerden bal alamadığını vurgulayan Ahmet Erden, “Buda yağışın etkisi yanı sıra kestanelerin mevsim sıcaklığına göre, çiçeklerin erken uyanmasına bağlamaktadır. Bu 3-5 kilogramlık polen başına verimi de buna bağlıyoruz” şeklinde konuştu. “ÇİÇEK BALI DA POLENİ BAŞINA 3 KİLOGRAMA KADAR DÜŞTÜ” Kastamonu’nun diğer ilçelerinde çiçek balının yetiştiğini söyleyen Arı Yetiştiricileri Birliği Başkan Erden, “Kastamonu merkez ve yakın ilçelerinde ise, çiçek balı ağırlıktadır. Devrekani ilçemizde kısmen mevcuttur. Taşköprü ilçemizin bir bölümünde kısmen mevcuttur. Araç ilçemizde de kısmen mevcut olup diğer ilçelerimizde maalesef bu yıl, polen başına aldığımız bal 3 kiloyu geçmedi. Hatta bazı yörelerimizde de yok denilecek kadar az oldu. Buda poleni başına verimi 3 kilograma kadar düşürmektedir” ifadelerini kullandı. Kastamonu Arı Yetiştiricileri Birliğine bağlı toplam 750 üyelerinin bulunduğunu anlatan Erden, şöyle konuştu: “Arı sayımızda Kastamonu’da 45 binin üzerindedir. Fakat Kastamonu’da birliğimize üye olmayanlarla birlikte toplam 65 binden fazla arımız vardır. Bu arı sayımızın yaklaşık 25 bin civarı sahil ilçelerimizde bulunuyor. Diğer yaklaşık 25 arımızda, çiçek bal üretimi yapan Tosya, Taşköprü, Araç, İhsangazi, Devrekani ve Daday gibi ilçelerimizde bulunuyor. Biz, seyyar arıcılığımızı alışkanlık haline getirmediğimiz müddetçe her sene bu sorunla karşılaşabileceğimizi arıcılarımıza duyurmak istiyorum. Bu yüzden arıcılarımızı, seyyar arıcılığa yönelmelerini ve bu şekilde arıcılık yapmayı tavsiye ediyorum” Kastamonu’da bu yıla kadar bal fiyatlarının 25-30 TL arasında değişkenlik gösterdiğini açıklayan Arı Yetiştiricileri Birliği Başkan Erden, şunları kaydetti: “Fakat şu anda 40 TL’den aşağısında bal bulamıyoruz. Kestane balını da geçtiğimiz yıl ortalama kilogram başına 80 TL idi. Şu anda kestane balının fiyatı 100 TL’den fazla.” “POLEN BAŞINA VERİM, 16 KİLOGRAMDAN 3 KİLOGRAMA KADAR DÜŞTÜ” Kastamonu’da ortalama bal üretiminin Türkiye ortalamasının 1-2 kilogram altında seyrettiğini söyleyen Erden, şunları söyledi: “Çiçek balı üretimi Türkiye’de 16 kilogram iken Kastamonu’da ise, 14 kilogram civarındadır. Ama bu yıl, maalesef bal üretimi 3 kilograma kadar düşmüştür. Kestane balı, çiçek balına göre bu yıl biraz daha fazladır. Kestane balının ortalaması ise, 5 kilogram civarındadır. Ama olması gerekende kestane balında 10 kilogram, çiçek balında da 14 kilogram ve üzerinde olması gerekiyor. Yaptığımız hesaplamalara göre, yüzde 80 civarında bir kaybımız var, üretim yetersizliğinden dolayı. E az bu yıl, polen başına 10 kilogram civarında bir bal üretmemiz gerekiyordu. Maalesef şu anda bu mevcut değil. Bunu da tamamen doğanın azizliğine bağlıyorum. Bal akımı sırasında eğer yağmur yağmış ise, Türkiye’de her arıcımız bu sorun ile karşılaşmış durumdadır. Bu yüzden, bal üretimi azlığından dolayı fiyatlara da yaklaşık yüzde 35-40 civarında yansımıştır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.